

BO - GÖRÜNMEYEN İP
B.H. Hikaye anlatıcılığı , (Haggadah), insan deneyiminin her zaman merkezinde yer almıştır. Sadece bir eğlence biçimi olmaktan çok, bilgi, değer ve duygu aktarımında kullandığımız temel bir mekanizmadır. Hikayeler, insanlığın kalbi ve ruhudur. Filozoflar, ahlaki yaşam için hikâye anlatıcılığının önemi üzerine nadiren yazmışlardır. Tek istisna İskoç düşünür Alasdair MacIntyre'dır. O, şöyle der; çocukları hikâyelerden mahrum bırakırsanız, onları "sözlerinde olduğu gibi eyleml


VAERA- BİLGİ SÜRGÜNÜ
B.H. Kendini tamamen ona açanlar için Yom Kippur, yaşamı değiştiren bir deneyimdir. Yom Kippur öğleden sonra okunan Tora bölümünde “Mısır toplumunun eylemleri” gibi “ כמעשה מצרים" davranmamamız gerektiği konusunda uyarılırız. On belanın Mısır'a getirdiği tahribat destansı boyutlardaydı. Bu korkunç eylemler Mısır'da günlük hayatı durma noktasına getirince Firavun'un yardımcılarının ona şöyle demesine şaşmamalı: "Bu (Moşe) daha ne kadar bizim için engel teşkil edecek? “Erk


ŞEMOT - FERYAT
B.H. İki balık okyanusta yüzerken " Yaşlı bir adamın " yanından geçerler ve adam onlara, " Hey çocuklar, su bugün nasıl? " diye seslenir. Yaşlı adamın selamını duymazdan gelerek yüzmeye devam ederler. Birkaç dakika sonra balıklardan biri şaşkın bir şekilde diğerine döner ve "Su da neyin nesi?" diye sorar. (David Foster Wallace) Okyanustaki balık benzetmesi her birimiz için uygun bir metafordur, çünkü kendi kaderimizi belirleyen bireyler olduğumuzu düşünmeyi sevsek de, kader


VAYEHİ- Karanlık Zamanlar Parlak Işıklar Gerektirir
B.H. Bir ulusun doğuşuna vesile olan Theodor Herzl , hukuk eğitimi almış bir oyun yazarı, gazeteci ve siyasi aktivistti. Siyon'a dönüşü savunmaya karar vermeden önce, döneminin Yahudi düşmanlığına çözüm olarak asimile olmayı veya Hristiyanlığa geçmenin yeterli olacağını düşündü. Ancak Dreyfus Davası'ndan sonra, din değiştirmenin antisemitizmi sona erdirmeyeceğini fark eder. Herzl'in benlik algısında önemli bir tema olan Yahudi-Hristiyan ilişkisinin zorlukları, en rahatsız


VAYİGAŞ - RUHLARIN İYİLEŞTİRİCİSİ
B.H. İyi düşünür, kötü hareket ederiz. İkisini nefsinde birleştiren insan; bir istiridye kabuğu içindeki nadir bir inci tanesi gibidir. (Bernard Shaw) Vayigaş'ın tüm manevi zorlukları ve kutsamaları, çok önemli bir ana dayanır. Yosef'in kendini kardeşlerine açtığı ana. Güç maskesinin, sahte benlik maskesinin ardında saklı kalan perdeden çıkar ve yüksek sesle ağlar. Bunlar derin bir rahatlamanın ve sınırsız sevginin gözyaşlarıdır. Bu genişleme anı, Yosef'in bir paradoksu


MİKETZ - UMUT (HATİKVA)
B.H. " Yosef ilk doğan oğluna Menaşe adını verdi ve şöyle dedi: "Çünkü Tanrı bana …… babamın evini unutturdu " (Bereşit 41:51) Bir oğul (Yosef) evden yirmi iki yıl boyunca ayrı kalmasına rağmen niye babasına hayatta olduğunu bildiren bir haber göndermez ve ilk oğluna niye böyle bir isim vermeyi uygun görür? Yakov, kardeşlerin, Yosef'e karşı beslediği derin düşmanlığın elbette farkındaydı, peki en sevdiği kişiyi onları kontrol etmeye göndererek ne elde etmeyi umabilirdi ki


VAYEŞEV - TAMAR’IN PEÇESİ
Yıllardır dünyamız en büyük sosyal platformlardan biri tarafından şekillendiriliyor. Sonra, sosyal medyada dünyamızın nasıl olmasını istediğimiz soruluyor. Sosyal medyanın bugüne kadar bize sunduğu büyük ölçekteki kutuplaşma ve bireyselcilik göz önüne alındığında, sosyal dünyamızın bir sonraki dalgası için “ TAMAR ” figürünü örnek alabiliriz. Adem ve Havva meyveyi yedikten sonra her ikisinin de gözleri açıldı ve kendilerinin çıplak olduklarını anladılar ve incir yaprakl


VAYİŞLAH – YÜZLEŞME
“Nereye gittiğini bilen insana dünya bir kenara çekilip yol verir.” David Starr Jordan Yakov'un meleklerle ilk karşılaşması bir rüyada gerçekleşir. “Y eryüzüne bir merdiven kurulmuştu.” (Ber 28:12) Burada Yakov, pasif bir gözlemcidir. Fiziksel bedenlenmenin doğası gereği, ruh bebeklikteki çaresizliğimizle başa çıkmak için bir Ego geliştirir. Ego, sonsuz olan bir ruhu belirli ve sınırlı bir forma sıkıştırma zorunluluğuna yanıt olarak ortaya çıkar. İkinci karşılaşma


VAYETSE - ŞALEHET
Yaratılış (Bereşit) Kitabının anlatılarını okurken sık sık kendimize bu soruyu sormaktan alıkoyamayız. Yaakov, Noah gibi kendi neslinde “ mükemmel ” değildi. Avraam gibi İlahi bir “ çağrı ” sonucunda doğduğu yeri terk etmedi. Yitshak gibi kendini “ kurban ” olarak sunmadı. Moşe’e gibi bir “ adalet ” duygusu yoktu. Yine de Yisrael’in (Yaakov’un) çocukları olarak tanınırız. NEDEN YAAKOV? Evinden uzakta ve savunmasızdı; “ Gün battı. Gece oldu. Yaakov uyumak için yere u


TOLEDOT – YENİ BİR YÜZ
Batı medeniyetinde yaşlılığın çoğu insan tarafından bir lanet olarak görülmesi dikkat çekici bir gerçektir. İstatistiklere göre, yaşlılık belirtilerini gizlemeye (estetik) - kalp hastalıklarını veya kanseri önlemenin yollarını bulmaya harcanan para ve zamanın çok daha fazlası harcanmaktadır. Tanrı size bir yüz vermiş, siz kendinize bir tane daha yapıyorsunuz. (Shakespeare) Güzellik salonlarında hastanelerde olduğundan daha fazla insan bulunmaktadır. Yaşlılık bir yeni

























