
Teknoloji Sektörü İsrael Ekonomisinin Lokomotifi Olmayı Sürdürüyor
İsrael ekonomisi, bölgesel güvenlik riskleri ve küresel ekonomik belirsizliklere rağmen dayanıklılığını korumaya devam ediyor.
Jerusalem Post'ta yayımlanan ekonomik değerlendirmeye göre, 2026 yılında büyümenin en önemli itici gücü yine yüksek teknoloji sektörü olacak.
Rapora göre, yapay zeka, siber güvenlik, sağlık teknolojileri ve finans teknolojileri alanlarında faaliyet gösteren İsraelli şirketler, hem yabancı yatırımcıların ilgisini çekmeye hem de ülkeye milyarlarca dolarlık yatırım kazandırmaya devam ediyor.
Teknoloji sektörü bugün İsrael'in ihracatının yaklaşık yarısını, Gayri Safi Yurtiçi Hasılası'nın ise yaklaşık %20'sini oluştururken, doğrudan ve dolaylı olarak yüz binlerce kişiye istihdam sağlıyor.
Ekonomik göstergeler de bu tabloyu destekliyor. Raporda, İsrael ekonomisinin 2026 yılı için %3,4–%3,8 arasında büyümesinin beklendiği, enflasyonun ise yeniden Merkez Bankası'nın hedef aralığına yaklaşmasının öngörüldüğü belirtiliyor.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları da İsrael ekonomisinin uzun vadeli dayanıklılığına dikkat çekiyor.
S&P Global Ratings İsrael'in kredi notunu A, Moody's Baa1, Fitch Ratings ise A seviyesinde teyit ederken, görünümün jeopolitik riskler nedeniyle temkinli olsa da ülkenin güçlü teknoloji sektörü, yüksek inovasyon kapasitesi ve sağlam finansal yapısının ekonomiyi desteklemeyi sürdürdüğünü vurguladı.
Raporda ayrıca, yüksek teknoloji sektörünün yalnızca yatırım çekmekle kalmadığı, aynı zamanda yüksek katma değerli üretim, ihracat gelirleri ve vergi gelirleriyle ekonominin diğer alanlarını da beslediği ifade ediliyor.
Uzmanlar, İsrael'in küresel teknoloji ekosistemindeki güçlü konumunun araştırma-geliştirme yatırımları, üniversite-sanayi iş birlikleri, girişim sermayesi fonları ve dünyanın en gelişmiş start-up ekosistemlerinden birine sahip olmasından kaynaklandığını belirtiyor.
Özellikle yapay zeka alanındaki yeni girişimlerin önümüzdeki yıllarda büyümeye ilave ivme kazandırması bekleniyor.
Bununla birlikte ekonomistler, sürdürülebilir büyümenin devamı için altyapı yatırımlarının artırılması, nitelikli iş gücünün desteklenmesi ve teknoloji şirketlerinin küresel rekabet gücünü koruyacak finansman ortamının sürdürülmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Tüm bu göstergeler, güvenlik risklerine rağmen İsrael ekonomisinin en büyük gücünün teknoloji ve inovasyon olmaya devam ettiğini ve ülkenin küresel yatırımcılar açısından cazibesini koruduğunu ortaya koyuyor.
Kaynak: The Jerusalem Post


Ayres de Angeles
Yo, Menahem Samrano, nasi i kresi en la ermoza sivdad de Estambol, una sivdad de mil maraviyas, de kayes yenas de recuerdos, de vozes amigas i de savor de vida.
Ayi pasi los anyos mas ermozos de mi manseves, entre famiya, amigos i los kostumbres ke nunka se olvidan.
La vida me yevo por otros kaminos.
Despues de kazarme, sali de mi kerida Estambol i me fui a bivir a Kanada.
Mas tadre, la suerte me trusho al pais de los esfuenyos, Amerika, ande ya yevo ventisinko anyos bivyendo en Los Angeles.
A lo largo de estos anyos, una koza no kambio mi amor por la buena mesa, por la buena konversasion i por los momentos de alegria ke aze la vida mas dulse.
Por esto, desidi partajar kon vozotros mis rekordos, mis eksperiensias i las alegrias ke la vida me fue regalando.
Espero ke mis palavras vos traygan una sonrisa, un buen recuerdo o un momento de plazer.
Si Dio kere, mos veremos en estas pajinas kon salud, kon alegria i, sovre todo, kon pas.
Un abraso fuerte,
Menahem Samrano
Es ke video de una semana antes?


B.H.
