
Vemos kon tristeza i espanto las matansinas echas por los islamistos estos dalkavos anyos en Fransya i en Alemanya ke mos akodran las atrosidades del Hamas en el sud de Israel i ke son la kavza de los komplotos armados ke la Ermandad muzulmana enfiltrada en Evropa organiza. Mizmo los payizes arabos komo el Ayifto onde la doktrina de los Ermanos Muzulmanos fue kreyada, la defenden en eliminando o aprezando los miembros fundadores i sus disiplos. Visto esta situasyon, esta organizasyon inimiga de las demokrasiyas del oksidente ke mira de derrokarlas, a la kayades sin azer bruido kon los anyos tomo kamino i se establesyo en Evropa.
El dalkavo atentado de los teroristos en Berlin mos mostra komo eyos pueden atakar sin piadad i kuando dechizan. Mizma situasyon en la Suisa despues ke un islamisto kuchiyo 3 personas en el sentro de la sivdad de Winterthour. El atakante turko-suiso no reprezenta un kavzo asolado visto ke en 2020 4 teroristos miembros del Al-Kaida fueron arestados en Friburgo onde 700 sospechyozos fueron djuzgados por terorizmo el anyo pasado.
Los servisyos de informasyon evropeos sovre los simanes ke el Mossad les transmetyo el Hamas no solo se kontenta de terorizmo en Israel, ma apareja dezde munchos anyos atentados sangrientes en Evropa. En Febrayo 2023 8 mezes antes del atako del 7 oktobre la selula del Hamas en Alemanya resivyo el orden de organizar el arivo de armas del Libano i de aparejar un atentado teroristo bastante grande al stilo de los masakros kometidos en Israel. Sovre los investigadores de la polisia aleman los teroristos avian tomado komo eskopo de atakar la baza militar amerikana de Ramstein, la ambasada Israeliana en Berlin i el parko Tempelhofer Feld de la kapitala. Orozamente ke los atentados fueron impididos a tiempo.
El Hamas fue fundado en 1987 komo la seksyon palestiniana de la Ermandad muzulmana, la kuala tiene komo buto la destruksyon d’Israel i la eliminasyon de la prezensya djudiya en el Medyo Oriente. En dia de oy Israel lucha kon toda su fuersa militar el Hamas, kuando de su parte la Ermandad muzulmana arkitekta de la ideolojia del Hamas, a las kayades mira de influensar las institusiones politikas del mundo libero kon objektivo de derokar del interyor los fundamentos de la demokrasiya i de arebashar los djudyos kon una propaganda antesimita viseralmente egzistiendo en la memoriya kristiana. Ademas eya mira a vizar kon pasensya i sin peligro a transformar fondamentalmente la sivilizasyon oksidentala.
Para pueder kontrolar las sosiedades evropeas la Ermandad ajisa i mira de tener progresivamente el kontrol de las strukturas de los estados onde se infiltra. Empleya lo ke se yama la doktrina Tamkeen (biervo arabo) ke eksplika komo empleyar las stratejiyas umanas i politikas, sovre las kualas se mira de insembrar raises institusionales ke permeten de kontrolar progresivamente las strukturas de un estado, de una sosiedad durante un tiempo largo.
Afin de destruir los fundamentos oksidentales el ‘islamizmo lejitimo’ opera striktamente sovre las leyes oksidentalas afin de sabotarlas sin ke la djente se rende kuento del ayudo ke eyas les dan. En el oksidente oy se topa munchos tontos ke no se renden kuento de sus estimasyones yerradas del islam. Los ekspertos de seguridad evropeos ven la Ermandad muzulmana komo un lovo vistido de kodrero, ke mira sistematikamente de ovrar kontra las libertades demokratikas kon pasensya, sin presuro por ke su buto final es de krear un estado teotratiko mundial sovre los prensipyos de la sharia.
Sovre los partizantes los mas importantes de los Ermanos Muzulmanos son el governo de mollas del Iran i el governo turko de Erdogan i su partido politiko AKP. El ke da un muy grande apoyo ekonomiko al lavoro de propaganda islamisto es el Katar. Miliardas de dolares proviniendo del Katar fueron investidos en el mundo para krear un atmosfero pozitifo sovre el islamizmo. Para protejar estas aktividades la Ermandad uza el sistema nomado marhaliyyah ke kere dizir adaptasyon de un diskorso falso, enganyador al langaje oksidental. Kon este sistem el Katar enkoraja el boykot del estado djudyo i mira de retornar la opinyon publika kontra Israel.
La Ermandad no pensa en trimestros ma en siglos. Kale segir el Ayifto, la Arabiya Seudita, los Emirates ke se adjuntaron kontra esta gezera i ke kale ke el oksidente aga lo mezmo kuando el keda paralizado achakes de su bovedad buenacha. No kale ke permetan a ke los islamistos agan nidos politikos en sus payizes. Un payiz ke no da importansa a sus fundamientos relijiyozos i politikos i no se proteja del islamizmo perye kon tiempo su kapachita de defender la asimilasyon de sus sivdadinos.
