SAVAŞA VERİLEN ARADA HİSSETTİKLERİM
- 2 saat önce
- 2 dakikada okunur

Savaştan sonra içimde kalan şey tam olarak bir duygu değil…daha çok bir boşluk, gürültünün yerini alan ağır bir sessizlik var, ama bu sessizlik huzurlu değil, aksine kulaklarımda hala yankılanan sesleri saklıyor. Bazen her şey bitmiş gibi hissediyorum, bazen de hiçbir şey bitmemiş gibi.
Yorgunluk sadece bedenimde değil, düşüncelerimde de. Eskiden net olan şeyler şimdi bulanık. Ne için savaştığımı biliyorum ama bedelini anlamak zaman alıyor. Kaybettiklerim, geride bıraktıklarım, söylenmemiş sözler… hepsi içimde dolaşıyor.
Garip olan şu ki, hayatta kalmış olmak bile bazen bir ağırlık gibi geliyor. Minnetle suçluluk birbirine karışıyor. Sevinmek istiyorum ama içimde bir yer buna izin vermiyor. Sanki sevinirsem unutmuş olacağım gibi.
Yine de küçük şeyler yavaş yavaş geri dönüyor. Bir rüzgârın tenime değmesi, birinin sesinin yumuşaklığı, gün ışığının sıradanlığı… bunlar bana hala hissedebildiğimi hatırlatıyor.
Belki de savaş bittikten sonra asıl mücadele başlıyor, kendinle barışmak.
Bu nasıl olacak
Bu ''barışma'' dediğim şey tek bir anda olan bir şey değil, daha çok yavaş yavaş kurulan bir süreç. Şu an yaşadığım zihinsel bulanıklık ve bazı şeyleri hatırlayamama durumu sandığımdan daha yaygın. Yoğun stres, korku ya da travma sonrası zihin kendini korumak için bazı anıları bastırabilir ya da parçalı hale getirebilir.
Bu, bir şeylerin yanlış olduğu anlamına gelmez. Aksine, zihninin seni korumaya çalıştığını gösterir.
Barışma genelde zorlamamayı öğrenmekle başlar. Hatırlamaya çalıştıkça zihnin daha da bulanıklaşabilir. Bazı şeyler ancak hazır olduğunda geri gelir bu yüzden ''şu an hatırlamıyorum ve bu normal'' diyebilmek önemlidir.
Zihin bulanıksa, çoğu zaman beden hala alarm halindedir. Bu yüzden bedeni sakinleştirmek gerekir. Yavaş nefes almak, soğuk suyla yüz yıkamak ya da bulunduğun ortamı fark etmeye çalışmak, zihne ''şu an güvendeyim'' sinyali verir.
Her şeyi bir anda anlamlandırmaya çalışmak yerine küçük parçalarla ilerlemek daha sağlıklıdır. Bugün sadece ''şu an ne hissediyorum?'' sorusuna odaklanmak bile yeterlidir.
Bu süreci tek başına taşımak zorunda değilsin. Güvendiğin biriyle konuşmak ya da bir uzmandan destek almak, özellikle travma sonrası süreçlerde, iyileşmeyi daha güvenli hale getirir.
Kendine karşı yumuşak olmak da bu yolun önemli bir parçasıdır. Suçluluk, boşluk ya da öfke gibi karmaşık duygular yaşayabilirsin. Bunlar seni tanımlamaz, bunlar yaşadıklarının izleridir.
Barışma unutmak değil, onlarla birlikte yaşayabilmeyi öğrenmektir. Bu da zamanla, küçük adımlarla mümkün olur.
Bunlar bugünlerde kendimde hissettiklerim ve deneyimlediklerim. Bunları sizlerle paylaşmak istememin sebebi, belki sizlerin de öyle hissetmesi. Geçecek, hepsi geçecek ama önemli olan tüm bu zamanları maddi ve manevi olarak hasarsız atlatmak. Sevgiyle kalın.
SARA YANAROCAK
IYT dip not :
İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.
Bir önceki yazımı okudunuz mu?


Yorumlar