Eğer Tanrı'nın gerçek olduğuna dair, deneyimden doğan bir inanca sahip olsaydık, bugün hayatımız nasıl olurdu?
Eğer insanların peygamber olmak için eğitim alabileceği bir okulumuz olsaydı, Bene-YisraeL halkı nasıl olurdu?
Dua ederken veya meditasyon yaparken, daha yüksek âlemlere ulaştığımızı ve Tanrı ile bağlantı kurduğumuzu nasıl anlarız?
Cevap, bu uygulamaların sonucunda Tanrı sevgisiyle tutuşmamızdır. İçsel bağlantı, içimizdeki sevgi ateşinin uyanmasıyla kendini gösterir.
“Tanrı’nın bir meleği, çalılığın içinden Moşe’ye ateş alevi içinde göründü.” (Şemot 3:2) Eğer Tanrı sevgisiyle tutuşma hissi duyuyorsak, Tanrı’nın bir meleğinin bize göründüğünden emin olabiliriz.
Derler ki; Tanrı, kendisine özlem duyan bir kişiye üç çekim gücünün birleşimiyle kendini gösterir. Dünyevi insanın maddi varlıklara duyduğu çekim, çocuğun annesine duyduğu çekim ve kocanın karısına duyduğu çekim.
Tanrı'ya karşı böylesine tutkulu bir özlem duyan kim var? Tanrı'nın canlı varlığını deneyimleyemediği için içten içe ağlayan kim var?
Tapınağın yıkılışı ile Tanrı'yı tanıma yeteneğini kaybettik. Aynı zamanda O'nun varlığına duyduğumuz özlemi de. Bir zamanlar Şehina'nın varlığının bizde uyandırdığı o yoğun Tanrı bilinci özlemini kaybettik.
Tisha B'Av'da işte bunun için yas tutuyoruz.
Göksel ateş söndüğü için ağlıyoruz. Tanrı'nın gerçekliğinin Bene-YisraEL halkından kaybolması için ağlıyoruz. Şehina'nın sürgünde olması işte tam olarak bunu ifade ediyor.
Bu Tişa B'Av'da, bir köşeye sessizce oturun ve bu önemli sorular üzerinde biraz düşünün. Derinlemesine düşünün. Düşüncelerinize aciliyet duygusu katın. Özleminizi gerçek, anlamlı ve canlı kılın.
Çünkü Tanrı, Bene-YisraEL’den kendisine bir Mikdaş, (İçsel Tapınak) yapılmasını istiyor. Böylece “O” aramızda yaşayacak." (Şemot 25:8)
Tanrı'nın içinde ikamet edeceği bir tapınak haline gelmek için ne yapabiliriz?
Artık kadim zamanlarda olduğu gibi Tora kitabı ile değil Netflix izlerken uykuya dalıyoruz.
Bu haftaki “Vaet-hannan” bölümü bizlere ŞEMA duasını tanıtıyor. Tanrı'nın sözlerinin arka plan gürültüsü değil, hayatımızın ta kendisi olduğu evler kurmaya çağırıyor.
Moşe Tanrı'ya yalvardı. Vaet-hannan'ın anlamı nedir?
Yalvarma kelimesi (Et-hannan), Teselli sözcüğü (Tahanunim) ve Lütuf kelimesi (Hen) - aynı kök harflere sahiptir. Bu da fiil seçiminin, Moşe'nın yalvarışının Tanrı'nın lütfunu uyandıracağını ve bunun Moşe'nın tesellisinin kaynağı olacağını umduğunu anlamamıza yardımcı olur.
Evet……… Dua kapıyı açar. Ancak engeller merdiveni inşa eder.
Sürülmüş bir tarla olmadan yağmurun faydası yoktur. Kelebeğin kozadan çıkma mücadelesi olmadan uçuş olmaz. Düşmeden yürüyüş olmaz.
Gerçek imanın sadece yağmur için dua etmek değil, toprağı hazırlamak olduğunu öğreniyoruz. Sadece uçmayı hayal etmek değil, mücadeleyi kucaklamak olduğunu anlıyoruz.
O zaman Şabat Nahamu – Teselli Şabatı – Sadece yas (Tişa B’Av) sonrası bir teselli zamanı değil, aynı zamanda bir kesinlik zamanı haline gelir.
Yaratıcı uğruna yaptığımız her şey, mutlaka, belirlenen zamanda meyve verecek ve kırıklıkların daha az olduğu yeni bir güne uyanacağız.
Sevgilerimle - Sabat Şalom
Moşe PASENSYA
Geçen haftanın peraşasını okudunuz mu?





















