

VAYEHİ- Karanlık Zamanlar Parlak Işıklar Gerektirir
B.H. Bir ulusun doğuşuna vesile olan Theodor Herzl , hukuk eğitimi almış bir oyun yazarı, gazeteci ve siyasi aktivistti. Siyon'a dönüşü savunmaya karar vermeden önce, döneminin Yahudi düşmanlığına çözüm olarak asimile olmayı veya Hristiyanlığa geçmenin yeterli olacağını düşündü. Ancak Dreyfus Davası'ndan sonra, din değiştirmenin antisemitizmi sona erdirmeyeceğini fark eder. Herzl'in benlik algısında önemli bir tema olan Yahudi-Hristiyan ilişkisinin zorlukları, en rahatsız


VAYİGAŞ - RUHLARIN İYİLEŞTİRİCİSİ
B.H. İyi düşünür, kötü hareket ederiz. İkisini nefsinde birleştiren insan; bir istiridye kabuğu içindeki nadir bir inci tanesi gibidir. (Bernard Shaw) Vayigaş'ın tüm manevi zorlukları ve kutsamaları, çok önemli bir ana dayanır. Yosef'in kendini kardeşlerine açtığı ana. Güç maskesinin, sahte benlik maskesinin ardında saklı kalan perdeden çıkar ve yüksek sesle ağlar. Bunlar derin bir rahatlamanın ve sınırsız sevginin gözyaşlarıdır. Bu genişleme anı, Yosef'in bir paradoksu


MİKETZ - UMUT (HATİKVA)
B.H. " Yosef ilk doğan oğluna Menaşe adını verdi ve şöyle dedi: "Çünkü Tanrı bana …… babamın evini unutturdu " (Bereşit 41:51) Bir oğul (Yosef) evden yirmi iki yıl boyunca ayrı kalmasına rağmen niye babasına hayatta olduğunu bildiren bir haber göndermez ve ilk oğluna niye böyle bir isim vermeyi uygun görür? Yakov, kardeşlerin, Yosef'e karşı beslediği derin düşmanlığın elbette farkındaydı, peki en sevdiği kişiyi onları kontrol etmeye göndererek ne elde etmeyi umabilirdi ki


VAYEŞEV - TAMAR’IN PEÇESİ
Yıllardır dünyamız en büyük sosyal platformlardan biri tarafından şekillendiriliyor. Sonra, sosyal medyada dünyamızın nasıl olmasını istediğimiz soruluyor. Sosyal medyanın bugüne kadar bize sunduğu büyük ölçekteki kutuplaşma ve bireyselcilik göz önüne alındığında, sosyal dünyamızın bir sonraki dalgası için “ TAMAR ” figürünü örnek alabiliriz. Adem ve Havva meyveyi yedikten sonra her ikisinin de gözleri açıldı ve kendilerinin çıplak olduklarını anladılar ve incir yaprakl


VAYİŞLAH – YÜZLEŞME
“Nereye gittiğini bilen insana dünya bir kenara çekilip yol verir.” David Starr Jordan Yakov'un meleklerle ilk karşılaşması bir rüyada gerçekleşir. “Y eryüzüne bir merdiven kurulmuştu.” (Ber 28:12) Burada Yakov, pasif bir gözlemcidir. Fiziksel bedenlenmenin doğası gereği, ruh bebeklikteki çaresizliğimizle başa çıkmak için bir Ego geliştirir. Ego, sonsuz olan bir ruhu belirli ve sınırlı bir forma sıkıştırma zorunluluğuna yanıt olarak ortaya çıkar. İkinci karşılaşma


VAYETSE - ŞALEHET
Yaratılış (Bereşit) Kitabının anlatılarını okurken sık sık kendimize bu soruyu sormaktan alıkoyamayız. Yaakov, Noah gibi kendi neslinde “ mükemmel ” değildi. Avraam gibi İlahi bir “ çağrı ” sonucunda doğduğu yeri terk etmedi. Yitshak gibi kendini “ kurban ” olarak sunmadı. Moşe’e gibi bir “ adalet ” duygusu yoktu. Yine de Yisrael’in (Yaakov’un) çocukları olarak tanınırız. NEDEN YAAKOV? Evinden uzakta ve savunmasızdı; “ Gün battı. Gece oldu. Yaakov uyumak için yere u


TOLEDOT – YENİ BİR YÜZ
Batı medeniyetinde yaşlılığın çoğu insan tarafından bir lanet olarak görülmesi dikkat çekici bir gerçektir. İstatistiklere göre, yaşlılık belirtilerini gizlemeye (estetik) - kalp hastalıklarını veya kanseri önlemenin yollarını bulmaya harcanan para ve zamanın çok daha fazlası harcanmaktadır. Tanrı size bir yüz vermiş, siz kendinize bir tane daha yapıyorsunuz. (Shakespeare) Güzellik salonlarında hastanelerde olduğundan daha fazla insan bulunmaktadır. Yaşlılık bir yeni


HAYE SARA - İÇİMİZDEKİ IŞIK
Bu bölümde Sara, ardından Avraam ölür ve Mahpela Mağarasına defnedilirler. “ Sara'nın yaşamı yüz yıl, yirmi yıl ve yedi yıl oldu; bunlar Sara'nın yaşamının yılları (bunlardı.)” (Bereşit 23:1) Bu satırlar çok önemli çünkü Tora, Sara'nın ölüm hikayesini anlatırken asla ölüm kelimesini kullanmaz. Bunun yerine HAYEİ - HAYAT sözcüğüne yer verir. Hikâye, kayıp ve yasla ilgili gibi görünebilir. Ancak ilk kelime bize bu hikayenin Hayatın kendisi , belki de Hayatın bereketin


VAYERA - VAN GOGH
"İçimde büyük bir ateş yanıyor ama kimse ısınmak için durmuyor ve yoldan geçenler sadece bir tutam duman görüyor." Vincent Van Gogh , bu dokunaklı sözleri 1880 yılının Haziran ayında kardeşi Theo'ya yazdığı, derin yalnızlığını ifade eden bir mektupta kaleme aldı. Kendi yalnızlığımızı kabul etmesek de çoğumuz bu duyguyu anlayabilecek birkaç kişiyi tanıyoruz. Bireylerin kendilerini yalnız hissetmelerinin bir nedeni, sosyal etkileşimlerimizin çoğunun işlemsel olduğunu fark e


LEH/LEHA - İNSAN NEDİR?
Bu haftaki bölümde “ Ruhun Uyanışı ” ile kutsanmış durumdayız. Buna "Antlaşmanın Yolculuğu" diyebiliriz. Çünkü ruhun Tanrı ile ahitleşmek üzere yükselirken olgunlaşmasını anlatıyor. Gel, gel, ne olursan ol yine gel! - Rumi Sanki …..……… Kipur gecesi Kol Nidre duasından önce halka benzer sözlerle sesleniriz. “AVARYANİM”…….. ve katılmak isteyen herkesi davet ederiz. Avaryanim genelikle “KUSURLULAR” olarak tercüme edilir. Ancak dilbilimsel olarak עברי / İVRİ (İbrani) kök






