Israel i sus aliados deven de alarmar a este sujeto el oksidente entero. Israel en partikular deve de tener un rolo prinsipal kontra el islamizmo en aklarando sus menasas sovre la sosiedad demokratika i además en mirando de konvenser los responsavles oksidentales del perikolo ke los aspera, en dandoles ransenyamentos ke puederan servir a sus servisyos de informasyon.
Dr.Selim Salti
Es ke meldatesh la eskrita de una semana antes?


Katarın genel çizgilerini önceki yazımda vermeye çalıştım.
Bu yazımda Katarın Müslüman Kardeşler ideolojisine küresel bağlamda yaptığı katkıyı, ve batı dünyasında giderek güçlenen siyasal İslama verdiği desteği incelemek için kullandığı iki değişik kanala odaklanmak istiyorum:
Akademik Dünya ve Medya
Akademik Dünya:
Tüm dünya ülkeleri arasında Katar ABD üniversitelerine açık farkla en büyük bağışları yapan ülke. Resmi sayılara göre 6.6 milyar dolar, bazı denetçi örgütlere göreyse gayrıresmi rakkam 20 milyar dolar.
Bunları yazaken size yeni bir bilgi vermediğimin bilincindeyim.
Ama bilir misiniz ki Katar ABD’deki ‘’K 12’’ eğitim sistemine de büyük bağışlarda bulunur?
K 12 ABD’de yuvadan lise son sınıfa kadarki eğitim sistemini kapsıyor. Yani Katar, ABD’nin bazı yerlerinde 5 yaşından başlayarak 18 yaşına kadar çocukların nasıl, ne fikirlerle eğitileceklerini etkiliyebiliyor.
Arapça öğrenim, sosyal projeler, öğretmen eğitimleri gibi etkinliklerin bütçesi Katar için sorun değildir. Önemli olan bu çabaların sonunda gelişecek olan acendadır.
Bir yandan eğitim sistemine yaptığı cömert bağışlarla yerel halktan övgü alırken, öte yandan Müslüman Kardeşler ideolojisini güzel bir ambalaj içinde sunar Katar.
Ondan sonra da batılılar ‘’yahu ABD’de özellikle Demokratlar nasıl da birdenbire bu kadar progresiv kesilebiliyorlar’’ diye hayretlere garkolur!
Dohadaki ‘’Eğitim Şehri’’ Katarın Batıdaki ve özellikle ABD’deki yüksek eğitim kurumlarını etkiliyen sistemin motoru.
Bu mega yerleşke ‘’Katar Fonu’’ tarafından finanse edilir.
Katar çeşitli üniversiteleri, tüm finansmanlarını sağlayarak, bu yerleşkede eğitim programlarını sunmaya davet eder.
Bu teklifi kabul edenler arasında Cornell, Georgetown, Northwesten, Carnegie Mellon, Virginia Commonwelath gibi isimler de yer alır. Bu üniversitelerin ABD’deki esas merkezlerine de her sene milyonlarca dolar akıtılır.
Bir parantez: Bu projeye katılanlar arasında İsraellilerin iyi tanıdığı bir isim de ‘’şeyh özel danışmanı’’ sıfatıyla yer aldı. Hizbullah lehine casusluk yapmakla suçlanan, ülkeden kaçan ve Dohaya yerleşen eski Knesset milletvekili Azmi Başara.
Başara ayrıca gerek ABD’de gerekse İsraelde kimlerle ilişki kurulması ve kimlerin ‘’beslenmesi’’ konusundaki seçimlerde de Katar yönetimine yardımcı oldu.
ABD üniversitelerine araştırmalar için yüksek fonlar aktarılır.
Akademisyenler siyasal bilimler, Ortadoğu konuları üzerinde araştırmalar yapar ve akademi dünyasına sunar.
‘’Katar’ın akademisyenleri’’ üniversite öğrencilerine çeşitli burs ve fonlar sağlar, çalıştıkları üniversitelerdeki müfredatı belirler, işe alınacak öğretim üyelerini seçer, ve araştırma konularına yön verirler.
Şimdiye kadar bağışların bir kısmı yasal yollarla yapılırken, bir kısmı da masa altından yürütüldü.
Şimdilerde ABD’deki kontrol mekanizması, yani kanun koyucular, akademik gözlemciler/denetçiler gibi kuruluşlar hafiften uyanmaya başladı.
Uyananlardan biri de Texas A&M. Doha şubesini kapatma kararı aldı.
Ama atı alan Üsküdarı geçti mi?........................................Karar sizin.
Geçelim medya bölümüne
Başrolde tabii ki 1996 yılında kurulan El Cezire Medya Ağı (Network).
Fikir babası şimdiki liderin babasının kuzeni Şeyh Hamed bin Casem.
