
Dışarıdan bakan biri için Israel siyaseti tam bir karmaşa gibi görünür.
Koalisyonlar kurulur, bozulur. Erken seçimler hiç bitmez. Televizyonu açarsınız, herkes aynı anda konuşur. Taksiye binersiniz, şoför iki dakika içinde Başbakanın nerede hata yaptığını anlatır.
Pazardaki satıcı, berber, üniversitedeki profesör... Herkesin bir fikri vardır. Daha doğrusu, herkesin mutlaka bir itirazı vardır.
İlk bakışta insan şunu düşünmeden edemez: "Bu kadar çok sesin olduğu bir ülke nasıl ayakta kalabiliyor?"
Cevabı zamanla anlıyorsunuz.
Burada insanlar siyaset konuşmuyor aslında.
Sahip çıktıkları şey ülke.
Israel'de vatandaş olmak sadece seçim günü oy vermek değildir.
Yanlış gördüğünü söylemektir.
Daha iyi bir fikrin varsa paylaşmaktır. "Ben olsam..." diye başlayan cümleler kurmaktır. Çünkü herkes, ülkenin geleceğinde kendi payı olduğuna inanır.
Bizim kültürümüzde eski bir söz vardır: "İki Yahudi bir araya gelirse, üç fikir çıkar."
Bu sadece hoş bir espri değildir.
Yüzyıllardır süren bir düşünme biçimidir. Sorgulamak, itiraz etmek ve tartışmak burada saygısızlık değil; hayata katılmanın bir yoludur.
Elbette bunun bir bedeli var.
Tartışmalar uzuyor.
Hükümetler değişiyor.
Kimse kimseyi kolay kolay ikna edemiyor.
Ama bunun büyük bir kazancı da var.
Bu ülkede insanlar kendilerini seyirci gibi hissetmiyor.
Herkes, bu hikâyenin içinde olduğunu biliyor.
Belki de bu yüzden en sıradan insan bile ülkenin geleceği hakkında konuşma hakkını kendinde görüyor.
Çoğu toplumda sessizlik düzenin işareti sayılır.
Israel'de ise sessizlik çoğu zaman ilgisizliktir.
Belki de bu ülkenin gerçek gücü burada yatıyor.
Herkesin aynı fikirde olmasında değil...
Herkesin, "Bu ülke benim de sorumluluğum." diyebilmesinde.
İşte bu yüzden, Israel'de 10 milyon başbakan yaşıyor.
Ezra BEHAR
IYT dip not :
İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.
Bir önceki yazımı okudunuz mu?


En los anyos 1940, en los Estados Unidos, una ijika de chika edad oyo en la radio por primera vez una musika klasika i de akea ora en delantra tomo una desizyon ke iva trokar su vida entera.
Esta ijika nombrada ELARA, apenas teniya sinko anyos, en su korason teniya un fuego ke su famiya mezmo no parvinyeron a amatarlo. Elara keriya azerse balerina. Dezeava de baylar en las tavlas de la shena i azerse una estreya, una famoza artista.
Ma malorozamente en akeos anyos, en los Estados Unidos era emposible para una ijika negra(preta) de azerse balerina.
Porke el bale era solo para las personas blankas. Syempre oyiya dizir de los koreografos
“para ser una balerina kale ke tengas un kuero blanko komo la mansana”
Estas palavras le tokava al fondo del korason i dizia “ke karar de syega idea para una forma de arte”
Malgrado todo Elara nunka torno de su idea, aunke sus amigas le davan konsejos de deshar esta idea enposivle, al kontraryo eya tomava maz fuersa porke teniya una ambisyon enkreyivle.
Para eya baylar era, pan, agua i ayre. Sin baylar no puedia tomar reflo.
Entonses un dia se prezento a una odision para el «White Swan Ballet», una de las kompanyas mas prestijyozas de los Estados Unidos. La primera i la sigunda vez fue refuzada.
A la tresera vez, un ombre ke peleava kon todos para ke la aksepten.
Mr.Delacroix, de la primera vez, remarko su talento, i komo era el grande de la kompanya, en el anyo 1955 parvino a entrarla al grupo de bale.
Kon esto Elara fue la primera mujer preta balerina en los Estados Unidos.
La primera vez baylo en el koro, dospues fue solista en "Les Sylphides" un rolo byen difisil, todos aplodisaron en pyes i kaji medya ora. Al otro dia todas las revistas eskrivyeron notisyas sovre el talento de Elara en dizyendo “el SWAN preto en la shena blanka”.
Esto fue una viktorya para ELARA.
Ma esta viktorya le kosto muy kara.
La kompanya ralizo una turne. La primera estasyon fue en Atlanta.
Kuando arivaron al otel, el ofisyal del otel la miro en la kara i le demando
“tu sos preta”?
“si so preta”
“alora no te puedemos tomar a este otel”.
De vista la mandaron a un otel byen leshos ke se kedan solo las pretas.
La mezma estorya se repeto en kada sivdad i en kada otel i en kada restoran.
Todos se burlavan de eya la arebashavan ma eya yene baylava, porke para eya baylar era un revolto silensyozo.
