TAŞLAR KONUŞUNCA- 2
- 39 dakika önce
- 2 dakikada okunur
(Kudüs’teki Britanya konsolosluğunun nüfus sayımına göre 1863 yılında Yeruşalayim’in eski şehrinde 15 bin kişilik bir nüfus vardı. Sekiz bini Yahudi, dört bin beş yüzü Müslüman ve ikicin beş yüz kadarı da Hristiyan dinine mensuptular)
Balfour Deklarasyonunun hemen akabinde Yahudi kökenli filantrop Baron Rotschild toprak alımlarına hız verir. 1934 yılında yaşamını yitirince bu topraklar Jewish National Fund’a devredilir.
Bu arada Arap Yahudi çatışmaları giderek arttığından kazılara ara verilir.
Mayıs 28, 1948’de Kudüs’teki Yahudi Mahallesi teslim olmak zorunda kalır. Ürdünlüler burayı işgal eder.
Ve ileriki 19 yıl süresince hiçbir Yahudi mahalleye, Ağlama Duvarına veya David’in Şehrine sokulmaz.
Ürdün B.M. kararlarına aykırı olarak Batı Şeria’yı ilhak eder ve 1967 yılına kadar geçen sürede David’in Şehri lağım ve çöp yığınlarının altında ezilip kalır.
1999 yılında İslami yerleri korumakla görevli Vakıf, Tapınak Dağı etrafındaki antik Yahudi kalıntılarını yok etmeye çalışır ve kısmen başarır da.
İşte ‘’When the Stones Speak’’ kitabının yazarı Doron Spielman 2002 yılında bu bölgedeki kazı ekibine katıldığında ellerini çabuk tutmazlarsa mevcut kalıntıların da yok edileceğinin bilincinde dört elle projeye sarılır. Projenin başındaki kişi Davidleh Beeri’dir.
Ekibi bekleyen en büyük sorunlardan biri projeye mali kaynak bulabilmektir.
Günlerden bir gün kazı esnasında bir duvarın arasından tünele benzeyen bir uzantı görürler. Tünele benzetirler.
Ertesi sabah saat beşte sürünerek de olsa tüneli keşfetmeye çıkarlar.
Zorlu bir sürünme etabından sonra yukarlarından gelen, bir turist rehberinin sözleri onlara Batı Duvarının güney ucunun altında olduklarını müjdeler.
Ekip David’in Şehrinden Tapınak Dağına giden su yolunu keşfetmiştir. Müthiş morallenirler. David’in Şehri bu su yoluyla Batı Duvarına/Kotel’e ulaşmıştır.
Bu arada tesadüfler sonucu buralarda dolaşan arkeoloji öğrencisi Zachi Dvira Vakfın getirip bıraktığı bir çöp yığınıyla karşılaşır. Binlerce gönüllünün çalışmaları sonucu pek çok eser günyüzü görür. Bulguların yüzde otuz üçü Birinci ve İkinci Tapınak zamanından, yüzde yirmisi Roma ve Bizans dönemlerinden, yüzde on beş kadarı da İslam devrinden kalmadır.
(Devamı gelecek)
· Bu yazı dizisinin başlığı Doron Spielman’ın aynı başlığı taşıyan kitabından alınmıştır.
Kitabı Nereden Alabilirsiniz?
Kitabın resmi satış sayfası:When the Stones Speak – Amazon Satış Sayfası
Bir önceki yazı dizisini okumak tıklayınız...
















Yorumlar