El Cezire doğal olarak Ortadoğu haberlerine odaklanır ve bunları Müslüman Kardeşler ve Hamas ideoloji süzgeçlerinden geçirerek dünyaya servis eder.
El Cezirenin İngilizce yayınları tanınmış batılı gazetecileri kullanır. Bu yayınlarda batıda daha popüler olan insan hakları, anti kolonyalizm gibi konulara odaklanarak kendi anlatacağı narative/öyküye sempatizan bir seyirci kitlesi oluşturur.
Katarın ikili oyunu El Cezirenin Arapça ve İngilizce yayınlarında kullandığı iki apayrı dille belirginleşir. Arapça yayında El Kardawi intihar teröristleri için cihad fetvası verir, İngilizce yayında Katarın doğayı korumada gösterdiği çabalar manşet olur !
El Cezirenin bir üstünlüğü de Ortadoğudaki her savaşta olay yerindeki ilk TV ekibi olmasıdır. Savaş narativini de o belirler.........Neden acaba ?
Yenilikçidir de Katar.
Yeni sunduğu AJ+, gençlerin dijital dünyasına hitap eder ve Tik Tok, You Tube, X ve Instagram gibi sosyal medya platformlarında boy gösterir.
Bu kez de gençlere yönelik popüler konular, progresiv davalar, insan hakları, batıdaki sosyal eşitsizlik işlenir; böylece sempatizan bir gençlik kitlesi oluşturulmaya çalışılır.
Futbol kulüplerine sponsorluk yatırımları yaparak, hatta bazı kulüpleri ve de maçların yayın haklarını satın alarak, Katar sporsever kitlenin de kalbine ulaşmaya çalışır.
El Cezirenin reklam gelirlerine muhtaç olmaması ona daha geniş bir hareket alanı sunar. Daha zengin, büyük bütçelere gereksinim gösteren progranlar yapmasına olanak sağlar.
2017 yılında BAE, Bahreyn, Mısır ve Suudi Arabistan tarafından Katara uygulanan ambargoda, kaldırılması için istenen şartlar arasında El Cezirenin kapatılması da vardı. Katar buna kesinlikle karşı çıktı. Bu olay da Katarın kendi ‘’yumuşak gücü’’ne verdiği önemi gösterir.
Akademi ve medya Katar yumuşak gücünün iki ‘’olmazsa olmaz’’ıdır.
(Yazı dizisi son bölümüyle devam edecek)
Bondi CHAKIM
IYT dip not :
İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.
Bir önceki yazımı okudunuz mu?


Yok, politika konuşmayacağım. Sağ, sol, demokrat, muhafazakâr da değil.
Israel'de seçimler derken, bir Israellinin sabah gözünü açtığı andan itibaren yaptığı küçük seçimlerden bahsediyorum.
Gün genellikle kahveyle başlar. Güzel bir sütlü kahve mi, sert bir espresso mu?
Evde mi içilecek, aşağıdaki kafede mi?
Yanına bir şey yenilecek mi, yoksa "bugün dikkat ediyorum" deyip öğlene kadar dayanılacak mı?
Sonra işe nasıl gidileceği seçilir.
Waze üç yol gösterir.
Israelli dördüncüsünü bilir.
Çünkü Waze her şeyi bilemez.
Öğlen ne yiyeceği ayrı bir seçimdir. Humus mu, şnitzel mi, salata mı?
Salata seçilir, yanına patates alınır. Böylece hem sağlık hem mutluluk korunmuş olur.
Alışveriş daha ciddidir.
Aynı ürün başka yerde üç şekel daha ucuzsa mesele artık para değildir.
Prensip meselesidir.
Israelli kazıklanmayı sevmez.
İndirim bulmak ekonomik başarıdan çok küçük bir kişisel zaferdir.
Akşam gelir. Deniz mi, ev mi, arkadaşlar mı?
Çocuklarla mı kalmalı, biraz yalnız mı olmalı?
Haberleri mi açmalı, ruh sağlığını mı korumalı?
Gün boyunca onlarca küçük karar.
Ama hepsinin altında aynı huy vardır: kendi seçimini kendi yapmak.
Belki de bu yüzden Israel'de herkesin size bir tavsiyesi vardır ama son sözü kimse sizin elinizden alamaz.
Komşu başka kahveyi önerir, taksi şoförü başka yolu bilir, market kasadaki bile "o değil bunu al" der. Dinlersiniz, gülümsersiniz, sonra yine kendi bildiğinizi yaparsınız.
Çünkü Israel'de seçim sadece dört yılda bir sandıkta yapılmaz.
Her sabah yeniden başlar, küçük küçük. Ve ilk soru genellikle en zorudur:
Espresso mu, hafuh mu?
Ezra BEHAR
IYT dip not :
İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.
Bir önceki yazımı okudunuz mu?






















