
İsrael Bilimsel Üstünlüğü: Küresel Bilimde Küçük Ülkenin Büyük Etkisi
İsrael, nüfus ve coğrafi büyüklüğe göre dünyada bilim üretimi ve teknolojik yenilikte öne çıkan bir ülkedir. Ülkenin araştırma harcamaları GSYH’ye oranla yüksek olup, bilimsel yayınları dünya ortalamasının oldukça üzerindedir. Bu durum “Startup Nation” ile başlayan inovasyon kültürünün arkasında yatan derin bilimsel altyapıyı göstermektedir.
1) Çığır Açan Tıbbî Araştırmalar ve Sağlık Teknolojileri
Kanser ve Kalp Hastalıkları Araştırması
Technion’da yapılan bir çalışmada araştırmacılar kanserli serumun farelerde kalp dokusunda skarlaşmayı azalttığını ve kalp fonksiyonunu iyileştirdiğini gösterdiler. Bu beklenmedik sonuç, gelecekte kalp yetmezliği tedavilerinde yeni yollar açabilir.
Bağırsak Hastalıklarında Erken Uyarı Teknolojileri
İki İsraelli araştırmacı, Crohn hastalığı ve inflamatuar bağırsak hastalığı (IBD) alevlenmelerini semptomlar ortaya çıkmadan önce tespit etmeye yönelik akıllı sensör ve biyolojik test geliştirdi. Bu, milyonlarca hasta için kronik bakım paradigmasını değiştirebilir.
Testis Organioidleri ve Hormon Üretimi
Bar-Ilan Üniversitesi’nden bir araştırma ekibi, testosteron üretebilen ve üreme fonksiyonlarını düzenleyebilen laboratuvar yapımı erkek testisi organoidleri geliştirdi. Bu, infertilite tedavisinde yeni bir bilimsel dönemi işaret ediyor.
2) Moleküler ve Genetik Bilimde Önemli Keşifler
Bağışıklık Mekanizmaları ve Antibiyotik Direnci
Weizmann Institute bilim insanları, proteazom protein parçaları şeklinde bağışıklık sisteminin bilinmeyen bir yönünü ortaya çıkardı. Bu moleküller bakterileri öldürme potansiyeline sahip, yani gelecekte antibiyotik direncine karşı yeni ilaç hedefleri oluşturabilir.
Global Listeye Giren Bilim İnsanları
İsraelli bilim insanı Yifat Merbl, proteomik ve immünoloji alanındaki çalışmalarıyla dünya çapında en önemli bilim insanları arasında gösterildi. Bu, İsraelli araştırmacıların küresel bilim çevrelerindeki saygınlığını güçlendiriyor.
3) Akademik Yenilikler, Üniversite Projeleri ve Araştırma Uygulamaları
Camda 3B Baskı (Glass 3D Printing)
Hebrew University araştırmacıları ışık tetiklemeli kimyasal reaksiyonla organik bağlayıcı kullanılmadan camda 3D baskı yapabilecek yeni bir yöntem geliştirdi. Bu yöntem optik ve biyomedikal aygıtlarda devrim yaratabilir.
Yeraltı Arkeolojisinde Kozmik Parçacık İzleme
Tel Aviv University’den bir ekip, kozmos muonlarını kullanarak kazı yapılmadan gömülü alanları tespit eden bir yöntem geliştirdi; bu, arkeolojide yeni bir teknoloji olarak değerlendiriliyor.
AI ve Genetik Veri Analizi
Ben-Gurion Üniversitesi bilim insanları, sosyal ağlardaki sahte profilleri tespit eden yapay zekâ algoritmasını anormal protein aktivitesini belirlemek için biyolojik verilere uyguladı. Bu disiplinler arası yaklaşım tıbbi araştırmalarda yeni yollar açıyor.
4) Bilimsel Liderlik ve Uluslararası Tanınma
Fen Bilimlerinde Küresel Öncüler
İsraelli bilim insanları, moleküler bağışıklık sistemi ve proteomik alanlarında Nature dergisinin “2025’in en önemli bilim insanları” listesine girdi.
Üniversitelerin Girişimcilik Başarısı
Tel Aviv University ve Technion, 2025’te küresel girişimci üretiminde ilk 10 üniversite arasına girdiler; bu, bilimsel araştırmanın ticarileştirilmesi ve teknolojiye dönüşümdeki etkinliğin göstergesi.
5) Weizmann ve Diğer Kurumlardan Süregelen Etki
Weizmann Institute of Science, köklü tarihine rağmen bugün de uzay bilimler, biyoteknoloji, fizik ve genetik alanlarında öncü çalışmalara ev sahipliği yapmaya devam ediyor ve patentlerle endüstriyel uygulamalara dönüşen araştırmalar üretiyor.
