top of page

İki belgesel ve İsrael Türkiye ilişkileri…

  • 6 saat önce
  • 3 dakikada okunur

 


 

İsrael-Türkiye ilişkileri üzerine yakın aralıklarla iki ayrı program yayınlandı. Biri Israel TV’si11. kanalında, diğeri ise BBC News Türkçe kanalında.

 

27 Temmuz tarihinde yayına giren “Türkiye ve İsrail: Müttefiklikten bölgesel rekabete” adlı BBC News Türkçe belgeselinde bir zamanlar iki ülkenin pilotlarının havada ortak tatbikat yaptıkları gösteriliyor.

 

21. yüzyıla Türkiye ve İsrael imzaladıkları askeri ve ekonomik anlaşmalarla Orta Doğu'da iki yakın müttefik olarak girmişlerdi. İki ülke arasındaki ilişkilerde altın çağ 1990’lı yıllarda yaşandı. Türk savaş uçakları ve tankları İsrael tarafından modernleştirildi.1999 Marmara depremi sonrasında da Türkiye’ye en fazla destek veren İsrael oldu. Bu süreçte Türkiye’de başbakanlar Mesut Yılmaz, Tansu Çiller, Necmettin Erbakan, İsrael’de ise Şimon Peres ve Binyamin Netanyahu idi.   

 

AKP’nin 2002’de iktidara gelmesinden sonra ilişkiler hemen bozulmadı. 2005 yılında Recep Tayyip Erdoğan Ariel Sharon’un başbakanlığı sırasında İsrael’i ve Yad Vashem’i ziyaret etti, sıcak mesajlar verdi. Ancak bu yakın ilişki, 2000'li yılların ortalarından itibaren yaşanan siyasi krizler ve bölgesel gelişmeler nedeniyle büyük bir değişime uğradı. 2008 yılında İsrael’in Gazze’ye karşı başlattığı “Dökme Kurşun” operasyonu sonrası ve Davos’ta Erdoğan ile Şimon Peres arasında yaşanan “One Minute” krizi ile Mavi Marmara olayı sonrasında iki ülkenin ilişkileri tamamen koptu.

 

Mavi Marmara olayından 14 yıl sonra 2022’de İsrael Devlet Başkanı Yizhak Herzog Türkiye’yi ziyaret etti, bir yıl sonra, Eylül 2023’te BM Genel Kurulu sırasında Erdoğan ile Netanyahu ilk ve son kez yüz yüze görüştüler.

 

İki ülke arasındaki ilişkiler 2026 yılı itibarıyla gelmiş geçmiş en düşük seviyesine indi. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İsrael Başbakanı Binyamin Netanyahu karşılıklı birbirleri aleyhine sert açıklamalarda bulundular. İsrail'de 27 Ekim'de yapılacak genel seçimler öncesinde Netanyahu, Türkiye'yi İran'dan sonra İsrael için "yeni ana stratejik tehdit" olarak tanımladı.

 

BBC News Türkçe belgeselinin videosunu aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.


 

Kanal 11’de אויבים (Düşmanlar) adlı dizinin üçüncüsü olarak yayınlanan yaklaşık bir saatlik belgesel program konuyu daha derinlemesine incelemekte ve temelde yatan ideolojik ayrışmaları ortaya koymakta. Belgeselde ABD, İsrael ve Türkiye geçmiş dönem büyükelçileri, Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı General Eli Marom (Chayni) gibi askeri otoriteler, Dr. Hay Eitan Yanarocak gibi konusunda uzman kişiler, gazeteci Din Samuel ve ünlü siyasi film yapımcısı İtay Anghel yer aldı.

 

Program Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gençlik yıllarından, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminden, AK Parti’yi kurarak iktidara gelişinden, Türkiye’de güçlü başkanlık sistemi kurmasına kadar olan siyasi yükselişini anlatıyor.

 

Programın temel yaklaşımı şu; Erdoğan, sadece Türkiye’nin bir siyasetçisi değil; Ortadoğu’daki güç dengelerini değiştirmeye çalışan önemli bir aktör olarak görülmektedir.

Söz konusu belgesel, Erdoğan’ı salt İsrael açısından tehdit oluşturan bir lider olarak ele almamakta; aynı zamanda onun siyasi zekâsını, halk desteği oluşturma yeteneğini de incelemektedir.

 

Bir yorumcu, Erdoğan’ın siyasi programını hayata geçirme yöntemini bir dönercinin ince ince tabakalar halinde et kesmesine benzetiyor. Erdoğan, her şeyi bir çırpıda değil, sabırla, yavaş yavaş uygulamaya koyuyor.

 

Tayyip Erdoğan, 2002-2010 yılları arasında gücünü inşa etti; askeri vesayeti azaltan reformlar yaptı, 2010 sonrasında anayasa oylaması ile hâkim ve savcıların yapısını değiştirerek devlet kurumları üzerindeki etkisini artırdı. 2016 sonrasında da başkanlık sistemine geçişi sağlayarak Cumhurbaşkanlığı makamının yetkilerini genişletti. Bazı çevreler bunu gücün tek elde toplanması olarak yorumlamakta.

 

Programda görüş belirten kişilerin Erdoğan’a yönelik kaygıları, “İsrail büyük düşmandır” yaklaşımından, Filistin meselesindeki hiçbir Batılı ülkenin dile getirmediği kadar sert söyleminden, Hamas konusundaki farklı yaklaşımından, Suriye’nin kuzeyindeki askeri varlığından ve Libya ile Doğu Akdeniz politikasından kaynaklanmaktadır.

-----------------

NOT: Yazıda adı geçen KAN 11 programı İbranice yayımlanmıştır. Bir kısım konuşmalar İngilizcedir. İbranice bilmeyen okuyucular için YouTube üzerindeki altyazı/otomatik çeviri özelliği kullanılarak program Türkçe olarak takip edilebilir.



 

 

Av. Yakup BAROKAS



IYT dip not :

İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.


Bir önceki yazımı okudunuz mu?






 

Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page