

VAŞTİ VE ESTER: FEMİNİST BİR BAKIŞ AÇISI
Merhaba sevgili okuyucularım. Purim yaklaşıyor. Hikaye aynı ama yaşam şartları ve duygular da neredeyse aynı. Ben bu hafta sizlere bu Pers'li iki kadının yani kraliçelerin tamamen feminist durumlarla ama farklı uygulamalarla bu hikayeye nasıl damga vurduklarını anlatmaya çalışacağım. Hayal gücü insanları farklı analizlere de götürebilir değil mi? İki Pers kraliçesinin arasındaki ilişki, Purim öyküsünü anlamak için hayati önem taşır. Vaşti ve Ester hiç karşılaşmasalar da,arala


BARIŞSIZ YAŞAMANIN BEDELİ
Merhaba sevgili okuyucularım. Haftalar haftaları kovalıyor ama hala belirsizlik ve soru işaretleriyle dolu umarsız bir yaşam içinde yuvarlanıp gidiyoruz. Beni, kendim olarak merak ettiyseniz, korkuyor muyum? Hayır kesinlikle! Ben bu ülkeyi koşulsuz seviyorum. Nedir ki geleceğin çiçekleri olan gençliğimiz ve çocuklarımız için endişeliyim. Nereye kadar? Nasıl? Ne biçimde? Çocuklarımız huzuru görmek için daha kaç fırın ekmek yiyecekler? İsrael’de barış kelimesi, bir çözümden ç


SARI YÜZ
R.F. Kuang’ın Sarı Yüz ( Yellow Face ) adlı romanı, çağdaş edebiyat dünyasını merkeze alan, sert, rahatsız edici ve bilinçli biçimde provokatif bir anlatıdır. Roman, kimlik politikaları, kültürel iktibas, yayıncılık sektörünün işleyişi ve sosyal medya çağında ahlakın nasıl şekillendiği gibi konuları tek bir bireyin hırsı üzerinden görünür kılar. Kuang, bu hikâyede kolayca taraf tutulabilecek bir ahlak dersi vermekten özellikle kaçınır. Bunun yerine okuru, sistemin işleyişini


GÜNLÜK HAYATIN RUTİNİ
Merhaba sevgili okuyucularım, yine baş başayız. Yaş ilerledikçe günlük hayatın rutinleri kaçınılmaz oluyor. Bazı günlerin diğer günlerden hiç farkı olmuyor. Ben bununla nasıl başa çıktığımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Günlük hayatın rutini, insanı fark ettirmeden içten içe aşındıran tekrarlar zinciri gibidir. Güvenli olduğu kadar boğucu olan bu döngü, çoğu zaman fark edilmeden kabul edilir. Oysa rutine karşı verilen gerçek mücadele, dış koşullarla değil, insanın kendi içi


Kırılganlığın Etiği Üzerine Bir Yaşam Tahlili
Hayatımda sanat, estetik bir uğraştan çok daha fazlası oldu; varoluşun ağırlığını taşıyabilmem için geliştirdiğim bir bilinç biçimine dönüştü. Dünya çoğu zaman katı, hatta hoyrat bir yer olarak karşıma çıkarken, sanat bana şunu hatırlattı: Gerçeklik yalnızca olanlardan ibaret değildir; anlam, bakışla kurulur. Renk, ses ve söz, varoluşun tekdüzeliğine karşı geliştirilen bir direniş biçimiydi. Aile içi anlaşmazlıklar ise bu direnişin sınırlarını öğretti. Çünkü insanın ilk dün


MENASHE CARMON İLE BAŞBAŞA
Menashe Carmon toplumumuzun içinden çıkan ve haklı gururu hale gelen Türkiye kökenli, önemli Yahudilerden biri. Onu sizinle baş başa bırakıyorum. Sevgili Menashe bize Türkiye'deki yıllarınızdan itibaren kendinizi anlatır mısınız? 6 Haziran 1946'da İstanbul'da doğdum. Babam kumaş tüccarıydı, annem ise ev hanımıydı. Benden on yaş küçük Stella adlı bir kız kardeşim var. İlkokulu 2.Karma Musevi İlkokulu'nda, orta ve lise öğrenimimi Saint Benoit Fransız Lisesi'nde bitirdim. Çocukk


BİR YENİ YAŞ DAHA…
Merhaba sevgili okuyucularım. Aralık geldi çattı.11 Aralık benim doğum günümdür. Bu kaçıncı derseniz 70 oldum diyeceğim. Aslında her şey aynı, her geçen günün ardından, yılların da üst üste devrildiğinin bazen bilincinde bile değiliz. O akşam evlatlardan, dışarıda bir mekânda yemek daveti aldık.11 Aralık, Tel Aviv'deyiz…yetmiş yılı geride bıraktığım gün. Zamanın nasıl geçtiğini düşündüğümde, ardımda kalan yılların en çok sevgiyle dolu olduğunu hissediyorum. O akşam, eşimle


İSRAELE KARŞI YÜKSELEN ANTİSEMİTİZM: YALNIZLIĞIN YENİ ADI
Merhaba sevgili okuyucularım. Size neşeli şeyler anlatmayalı sanki asırlar geçti. Öyle dönemlerden geçiyoruz ki insanın canı gülmek istemiyor. Antisemitzm, dünyanın üstüne ağır bir gölge çökmüş gibi. Son yıllarda, özellikle de 7 Ekim'in ardından, Yahudiler dünyanın dört bir yanında aynı duyguyu taşıyor. “Yine mi?'' Sanki tarihte defalarca yaşanmış olan o derin yalnızlık, o ''kimsenin bizi gerçekten anlamadığı'' hissi, kapıya yeniden dayanmış. Bu kez nefret yüksek sesle bağı


HAYATTA KALAN NOVA'LILARIN RUHSAL SORUNLARI
Merhaba sevgili okuyucularım. bu hafta 7 Ekim Katliamı'ndan artakalan yıkıntılardan söz etmek istiyorum. Belki üzüleceksiniz, belki içiniz daralacak, nedir ki içinde yaşadığımız ülkenin bunca güzellik, neşe, zekâ ve yüksek teknoloji içinde yaşadığı insani travmaları görmezden gelemeyiz. Yani ateşkes var, füzeler tepemize yağmıyor ama, yaralar hala açık. Yüzlerce fiziki ve ruhsal yaralar var. Bu felaketlere uğrayan kişiler aslında hiçbir zaman tam olarak düzelemeyecekler. Dur


YiTZHAK RABİN'İ ANARKEN…
Merhaba sevgili okuyucularım. Ünlü ve çok sevilen devlet adamı Yitzhak Rabin'in vurulup hayatını kaybettiğinin üzerinden 30 yıl geçti. Daha dün gibi değil mi? Bu değerli insanın kaybı İsrael tarihinde kara bir lekedir. Fikir ayrışmasının Yahudilerin üzerinde yaptığı, en utanç verici trajedilerden biridir. İsterseniz şimdi yaşları daha genç olanlar için, onun aziz hatırasını yeniden gözden geçirelim. Yitzhak Rabin (1922-1995). İsrael'in hem askeri hem de siyasi tarihinde de






