Sonuç: Bilimde Küresel Katkı ve Gelecek Vizyonu
İsrael’in bilim sahasındaki başarıları sadece akademik yayınlarla sınırlı kalmıyor; tıbbi tedaviler, yapay zekâ uygulamaları, materyal bilimi, genetik ve mühendislik alanında küresel sorunlara çözüm üreten yeniliklere dönüşüyor. Ülke, araştırma kültürünü yüksek teknoloji girişimci ekosistemiyle birleştirerek bilimsel üretkenliğini artırmayı sürdürüyor ve bilimsel altyapının ticari uygulanabilirlik ile entegrasyonunda model oluşturmaya devam ediyor.
Not: Bu yazı hazırlanmasında, kaynak aramasında AI kullanılmıştır.
Ezra BEHAR
IYT dip not :
İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.
Bir önceki yazımı okudunuz mu?


Elie Wiesel said in his Nobel Peace Prize speech:"Whenever and wherever human beings endure suffering and humiliation, I swore never to remain silent… Neutrality helps the oppressor, never the victim. I will never remain silent wherever people suffer."
Hello dear friends,
Today, as I sat at the keyboard, the first thought that came to mind was this: why do we, as thinking beings, sometimes—or even most of the time—stay silent? Why do we hesitate to speak out against injustice, or even sometimes side with the wrongdoer? This has always bothered me deeply in life, even made me angry.
There have been times when I was disappointed even by people I trusted and loved, and I kept repeating the saying: “Have the mountains I trusted now been covered with snow?”
Now that I’ve grown older, I’ve gotten used to this behavior, I’ve accepted it. I’ve learned that people will do a lot for even the smallest personal gain, or, if they have no interest, they will stay silent just to avoid trouble, or to follow invisible rules imposed by society. In my youth, this used to make me sick—but now I have accepted it, because unfortunately, our world is this way. The pain it causes has hardened over time, and I’ve realized that most people choose to stay silent.
Of course, I’ve grown not just physically but also emotionally. Over the years, I’ve read, watched, and seen that this is not a problem limited to people like you or me, with small worlds. The world often stays silent, not sometimes, but generally. Powerful nations and political agendas stay silent about disasters and suffering outside their own interests, leaving the unlucky people living in those regions alone to face pain and tragedy.
Many years ago, when I read my favorite book by Elie Wiesel, I learned how the world—especially America—remained largely silent during the Holocaust. He emphasized again and again that silence encourages the oppressor and that people cannot ignore suffering.
How did I get to these thoughts? I saw on Instagram people in Iran mourning over body bags laid out on the streets. I watched it over and over, thinking it might be AI—but it wasn’t. Thousands of body bags on the streets were real.
For example:
Iran: Freedom of expression and the press is restricted, women’s rights are violated (mandatory hijab, inequality), political opponents and activists are arrested, sometimes tortured or executed. Minority groups (e.g., Kurds, Baha’is) face oppression.
Iraq: Torture and arbitrary arrests, especially targeting Shia, Sunni, and Yazidi communities; armed groups; violence and discrimination against women.
Syria: Serious human rights violations against civilians due to war.
Yemen: Civilians face extreme violence due to conflict, health and food crises, children used as soldiers, discrimination and violence against women.
Some African countries:
Sudan: Attacks on protesters, arbitrary arrests, ethnic violence.
Somalia: Armed groups, violence against women and children, violations of education and health rights.
Democratic Republic of the Congo (DRC): Armed conflicts, child soldier use, rape, and forced displacement.
Libya: Poor treatment of migrants and refugees, armed conflict, and torture.
All these issues share common patterns: violence against civilians due to war and armed conflicts; restriction of women’s rights and gender-based violence; discrimination against minorities; severe limitations on freedom of expression and the press; and mistreatment of migrants and refugees.
In the face of such situations, prominent activists like Greta Thunberg, Ammar al-Cooleney, Emma Watson, Gigi Hadid, Bella Ramsey, and others appear loudly on screens, yet where are they in response to all these global crises? Why do they remain silent? Is this a sincere stance, or is it just performative activism for visibility?
Wishing for a world that is more livable for all of us…
RahelÇela Behar
IYT dip not :
İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.
Have you read my previous article?



Sevgili toplum üyeleri,bu yazımda sizlerle, İYT İsrael’de Türkiyeliler Birliği bünyesinde yürütülen ve şahsen çok değerli bulduğum bir çalışmayı tanıtmak istiyorum.
