İSRAEL DEVLETİ 78 YAŞINDA
- 3 saat önce
- 2 dakikada okunur

Merhaba sevgili okuyucularım. İsrael'in 78. Doğum günü kutlu olsun.
İsrael Devleti'nin kuruluşunun üzerinden 78 yıl geçti. Bu yalnızca bir takvim hesabı değil, zamanın içine işlenmiş bir irade, bir direnç ve bir var olma ısrarıdır. Henüz bir devlet bile değilken başlayan mücadele, toprağa değmeden kök salmaya çalışan bir ağacın sabrını andırır. Rüzgâr sert esti, mevsimler çoğu zaman acımasızdı, ama o ağaç, köklerini derine, çok derine indirmeyi öğrendi.

Bu ülke sanki hiçbir zaman tam anlamıyla sessiz bir sabaha uyanmadı. Sirenlerin, endişenin, bekleyişin gölgesi uzun oldu. Yine de hayat bütün bu gölgelere rağmen kendi ışığını üretmeyi bildi. Sokaklarında yürüyen insanlar yalnızca günü kurtarmanın değil, geleceği kurmanın da telaşıyla yaşadı. Belki de bu yüzden burada yaşam, başka yerlerde olduğundan daha yoğun, daha keskin hissedilir. Çünkü, her anın kıymeti, kaybedilme ihtimali ile ölçülür.
İsrael, farklı dillerin, farklı hikayelerin, farklı geçmişlerin bir araya gelip tek bir ortak geleceğe bakmayı denediği bir yerdir. Bu çeşitlilik, yalnızca bir kalabalık değil bir düşünme biçimidir. Tartışan, sorgulayan, yeniden kuran bir zihin dünyası…belki de bu yüzden bilimde, sanatta, teknolojide ve düşüncede kendine özgü bir yol açmayı başardı. Zekâ burada yalnızca bir özellik değil, hayatta kalmanın, yeniden başlamanın ve daha iyisini kurmanın bir aracı oldu.
Ama bütün bu başarıların ardında sessiz bir dilek hep varlığını sürdürdü. Bir gün korkunun yerini güvenin alması, bir gün sirenlerin yerini çocuk seslerinin doldurması. Çünkü en güçlü olan bile, en sonunda huzuru ister. En dirençli olan bile bir gün dinlenmek ister.
Bu yüzden bu hikâye yalnızca direnmenin değil, aynı zamanda umut etmenin hikayesidir. Geçmişin ağırlığını inkâr etmeden, geleceğin hafifliğine inanmanın… savaşların içinden geçip barışı düşlemekten vaz geçmemenin hikayesi.
Belki de en büyük başarı, ayakta kalmak değil, ayakta kalırken kalbin sertleşmesine izin vermemektir. Nefretin kolay, barışın zor olduğu zamanlarda bile insan kalabilmek…işte bu gerçek zaferdir.
Ve bu hikâye henüz bitmedi. Çünkü umut, burada yalnızca bir duygu değil, neredeyse bir alışkanlık. Ve alışkanlıklar, en zor zamanlarda bile insanı ayakta tutar. Bir gün bu topraklarda korkunun değil huzurun sıradan olduğu günlerin geleceğine dair sessiz ama sarsılmaz bir inançla…
Sevgili okuyucular hepinizin 78.yılı kutlu olsun. Daima inanç ve umutla. Sevgiyle kalın.
SARA YANAROCAK
IYT dip not :
İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.
Bir önceki yazımı okudunuz mu?

