

ÖNYARGI ÖNSEZİYE YOL VERECEK Mİ?
Anne kız tartışıyor… Anne hem öfkeli hem korumacı hem yerinde duramıyor hem de sevecen olmaya alışıyor… Kız anlamıyor. Önsezi ve önyargılar ile örülen bu karmakarışık durum bir gün çözülecek mi? Einstein bile “Atomu parçaladım ama önyargıları parçalayamadım” demiş. Kız bunu bilmiyor. Einstein’ın kastettiği şey, bilimsel ilerlemenin ahlaki ve düşünsel ilerlemeyi otomatik olarak getirmediğidir. Atom dış dünyadır ön yargı ise içimizde. Geçmiş deneyimler ile zaman içinde y


DJUDYOS AKUZADOS EN DAMASKO
Los sefaradim ke vinieron al Imperio Otomano de Espanya i mas despues de la Italya en el siglo 16, en aresentandosen en el imensyo payiz muzulmano siertos de eyos preferaron morar en Damasko i en Alepo onde egzistiyan viejas chikas komunidades djudiyas afin, de profitar del komersyo entre el Oriente i la Evropa. El kamino de la seda fue siempre un trajeto importante para los sefaradim ke en ambezandosen a avlar el arabo i el turko fueron kapaches de enrikesersen del komersyo


En ahlaki görev: kaybolmamak
Yahudilik dışarıdan bakınca kolay anlaşılan bir şey değildir. Çünkü Yahudilik tek bir kalıba sığmaz. Din de değildir sadece, millet de değildir sadece. Kültür, soy, gelenek — bunların hepsi var içinde, ama hiçbiri tek başına yetmez. Yahudilik bunların hepsinin birlikte yaşadığı çok eski bir aile hafızasıdır. Annesi Yahudi olan biri, inanmasa da Yahudi kabul edilir. Sinagoga gitmese de kaşer yemese de Tanrı hakkında şüpheleri olsa da Yahudi kalır. Başka dinlerin kolay anlaya


Coğrafya yok, tarih hiç yok; ama filo var!
Cihatçı ideolojiyi ve terörünü artık tanıdık, kanıksadık. Amaç: Cihadı dünya yüzünde hâkim kılmak İlk hedefi de İsrael. Önce onu yok edecekler. Sıra dünyanın diğer bölgelerine daha sonra gelecek. (Avrupa da nasibini almaya başladı zaten) Bunu Hamas tüzüğünde açıkça yazıyor, İran 47 yıldır uluslararası platformlarda açık açık söylüyor, Hizbullah da boş durmuyor. 7 Ekim Hamas katliamı başta olmak üzere, cihatçı terörün İsrael’e büyük zararlar verdiği yadsınamaz. Bunları görüy


BEHAALOTEHA - DESERT STARS
B.H. Bu haftaki Tora bölümünde Moşe dibe vuruyor. Şikayetler ve yayılan reddedilme bombardımanına maruz kalan Moşe, Tanrı'ya şöyle diyor: "eğer SEN (at) bana böyle davranıyorsan, eğer gözünde beğeni bulduysam beni şimdi öldür ki kötü halimi görmeyeyim." (Bamidbar 11:15). Tanrı pratik bir şekilde cevap veriyor. Tanrı, Moşe'ye yetmiş ihtiyarı Buluşma Çadırı'nda toplamalarını ve ruhunun bir bölümünü onlara inmesini sağlamasını söylüyor. Bu, Moşe'yi o kadar güçlendiriyor ki,


Petrol Borularının İsrael’de Ne İşi Var?
Petrol üretmeyen İsrael’de bugün bir kısmı hala faal olan, çoğu ise artık atıl durumda bulunan eski petrol boru hatları olduğunu biliyor muydunuz? Peki Ortadoğu’nun tarihini şekillendiren bu hatlar bugün de çalışıyor olsaydı, günümüzün kuvvetler dengesi acaba nasıl değişirdi? Birkaç hafta önce Golan Tepelerine yaptığımız bir gezide eski bir askeri kontrol noktasını ve yıllarca petrol boru hattı vana istasyonu olarak kullanılmış bir bunker’i ziyaret ettim. Bunker, büyük ihti


KADA KANTİKA TYENE SU ESTORYA.
En una ermoza tadrada de Estanbol, en entrando el sol apoko apoko en las nuves, tres amigos entimos, bushkan lugar para bever. El tanyedor de tambor Osman, el eskritor i poema Ahmet Rasim i Neyzen Tevfik. Ande se van, syempre los tres endjuntos, todos ya los konosen, El uno tanye Tambor, el otro asopla Ney i Ahmet Rasim amoroso de la musika Turka eskrive poemas i palavras de kantikas. Ahmet Rasim un ombre muy elegante, kada noche dopues del echo se va enderecho a su kaza,


BÜYÜKADA
Si keres fuirte del bruido de la sivdad, suvete a un vaporiko de Bostancı i dirijate a una de las izlas de Estambol. Te rekomendo de ir a Büyükada. En abashando del vapor, el umo i el bruido de la sivdad disparesen. El parfum de las rozas i el aire fresko de la izla te enborrachan. Tomar un te en el kafiko al bodre de la mar i ver la djente korriendo para alkansar a los vapores es un grande plazer. Kuando no esto okupada, me merko pipitas del vendedor de enfrente i piedro l


BU BENİM SEFER TORA’MDIR
Merhaba sevgili okuyucularım. Geçtiğimiz hafta çok önemli bir şahsiyeti kaybettik. Abraham Abe Foxman. Savaşın bittiği 1945 yılında, hayatta kalabilen kimsesiz Yahudilerin, ailelerini çılgına dönmüş bir şekilde aradıkları dönemde, Henryk henüz küçük bir çocuktu. Henryk dadısıyla birlikte yaşıyordu. Dadı, çocuğun babasının isteği üzerine onu yanına almış, kendi çocuğu gibi bakmış, yedirmiş içirmişti. Onu Nazilerden korumuştu. Aslında kadın bunu yaptığı için hayatını tehlikeye


Kalbimden kalemime uzanan kelimeler...
Kırmızısı solmuş, güneşten ve zorlu hava şartlarından yıpranmış, yorgun yüzlü emektar şezlongumdan toprağa uzanan yalın ayaklarım, toprağın gece çiğ yemiş yüzeyinde hoşnutlukla ağır ağır ufacık kımıldanışlar yapıyor. En nihayetinde yüzünü gösteren yemyeşil çimler, yeşilin en koyu hâlini sonunda aldılar. Uzun bir kıştan sonra, eksi 20’leri hatta -30’ları gören ve yün çorapların içine saklanmış bedenimin tüm yükünü çeken uzuvlarım bu özgürlükten son derece keyifliler. Milou v






