Türkiyeli Üstün Değerlerimiz: 2020’de Başlayan Kalıcı Bir Toplumsal Hafıza Çalışması
Türkiye kökenli olup İsrael’e göç etmiş bireylerin, bu ülkede emekleri, bilgi birikimleri ve kararlılıklarıyla ulaştıkları başarıları görünür kılmak amacıyla; İYT İsrael’de Türkiyeliler Birliği tarafından 2020 yılında başlatılan “Türkiyeli Üstün Değerlerimiz” projesi, bugün https://www.turkisrael.org.il/ adresinde toplumumuzun erişimine açıktır.
Bu çalışma, göç eden bireylerin geldikleri ülke, dil ya da köken fark etmeksizin; emekleri ve yetkinlikleri doğrultusunda İsrael’de sınırsız biçimde yükselebileceklerini, topluma ve insanlığa kalıcı katkılar sunabileceklerini göstermeyi amaçlamaktadır. Aynı zamanda proje; özellikle genç kuşaklara motivasyon vermeyi, güçlü rol modeller sunmayı ve toplumsal aidiyet duygusunu güçlendirmeyi hedeflemektedir.
Topluma Açık Çağrı ile Başlayan Süreç
Projenin ilk adımı, 2020 yılında topluma yapılan açık bir çağrı ile atılmıştır. Bu duyuruda; İsrael’in kuruluşundan önce ve sonra, ülkenin bilimine, teknolojisine, tarımına, kültürüne, sanayisine ve toplumsal yapısına üstün ve kalıcı katkılarda bulunmuş Türkiye kökenli bireylerin bildirilmesi istenmiştir.
Çağrıda, katkı alanlarının sınırsız olduğu özellikle vurgulanmış; mühendisler, akademisyenler, doktorlar, hemşireler, sanayiciler, sanatçılar, şefler ve farklı meslek gruplarından, çalışmalarıyla iz bırakmış kişilerin önerilebileceği belirtilmiştir. Amaç; yalnızca görünür başarıları değil, sessiz ama derin etkiler yaratmış değerleri de ortaya çıkarmaktı.
Bilimsel ve Şeffaf Değerlendirme Mekanizması
Adayların değerlendirilmesi, öznel kanaatlere dayanmadan; 13 kişiden oluşan bir seçici kurul tarafından hazırlanmış özel bir “Değerlendirme Rehberi” ve puanlama sistemi çerçevesinde gerçekleştirilmiştir.
Bu sistem kapsamında adaylar şu kriterlere göre değerlendirilmiştir:
İsrael’e katkı: 40 puan
Branşındaki başarı düzeyi: 30 puan
Topluma / insanlığa katkı: 20 puan
Diğer tamamlayıcı kriterler: 10 puan
Toplam 100 puan üzerinden yapılan değerlendirmede, ortalama 70 puan ve üzeri alan adaylar, “Türkiyeli Üstün Değerlerimiz” listesine girmeye hak kazanmıştır. Her aday, kurul üyeleri tarafından bağımsız olarak puanlanmış; yalnızca belirlenen eşiği geçen isimler listeye dâhil edilmiştir.
Kalıcı Bir Eser Bırakma Anlayışı
Bu çalışma, toplumumuzdaki tüm bireyleri kapsayan bir sıralama ya da değerlendirme iddiası taşımamaktadır. Aksine, belirli kriterler doğrultusunda hazırlanmış, sınırlı bir zaman diliminde yürütülen bir hafıza ve belgeleme çalışmasıdır. Toplumumuzu ayakta tutan her bireyin emeği ve katkısı, kendi içinde kıymetlidir.
Bu proje, bir sıralama ya da yarış olmanın ötesinde; İYT’nin toplum yararına kalıcı eserler bırakma vizyonunun önemli bir parçasıdır. Amaç; bugünün değerlerini belgelemek, yarının araştırmacılarına ve yeni nesillerine güvenilir, saygın ve kalıcı bir kaynak sunmaktır.
“Türkiyeli Üstün Değerlerimiz” sayfası bu yönüyle yaşayan bir arşiv olarak tasarlanmış; ilerleyen yıllarda yeni isimlerle genişletilmeye açık tutulmuştur.
Türkiye kökenli üstün değerlerimizi tanımak, bu ilham verici yolculuklara tanıklık etmek ve İYT’nin toplumsal hafıza çalışmalarını yakından incelemek için sizleri https://www.turkisrael.org.il/t%C3%BCrkiyeli-de%C4%9Ferlerimiz adresini ziyaret etmeye davet ediyoruz.
Ovi R. Gülerşen
Bir önceki yazımı okumak için tıklayınız