En 1957 vino a Montgomery, Alabama. En komyendo en el restoran vido un grupo ke eran miembros del KU KLUX KLAN.
(El Ku Klux Klan (KKK) es una organizasyon terorista rasista sekreta. Fondada en los Estados Unidos en 1895)
El korason de Elara empeso a batir porke ya savia muy byen ke son rasistas i kontra de las personas pretas, kontinuo a komer kon kalmo.
A la noche en baylando en la shena, un grupo de ombres kon maskas, saltaron a la shena i empesaron a gritar
“ ken es Elara, ke salga en medio de vista”
Todos los artistos kedaron paralizados, la musika kedo, ni un solo balet se meneyo, dingunos no avlo. Todos se aunaron i formaron una pared para guadrar a Elara.
El grupo buskaron kon los ojos ma no la toparon i abasharon de la shena. Elara estava entre eyos ma se guadro detras de las balerinas.
Por la onor de la shena, por la onor de los ekspektadores kontinuo a baylar kon el korason roto i kon tristeza.
Los anyos pasaron, Elara syempre fue arondjada de las puertas de grandes operas Amerikanas, komo Ballet Theatre, New York City Ballet i la Metropolitan Opera.
En 1961 desido de salir de los Estados Unidos i se fue al Bale Nasional de Hollanda. Por primera vez en Eropa no se avlo de su kolor, se avlo de su talento.
Baylo kon libertad i fue kerida por el puevlo.
Ma eya nunka se olvido i syempre tuvo remorso en el profundo de su korason ke serro las puertas, solo porke era preta, su pais ande nasyo.
Keridos lektores kon vuestra permisyon va azer un mez de vakansa alvermos en el mez de ILLUL kedavos en las buanas oras.
Forti BAROKAS
Es ke meldatesh la eskrita de una semana antes?


Guatemala, Kudüs'teki (Yeruşalayim)David Şehri'ni Ulusal Mirasının Bir Parçası Olarak Tanıyacak
Guatemala, Kudüs'teki (Yeruşalayim) tarihi David Şehri (City of David) arkeolojik alanını kendi ulusal mirasının ve kurucu değerlerinin bir parçası olarak tanıma kararı aldı.
Karar kapsamında, Guatemala Devlet Başkanı Bernardo Arévalo tarafından imzalanan özel bir anıt plaket, Kudüs'te (Yeruşalayim) düzenlenecek resmi törenle açılacak.
Amerika Birleşik Devletleri ve Arjantin'in ardından Guatemala da Kudüs'teki (Yeruşalayim) David Şehri Milli Parkı'na resmi anma plaketi yerleştirerek bu tarihi alanı ulusal mirasının bir parçası olarak tanıyan üçüncü ülke olacak.
Törene İsrael Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, ABD'nin İsrael Büyükelçisi Mike Huckabee, Guatemala'nın İsrael Büyükelçisi Ava Atzum Arevalo Triboullier de Moscoso, Guatemalalı parlamenterler ve üst düzey davetliler katılacak.
İngilizce ve İspanyolca hazırlanacak plakette, David Şehri'nin Kudüs'ün(Yeruşalayim) ilk yerleşim yeri olduğu, burada ortaya çıkarılan tarihi mirasın yalnızca İsrael için değil, tüm insanlık için önemli bir değer taşıdığı vurgulanacak.
Metinde ayrıca Guatemala ile İsrael arasındaki dostluk ve tarihi bağlara da yer verilecek.
Guatemala'nın İsrael Büyükelçisi Ava Atzum Arevalo, David Şehri'nin yalnızca tek bir ulusun tarihini değil, insanlığın ortak kültürel ve manevi mirasını temsil ettiğini belirterek, "Kudüs'ün (Yeruşalayim) kökenlerini onurlandırmak, insanlığın tarihsel mirasının önemli bir bölümünü korumak anlamına geliyor." ifadelerini kullandı.
David Şehri Vakfı Başkanı ve İsrael Ödülü sahibi David Be'eri ise Guatemala'nın bu kararının, Kudüs'ün dünya milletleri için taşıdığı evrensel anlamın güçlü bir göstergesi olduğunu söyledi.
Be'eri, arkeolojik kazılarla ortaya çıkarılan mirasın milyarlarca insanın tarihi ve kültürel hafızasına ışık tuttuğunu ifade etti.
Guatemala, İsrael'in en yakın dost ülkelerinden biri olarak biliniyor. Ülke, 2018 yılında büyükelçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e (Yeruşalayim) taşıyan ilk devletlerden biri olmuştu.
Devlet Başkanı Bernardo Arevalo'nun da geçmişte Kudüs (Yeruşalayim) İbrani Üniversitesi'nde eğitim almış olması, iki ülke arasındaki tarihi bağların dikkat çeken unsurlarından biri olarak gösteriliyor.
Kaynak: The Jerusalem Post
İYT Portalında "Taşlar konuşunca tarih ortaya çıktı" yazı dizisini ve videolarını izlemek için tıklayınız...





















