top of page

BO - GÖRÜNMEYEN İP



B.H.


Hikaye anlatıcılığı, (Haggadah), insan deneyiminin her zaman merkezinde yer almıştır. Sadece bir eğlence biçimi olmaktan çok, bilgi, değer ve duygu aktarımında kullandığımız temel bir mekanizmadır. Hikayeler, insanlığın kalbi ve ruhudur.

 

Filozoflar, ahlaki yaşam için hikâye anlatıcılığının önemi üzerine nadiren yazmışlardır. Tek istisna İskoç düşünür Alasdair MacIntyre'dır. O, şöyle der; çocukları hikâyelerden mahrum bırakırsanız, onları "sözlerinde olduğu gibi eylemlerinde de kaygılı kekemeler" olarak bırakırsınız.

 

Bunu Moşe'den daha iyi kimse anlayamazdı. Moşe, belirli bir kimlik olmadan çağın (Mısır’ın) putperestliğine düşmemenin neredeyse imkansız olduğunu biliyordu

 

Çocuklarımızın ve toplumumuzun ahlaklı olmasını istiyorsak, nereden geldiğimizi ve dünyadaki görevimizin ne olduğunu anlatan kolektif bir hikâyeye ihtiyacımız var.

 

Özellikle Pesah'ta Seder sofrasında anlatılan Çıkış hikâyesi, her zaman aynı ama sürekli değişen, hepimizin kendine özgü şekillerde içselleştirdiği ve tekrar yarattığı bir gerçekliktir.

 

Hayatımızın Farklı Noktalarını Birleştirmek.

 

Metrobüse  biniyorsunuz tıklım tıkış dolu. O an yanınızda duran yolcunun koltuk altına denk geliyorsunuz. O da ne? Aniden bir balığı kapmış olan martının pencerenin önünden uçurak uzaklaşmasını izliyorsunuz.

 

İşe geldiniz, Ayşe teyzenin çayı sizi bekliyor. İş arkadaşınız evden Browni getirmiş. Ayaküstü tadıyorsunuz ve ağzınızı buruk bir tat kaplıyor. Arkadaşınız heycanla vereceğiniz tepkiyi bekliyor.

 

Nasıl? Vegan Browni mi beğendin mi? İçinde yağ yok, şeker yok, çikolata yok, yumurta yok. Yapma Ya! Ne var içinde? BARBUNYA. Ha Süper…… tarifini verirsin değil mi?    

 

Odanıza giriyorsunuz. Kutuda 150 e-mail var ancak okumaya vakit yok. Çünkü toplantıya geç kaldınız Toplantıya giriyorsunuz adeta ölüm…… 150 slayt sizi bekliyor. Masanınn altından facebook açıyorsunuz Eran bebeğin yeni fotoğraflarına bakıyorsunuz.

 

Gün boyu böyle devam ediyor.  Gökçe ile sohbetler, işin dead-line’ları…  Akşam eve geliyorsunuz neler düşündünüz, okudunuz, hissettiniz, duydunuz…….

 

ve eşiniz, çocuğunuz evde sizi kim bekliyorsa soruyor.  Eeeeeeee bugün nasıl geçti?

 

O an ne anlatıyorsunuz? Herşeyi tüm detayları ile anlatamazsınız çünkü fazla zaman alır. O an birkaç noktayı seçiyorsunuz! Birkaç taneyi….. ve onları birleştiriyorsunuz.

 

Bunları birleştirmek için kullandığın İP NE? - Malzemesi NE?

 

Bu İP….. BİR HİKAYEDİR.  O an yarattığınız gerçekliği anlatıyorsunuz.

 

YETER YA!.  Bugün üç saatimi trafikte geçirdim. Millet Deodorant kullanmıyor. İğrenç pasta yapıyor. 150 mail, 150 slayt valla öleceğimi zanettim. Yemin ederim bu hayat hayat değil. Bodruma taşınacağım. 

 

YA DA ŞÖYLE ANLATIYORSUNUZ, Ya, şu Ayşe Teyzenin çayı müthiş kimse onun gibi yapamıyor. Gökçe yok mu öğle yemeğinde beni öyle güldürdü ki, içtiğim ayran burnumdan geldi. Anlatım bu olursa hikaye “DOSTLUK” dolu olursa hayatın da öyle olur.

 

AKŞAM ŞUNU MU ANLATIYORSUN. Bugün boğazdan geçerken bir martı bir balık kapmıştı. Bir de Eran bebeğin yeni fotoğrafı Ay… böyle bir gülümseme yok tam bir mucize. Sanki bir meleğe bakıyordum. Anlatım buysa hikayen “HAYRET” dolu olursa yaşantında öyle olur.

 

Hayatınızı onu yaşarken değil onu anlatırken yaratıyoruz.

 

Anlatmadıklarını unutursun. Altı gün önce öğle yemeğinde ne yedin anlatmamışsan hatırlamıyorsun. Sorun şu ki; bazı hikayelerin içinde kayboluyoruz. Hep aynı hikayeyi anlatırsak başka bir dünyanın mümkün olduğunu unuturuz.

 

Bu modern toplumda içinde kaybolduğumuz bir hikaye var. Bulaşıcı bir hastalık. HIRS, TÜKETİM, KORKU

 

Burdan nasıl çıkacağız. Bu noktada hikayeler yardımımıza koşuyor. Masallar sıradan şeyler değil, binlerce yıl gönülden ağıza, ağızdan kulağa, kulaktan gönüle süzüle süzüle bize gelen şifalı simgesel yolculuklardır.

 

Masallarda Kahraman falan yok. Kahraman, plansız yola bir adım atan risk alan kişidir. Masallarda AŞK kazanır. Masallarda son ekmek lokması paylaşılır – masallarda en küçük kazanır. Masallarda yeni sihirli dünyalar keşfederiz. Ve bizler de onları dinlerken yaşıyoruz.

 

Bununla içinde kaybolduğumuz ormandan çıkış yolu buluruz.

 

Masallar atalarımızın sesidir, kulaklarımıza fısıldıyor. Hayatımızı yeniden yorumlamaya çağırıyor. Hayat yolunu farklı bir şekilde çizmemizi öğretiyor. Bu kahramanın yoludur.

 

Çünkü toplumlar kültür veya yasalarla değit hikayeleri ile var olurlar. Ve unutma, sen de bir masalcısın, bugün kime hangi masalı anlatacaksın?

 

Sevgilerimle  -  Shabat Shalom

 

Moşe PASENSYA

 

Geçen haftanın peraşasını okudunuz mu?









Yorumlar


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
WhatsApp Image 2020-09-08 at 20.52.59 (1

İLETİŞİM

Telefon                           :+97236582936
Mail                                :turkisrael@gmail.com

 

KÜNYE

İYT Web Sitesi Künyesi:
Editör                             :Av.Yakup Barokas
Grafik Tasarım              :Şemi Barokas 
                                       Ovi Roditi Gülerşen

© 2018 by Turkisrael.org

bottom of page