

KATAR DÜŞMAN DEVLET Mİ?
İsrael’in yarı yüzölçümü kadar bir ülke olan Katar’ın takriben üç milyona yakın olan nüfusunun sadece yüzde onu Katar vatandaşıdır. Peki monarşi ile yönetilen son derece zor iklim koşullarına sahip olan bu devletin gücü nereden kaynaklanmaktadır? Yanıt dünyanın en zengin doğal gaz kaynaklarına sahip olması olabilir mi? Katar’ın bu denli etkin ve sözü geçen bir ülke olmasını şüphesiz sadece zengin doğal kaynaklarıyla gaza bağlayamayız. Kongo ve Libya’nın durumu ortadadır. Ka


Tel Baruh’ta cinayet…
Bilmem hatırlar mısınız 1980’ler ve belki de daha öncesinde Kuzey Tel Aviv’de, şimdilerde “Park HaHof”ta tepecikler arasında mükemmel bir yürüyüş alanının düzenlendiği, sahilden “Namal Tel Aviv”e kadar uzanan yolda herkesin her türlü sporu yaptığı, koştuğu, bisiklete bindiği, kentin en revaçta plajlarından birinin yer aldığı “Tel Baruh”, gece karanlığında bırakın yürüyerek araba ile bile geçmeye korkacağınız, sokak lambalarının yanmadığı karanlıkta yol boyunca müşteri bekleye


İsrael’de son bir yılın değerlendirmesi
İsrael açısından geride kalan yıl askeri alanda pek çok başarının kazanılmasına, biri hariç rehinelerin tamamının iadesinin sağlanmasına ve ekonominin olumlu bir seyir izlemesine karşın devlet kapasitesinin, demokratik denetim ve toplumsal yük paylaşımının yeniden sorgulandığı yapısal bir kırılma dönemi olarak değerlendirilebilir. 7 Ekim 2023 sonrası gelişmeler, ülkenin kurumsal işleyişini ve siyasal önceliklerini köklü biçimde dönüştürdü. 2026 seçimlerinin bu açıdan belirl


Bir Dili Korumak mı, Bir Kimliği Dondurmak mı?
Bir dili “korumak” fikri kulağa her zaman olumlu gelir. Kim kültürel mirasın yaşatılmasına karşı çıkabilir ki? Ancak mesele, bu kavramın hangi bağlamda, kimler için ve ne pahasına ele alındığıdır. Özellikle göçmen topluluklarda dilin korunması, masum bir kültür meselesi olmaktan çıkıp kimlik, aidiyet ve toplumsal yönelim tartışmasına dönüşür. Türkçe ve Ladino’nun İsrael’de korunması gerektiğini savunan yaklaşım da bu nedenle sorgulanmayı hak ediyor. Öncelikle şu gerçeği tes


“Palestine” adını Filistinliler koymadı…
“FREE PALESTİNE” 😠😠😠 Acaba “ Free Palestine ” diye sokaklara dökülen Hamas’ın 7 Ekim’de gerçekleştirdiği katliamı görmezden gelen sözde solcu gençler, hatta İslam Kardeşler ideolojisini savunan devlet adamları ve Batı’da yaşayan Arap kökenli nümayişçiler tarihin hiçbir döneminde “ Palestine ” adı altında “ bağımsız ” bir devletin var olmadığını, bu kelimenin sadece coğrafi bir bölgeyi tanımladığını bilmem bilirler mi? Hatta “ Palestine ” adının yabancılar tarafından verild


Hamas… “Özgürlük savaşçısı…” 😂😂😂
Hamas… “Özgürlük savaşçısı…” 😂😂😂 Sapıkça davranışlar… Aşağıda kaleme aldığım satırları yazmak çok zor. 7 Ekim’de Nova müzik festivalinden Hamas tarafından kaçırılan Guy Gilboa Dalal hayatta kalan son yirmi rehine arasında ülkesine iade edildi. Guy Gilboa Dalal, kanal 12 ’de verdiği röportajda Hamas tarafından maruz kaldığı ağır cinsel istismarı açıkladı. Dinlerken insanlık adına yüzüm kızardı, yazarken daha da zorlanıyorum. Ancak, 7 Ekim’den söz edilmesinin dahi tabu s


Bölünmüşlük ve Yahudi Değerlerine Dönüş
İsak Duenyas bu hafta web sitemizde yer alan, mutlaka okunması gereken “ İsrail’de alarmlar çalıyor ” başlıklı yazısında, ülkemizi güvenlik alanında değil sosyo-ekonomik açıdan bekleyen tehlikelere değiniyor. Diyeceksiniz ki, şekel dolara karşı devamlı güçlenerek 3,20 seviyelerine kadar yükseldi, Tel-Aviv Borsası sene başından beri yüzde kırk bir yükselme kaydetti, bu ne karamsar bir bakış... Ben bu hafta duruma farklı bir açıdan, sık sık sözü edilen “ Yahudi Değerleri ”


FREE PALESTİNE
İsrael halkı tarihinde olmadığı kadar çalkantılı günler geçiriyor; yirmi rehinenin canlı iade edilmeleriyle yaşanan büyük coşku, bayrağa sarılı cansız bedenlerin gelmeye başlaması ve önemli bir kısmının da henüz iade edilmemeleri üzerine üzüntü, öfke ve sükutu hayale dönüşüyor. İade edilenlerin evlerinde, hastahane koridorlarındaki kucaklaşmalar, yaşanan inanılmaz duygulu anlar anlatılır gibi değil. Halk yollarda ellerinde bayraklarla şarkılar, dualar söylüyor. Diğer yandan d


GODOT GELDİ
Godot’yu bekler gibiyiz, biz İsraelliler… Hatta bütün dünya, Hamas’ın yanıtını bekledik. “Godot'yu Beklerken”, Samuel Beckett'ın 1949...


Sparta mı Atina mı?
Şimdi yaşamımızı sürdürdüğümüz ülkede tam bir yüzyıl önce birbirine komşu iki yerleşim yerinden birine -Yafo’ya- bir Arap olan Asam Bak...























