top of page

Her yıl hatırlanan bir bedel… YOM HA ATZMAUT

  • 2 dakika önce
  • 3 dakikada okunur

Devlet Başkanlığı konıtunda "Zikaron BaSalon" Arutz 12
Devlet Başkanlığı konıtunda "Zikaron BaSalon" Arutz 12

Yom Ha Shoah ve Yom Ha Zikaron’u peş peşe andığımız yılın bu duygusal açıdan zor dönemine 40 gün süren İran savaşının sonuçlarının belirsizliği de eklendi. Geçtiğimiz hafta Nazilerce yok edilen altı milyon dindaşımızı andık, önümüzdeki günlerde İsrael savaşlarında hayatını kaybeden binlerce kişiyi anacağız.

 

Sirenler çalacak, herkes susacak, trafik donacak, herkes saygı duruşunda bulunacak. Bu; kaybettiğimiz askerlerin ve terör kurbanlarının anısıyla dolu, ağır ve sessiz bir zamandır… Sokaklarda, evlerde, kalplerde hüzün hakimdir...

 

Aradan 24 saat geçer, tam o anda bir eşik geçilir… Yom Ha Zikaron’dan Yom Ha Atzmaut’a geçiş… Aynı meydanlarda yas, sevince yer açar. Bu asla bir unutma değildir, çünkü o sevinç, o kayıpların üzerine kuruludur. Bu ani geçiş bir çelişki değil, bir bütünlüktür: Acının hafızası ile var olan bir bağımsızlık sevinci… Belki de şöyle ifade etmem gerekir: “İsrael’de bağımsızlık sadece kazanılmış bir şey değil, her yıl hatırlanan bir bedeldir.”

 

Ben geçtiğimiz hafta andığımız Yom Ha Shoah’da gerek ülkemizde gerekse Diaspora’da giderek yaygınlık kazanan “Zikaron Ba Salon” (Salondaki Bellek) uygulamasından söz etmek istiyorum. Bu uygulama Holokost’u resmi ve tören odaklı anma biçiminin özellikle genç kuşakları yeterince etkilemediği düşüncesinden doğdu.

 

Fikir 2011 yılında genç sosyal girişimciler tarafından ortaya atıldı. Ortada birçok gerçek vardı: Gençler resmî törenlerden etkilenmiyordu, Holokost kurtulanlarının sayısı giderek azalıyordu, Yaşanmışlıkları canlı ve kişisel bir şekilde aktarmanın aciliyeti vardı…

 

Çözüm basit fakat çok güçlüydü… Holokost anmalarını büyük sahnelerden alıp evlerin salonlarına taşımak. Ve böyle başladı… İnsanlar bir evde veya küçük bir ortamda toplanıyor. Bir Holokost kurtulanının, ya da ikinci, üçüncü kuşaktan birinin hikayesi dinleniyor. Açık bir sohbet yapılıyor, bazen sanatsal paylaşımlar da olabiliyor.

 

“Zikaron Ba Salon” İsrael’de hızla yayıldı, Yom Ha Shoah’nın önemli bir parçası haline geldi. Bnei Brit Tikvat Schlomo locasının Türkiyeli ailelerinin çocukları olan gençleri de başarılı bir “Zikaron Ba Salon” sohbeti düzenlediler geçtiğimiz hafta. Bu girişim birçok ülkeye yayıldı, okullar, ordu ve çeşitli kurumlara da girdi. ABD, Avrupa ülkeleri, Güney Amerika ve Avustralya’da gerçekleşen “Zikaron Ba Salon” toplantılarına Yahudi olmayanlar da katılıyor.

 

Ben TV Kanal 12’de yayınlanan Devlet Başkanı Isaac Herzog ile eşi Michal’in ev sahipliğinde gerçekleşen “Zikaron Ba Salon” sohbetini izledim. Rotem Sela’nın yönettiği sohbetin katılımcıları arasında yer alan İsrael geçmiş dönem Baş hahamı Rav İsrael Meir Lau, Gazze’den son kurtulan rehinlerden Eli Sharabi, sunucu Lucy Eyub, oyuncu Yadin Gelman (7 Ekim’de Hamas’ın Beeri kibbutzu katliamında çok ağır yaralandı), eski hava kuvvetleri komutanı Eytan Ben Eliyahu, İran doğumlu ünlü şarkıcı Rita Yahan Faruz’un anlatılarını dinledim.

 

Holokost’tan kurtulan Rav Lau kampta annesinden ayrılmak zorunda kaldığı andan başlayarak yaşadığı ölüm/kalım yıllarını sade bir ifade ve çarpıcı bir duygusallıkla anlattı. Hemen yanı başında Eli Sharabi oturuyordu. 7 Ekim olaylarında eşi ve iki kızı katledilen ve 491 gün Gazze’de rehine kalan Eli Sharabi, Holokost hafızası ile bugünkü gerçeklik arasında bağ kurdu, yaşadığı felakete rağmen yaşamı seçme gücünü vurguladı.

 

Rav Meir Lau ile Eli Sharabi’nin aynı forumda yan yana yer alıyor olmaları bence oldukça anlamlı bir tablo çiziyordu: Şöyle ki Rav Lau tarihsel hafızayı temsil ederken, Eli Sharabi günümüzün acısını ve gerçekliğini… Onların anlatılarından şu ortak mesajı algılıyor ve şu mesajı çıkarıyorum: “Hafıza sadece geçmiş değildir. Bugünü anlamak ve geleceği şekillendirmek için bir araçtır.”

 

Yazımı sonlandırırken bu Yom Ha Atzmaut’ta dileğim, kayıplarımızın hatırasını kalbimizde taşıyarak, daha huzurlu, daha güvenli ve daha birlik içinde bir geleceğe yürüyebilmek… Farklılıklarımızla birlikte, halk olarak tek bir kalp gibi daha güçlü ve dayanışma içinde olabilmek...

 

YOM HA ATZMAUT SAMEAH…

 

Not: İzlemeyenler için TV 12 Kanalında gerçekleşen “Zikaron Ba Salon” (Salondaki Bellek) etkinliğinin kısa bir görselini aktarıyorum.


Nelly BAROKAS


İYT dip not :

İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.


Bir önceki yazımı okudunuz mu?



Yorumlar


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
WhatsApp Image 2020-09-08 at 20.52.59 (1

İLETİŞİM

Telefon                           :+97236582936
Mail                                :turkisrael@gmail.com

 

KÜNYE

İYT Web Sitesi Künyesi:
Editör                             :Av.Yakup Barokas
Grafik Tasarım              :Şemi Barokas 
                                       Ovi Roditi Gülerşen

© 2018 by Turkisrael.org

bottom of page