top of page



WhatsApp’ın kurucularından Yahudi iş insanı Jan Koum, Kudüs’teki Shaare Zedek Medical Center hastanesine 200 milyon dolarlık dev bir bağış yaptı. Bu bağış, İsrael sağlık tarihindeki en büyük bireysel hastane bağışı olarak kayıtlara geçti.


Koum Aile Vakfı tarafından sağlanan destekle hastane kampüsünde önümüzdeki altı yıl içinde 800 yataklı yeni bir hastane kulesi inşa edilecek.


Projenin tamamlanmasıyla Shaare Zedek’in kapasitesinin önemli ölçüde artması ve Kudüs’ün sağlık altyapısının güçlenmesi hedefleniyor.


1902 yılında yalnızca 20 yatakla kurulan Shaare Zedek Hastanesi bugün Kudüs’ün en yoğun sağlık merkezlerinden biri olarak faaliyet gösteriyor.


Yeni kulede modern yoğun bakım üniteleri, genişletilmiş acil servis, helikopter pisti ve ileri teknoloji tıbbi alanlar yer alacak.


Hastane Başkanı Prof. Jonathan Halevy, Jan Koum’un yaklaşık on yıldır hastaneye destek verdiğini belirterek, bu bağışın yalnızca finansal değil, aynı zamanda İsrail sağlık sistemine duyulan güvenin de güçlü bir göstergesi olduğunu söyledi.


Ukrayna doğumlu olan Jan Koum, genç yaşta ABD’ye göç etmiş ve 2009 yılında kurduğu WhatsApp uygulamasını 2014’te Facebook’a yaklaşık 19 milyar dolara satmıştı.


Dünyanın en önemli Yahudi hayırseverlerinden biri olarak gösterilen Koum, özellikle Yahudi toplumu ve İsrael’e yönelik projelere verdiği destekle tanınıyo.


Yaklaşık 750 milyon dolara mal olması beklenen yeni hastane projesinin, artan Kudüs nüfusunun sağlık ihtiyaçlarına uzun vadeli çözüm sunması amaçlanıyor.



Bir önceki sosyalağlardan yazısını okudunuz mu?


 



İsrael’in yıllardır mücadele ettiği doktor açığını kapatmak için yürütülen uluslararası Aliya çalışmaları dikkat çekici sonuçlar vermeye başladı.


Paris’te düzenlenen özel “MedEx” organizasyonuna Fransa, Belçika, Almanya ve çevre ülkelerden yüzlerce Yahudi doktor katıldı. Katılımcıların büyük bölümünün İsrael’e yerleşmeyi planladığı açıklandı.


Etkinlik, Nefesh B'Nefesh iş birliğiyle  İsrael Aliya ve Uyum Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve The Jewish Agency for Israel desteğiyle gerçekleştirildi.


Organizasyonda doktorlar, İsrael’in önde gelen hastaneleriyle birebir görüşmeler yaptı.


Katılan sağlık kurumları arasında Hadassah Medical Center ve Soroka Medical Center gibi önemli merkezler yer aldı.


İsrael’de özellikle kuzey ve güney bölgelerinde ciddi doktor eksikliği yaşandığı belirtilirken, yeni gelen doktorların bu bölgelerde sağlık sistemine büyük katkı sağlaması bekleniyor.


Sağlık Bakanlığı verilerine göre etkinlik sırasında onlarca doktor lisans dönüşüm başvurusu yaptı.


Ayrıca ilk kez yabancı doktorlara yönelik İbranice yeterlilik sınavı da organizasyon kapsamında gerçekleştirildi.


Aliya ve Uyum Bakanı Ofir Sofer yaptığı açıklamada, “Bu doktorlar sadece mesleki bilgi getirmiyor, aynı zamanda İsrael toplumunun dayanıklılığını da güçlendiriyor” ifadelerini kullandı.


Yetkililer, 2024 yılında başlatılan program kapsamında önümüzdeki beş yıl içinde yaklaşık 2 bin doktorun İsrael’e kazandırılmasının hedeflendiğini açıkladı. Şu ana kadar ise 1100’den fazla doktorun Aliya yaptığı bildirildi.


Artan antisemitizm ve dünya genelindeki güvenlik endişeleri nedeniyle son dönemde Aliya başvurularında ciddi artış yaşandığı ifade ediliyor.

 


Bir önceki sosyalağlardan yazısını okudunuz mu?


 



Sivan ayı, içsel olarak bir çağrıdır. Bu ayda hem Tora verilir hem de Toramızın 4. Kitabı olan Bamidbar’ı okuruz. Tesadüf değil çünkü insan ancak kendi içsel çölünden geçtiğinde hakikati duymaya başlar. Çöl ilk bakışta boşluk gibi görünür. Sessizdir. Belirsizdir. Konfor sunmaz. Tıpkı hayatımızdaki geçiş dönemleri gibi…

 

Nereye gittiğimizi tam bilmediğimiz, eski benliğin artık yetmediği ama yenisinin de henüz doğmadığı zamanlar. İşte çoğumuz bu alanlardan kaçmak isteriz. Hemen bir cevap bulmak, boşluğu doldurmak, belirsizliği kontrol etmek isteriz. Bamidbar bize başka bir şey öğretir: Bazen yön, tam da kaybolmuş gibi hissettiğin yerde doğar.

 

Tanrı’nın sesi şehirlerin kalabalığında değil, çölde duyuldu. Çünkü hakikati duymak için önce içsel gürültünün susması gerekir. Sivan ayı bize şunu sorar: İçimde susturmaya çalıştığım hangi sessizlik aslında bana bir şey anlatıyor? Hangi belirsizlik, beni korkutmak yerine büyütmek için geldi?

 

Eğer bu “çöl” bir ceza değil de hazırlık olsaydı, ona nasıl bakardım? Belki şu an hayatında cevapların az olduğu bir dönemdesin. Belki netlik henüz gelmedi. Bu, yanlış yerde olduğun anlamına gelmez. Belki de tam olarak olman gereken yerdesin: çölde. İnsan bazen en büyük ilahi mesajını her şey sustuğunda alır.

 

Sivan’ın daveti şu: Boşluktan korkma. Hemen doldurmaya çalışma. Sessizliğe güven. Çünkü bazen ruh, en net sesini tam da çölde fısıldar. O sesi duymaya bu sene farklı bir tora almaya hazır mısın?

 

Riva N. ESSEMİNİ

 

  Bir önceki yazımı okudunuz mu?

 

 

 







Featured Posts
Recent Posts
Archive
Search By Tags
Follow Us
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
WhatsApp Image 2020-09-08 at 20.52.59 (1

İLETİŞİM

Telefon                           :+97236582936
Mail                                :turkisrael@gmail.com

 

KÜNYE

İYT Web Sitesi Künyesi:
Editör                             :Av.Yakup Barokas
Grafik Tasarım              :Şemi Barokas 
                                       Ovi Roditi Gülerşen

© 2018 by Turkisrael.org

bottom of page