Çifte Vatandaşlık Suç mudur?
- 1 saat önce
- 2 dakikada okunur

İsrail’de uzun yıllardır yaşayan ve sayıları yüzbini bulan Türkiyelilerin, iki ülke arasında bir köprü işlevi gördükleri sıkça dile getirilir. Bu topluluğun hem Türkiye ile olan bağlarını koruması hem de yaşadıkları ülkeye katkı sunması, aslında doğal ve insani bir durumdur.
Son dönemde bölgede yaşanan gelişmeler, farklı coğrafyalarda yaşayan insanların aidiyet duygularını yeniden gündeme getirmiştir. Oysa bir insanın yalnızca yaşadığı ülkeye değil, doğduğu topraklara da sevgi ve bağlılık duyması son derece anlaşılır bir gerçektir. Bu iki duygu birbiriyle çelişmek zorunda değildir.
Nitekim Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil eden pek çok devlet yetkilisi, farklı dönemlerde İsrail’de yaşayan Türkiyelilerle temas kurmuş, onların oluşturduğu Türkiyeliler Birliği ile iş birliği içinde olmuştur. Bu ilişkiler, karşılıklı güvenin ve bağların göstergesi olarak değerlendirilmelidir.
Bu çerçevede, geçmişte Türkiyeliler Birliği çatısı altında yürüttüğümüz çalışmalar sırasında, Türkiye’yi yakından ilgilendiren bazı uluslararası gelişmelere karşı da sorumluluk üstlendik. 25 Şubat 1987 tarihli ve kamuoyunda “Ermeni Raporu” olarak bilinen karar sonrasında, dönemin Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi’nin talebi üzerine, Dr. Gad Nassi ile birlikte kaleme aldığımız bir metin, Avrupa Parlamentosu ve Amerika Birleşik Devletleri Kongresi üyelerine iletilmek üzere hazırlanmıştır. Bu metnin çeşitli basın organlarında yer alması ve kamuoyunda yankı bulması, İsrail’de yaşayan Türkiyelilerin Türkiye ile olan bağlarının ve duyarlılığının somut bir göstergesi olmuştur.

Buna rağmen zaman zaman çifte vatandaşlık konusu farklı şekillerde yorumlanabilmektedir. Oysa dünyada pek çok ülkede milyonlarca insan birden fazla vatandaşlığa sahiptir.
Almanya’da yaşayan pek çok Türk’ün aynı zamanda Alman vatandaşı olması buna örnek olarak gösterilebilir. Bu durum, bireylerin iki ülke arasında bir bağ kurmalarını sağlar ve çoğu zaman bu bağ, ilişkileri güçlendiren bir unsur olur.
Yakın zamanda kaleme aldığım bir yazı sonrasında, bir basın organında şahsımla ilgili bazı değerlendirmelere yer verildiğini gördüm.
Bu değerlendirmelerde, kişisel kimlikler ve tercihler üzerinden yapılan yorumların gerçeği yansıtmaktan uzak olduğunu üzülerek ifade etmek isterim. İnsanların birden fazla aidiyeti aynı anda taşıyabilmesi, onları tartışmalı hale getirmez; aksine daha geniş bir bakış açısı kazandırır.
Bir insanın bir ülkenin bayrağını gördüğünde duygulanması, başka bir ülkeye karşı sevgisiz olduğu anlamına gelmez.
Duygular bölünmez; aksine çoğalır. Bu nedenle bireylerin çok katmanlı kimliklerini anlamaya çalışmak ve önyargılardan uzak durmak büyük önem taşır.
Günümüz dünyasında, toplumlar arasında köprü kuran insanlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır.
Farklılıklarımızı bir ayrışma nedeni değil, bir zenginlik olarak görebildiğimiz ölçüde, hem ülkeler hem de insanlar arasındaki ilişkiler daha sağlam bir zemine oturacaktır.Bu nedenle, geçmişten bugüne kurulmuş olan bağları korumak ve güçlendirmek hepimizin ortak sorumluluğudur.
Av.Yakup BAROKAS
IYT dip not :
İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.
Bir önceki yazımı okudunuz mu?


