

İSRAEL SEÇİMLERİ ÜZERİNE
İsrael seçim sonuçları için “halk söyleyeceğini söyledi”, “mesajını verdi” anlamına gelen” העם אמר דברו” deyimi kullanılmakta. Halk gerçekten bir tercih belirledi mi, yoksa ülkeyi tam bir belirsizlik içinde mi bıraktı? Yanıt, sonuçlara hangi açıdan baktığımıza bağlı… Likud taraftarları kamuoyu araştırmaları doğrultusunda kısmen umutsuz girdikleri bu seçimden elde edilen sonuçları tam bir coşku, bayram havası içinde karşılarken, “Değişim” blokunda, özellikle “Yaşar” partisinde


4 GÜN KALA SEÇİM TAHMİNİM…
Bu yazıyı İsrael’in geleceğini büyük ölçüde belirleyecek seçimlere ramak kala kaleme alıyorum. 19.10 tarihli akşam haberlerinde iki önemli olay yer aldı. Daha doğrusu seçim sonuçlarını etkilemeyi amaçlayan beklenmedik belki de gerilimi tırmandıran iki seviyesiz açıklama… Bunlardan ilki ABD Başkanı Donald Trump’ın adaylardan Binyamin Netanyahu’yu destekleyen ve öven; “Bibi’nin dışında herhangi biri yanlış lider olur” şeklindeki sosyal ağlardaki paylaşımıydı. Yakın geçmişte T


SAĞ NEDİR SOL NEDİR? KİMLER SAĞCI KİMLER SOLCU?
Bir dönem politik rakipleri, karşı düşüncedekileri “Komünist” diye yaftalamak modaydı. ABD’de Rosenbergler olayı -belki “Rosenbergler Ölmemeli” oyununu hatırlayanınız vardır-, Türkiye’de Sabahattin Ali’nin öldürülüşü… Günümüzde komünizmin iflasından sonra bu suçlamalar yerini ülkeye göre İsrael’de “Solcu-Kaplanist”, Türkiye’de ise “Dış Mihraklar- Solcu-Siyonist” gibi karalamalara bıraktı. Amaç bir umacı yaratmak, bölmek ve yönetmek. Peki solcu-sağcı ayırımı nerede, nasıl do


7 EKİM’DEN ÜÇ YIL SONRA
7 Ekim’den bir gün sonra kaleme alıp İYT sitesinde yayınlanan “İnfial Büyük” başlıklı yazımı aradan tam üç yıl geçtikten sonra yeniden okudum. Belki siz de okumak istersiniz? ...Hatta iki hafta sonra yazdığımı da… İNFİAL BÜYÜK Siren uzun uzun çalıyor. Yataktan fırlıyorum, ne olduğunu anlamadan. Saat tam 6.30…Sığınağa inmeye vakit yok, apartmanın en korunaklı yeri merdiven boşluğuna, sahanlığa çıkıyoruz. Uzun bir bekleyiş, belki birkaç dakika ve bum sesi. Roketlerin hedefi o


NETANYAHU’NUN BM KONUŞMASI VE TEPKİLER
İsrael Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun 24 Eylül 2026 tarihli BM konuşmasından sonra sosyal ağlara şöyle bir not düştüm: “Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek lazım. Bibi en iyi bildiği, en yetenekli olduğu işi yaptı. Politik bir konuşma değildi, İsrael’in savunmasını en güçlü şekilde dile getirdi, güvenlik kaygısını somutlaştırdı. Bu söylem seçimlerde kararsız oyların geri dönüşünü sağlar mı? Sanmıyorum.” Netanyahu Gazze’de soykırım suçlamasını reddetti; New York Belediye Başka


SİYONİST GANGSTER
Bir süre önce geçmiş dönem İtahdut Başkanı Zali de Toledo’dan bir WhatsApp mesajı aldım. Meyer Lansky ile ilgili Kanal 11’de bir televizyon programının yer alacağını ve bunu duyurmamı rica ediyordu. Yanıtım “memnuniyetle” oldu. Zali’yi Türkiye’de kültür ataşesi olduğu yıllardan tanıdım. Meyer Lansky hakkında “They called him a Gangster” adlı kitabı yayınlandığında eşim Nelly Barokas kendisi ile “İsrael’de Türkiyeliler Birliği” sitesinde zoom üzerinden bir söyleşi gerçekleştir


Heyecanını yitirmeyen kent: Tel Aviv
İsrael hakkında fazla bilgisi bulunmayan, hatta duygusal bağlar hissedip de tam da duruma vakıf olmayan kişi ne düşünür? Pek doğal olarak “İsrael bir savaş ülkesi… Yaşanılacak bir yer değil” diye düşünmez mi? Hatta ziyarete bile gelmekten kaçınmaz mı? Oysa her şeye karşın İsrael tam da yaşanılası bir yer…Öyle dışardan görüldüğü gibi değil. Bu gece savaş patlar mı, İran saldırır mı diye içinizde bir kuşku dahi olsa yaşam tüm hızı, alışılmışlarıyla devam eder. Hiç o Tel A


İki belgesel ve İsrael Türkiye ilişkileri…
İsrael-Türkiye ilişkileri üzerine yakın aralıklarla iki ayrı program yayınlandı. Biri Israel TV’si11. kanalında, diğeri ise BBC News Türkçe kanalında. 27 Temmuz tarihinde yayına giren “Türkiye ve İsrail: Müttefiklikten bölgesel rekabete” adlı BBC News Türkçe belgeselinde bir zamanlar iki ülkenin pilotlarının havada ortak tatbikat yaptıkları gösteriliyor. 21. yüzyıla Türkiye ve İsrael imzaladıkları askeri ve ekonomik anlaşmalarla Orta Doğu'da iki yakın müttefik olarak girm


ERETZ İSRAEL HAYAFA
İYT yazarlarından Ezra Behar İsraelli olmanın hafifliğine ne güzel değiniyor bir yazısında; “İsrael'de bir süre yaşadıktan sonra insanın gerçeklik algısı hafif değişiyor. Daha doğrusu, dünyanın ‘normal’ dediği şey ile burada ‘normal’ kabul edilen şey arasında garip bir fark olduğunu görüyorsunuz. Mesela bir arkadaşınızla kahve içiyorsunuz. Konu önce çocukların okuluna geliyor. Sonra apartman komitesine. Sonra market fiyatlarına. Ardından bir anda İran konuşuluyor. İki dakik


DÜNYADA VE İSRAEL’DE DOĞURGANLIK:BABY BOOM!...
1970 yılında dünyanın nüfusu sadece 3 milyardı. Ünlü biyolog Paul Ehrlich’in 1968 yılında yayınladığı “The Population Bomb” adlı kitabında aşırı nüfus nedeniyle çevresel felaketlerin yaşanacağı, açlık sonucu kitlesel ölümlerin olacağını öngörüyordu. Bu genel kanaat idi ve pek çok kişi de bu öngörüleri paylaşıyordu. O yıllarda kadınlar ortalama beş çocuk doğuruyorlardı. Batı’da “Çiçek Çocukları” (Flower Children) savaş karşıtı akımın “Savaşma, seviş” felsefesi ailevi sınırla






















