top of page

Coğrafya yok, tarih hiç yok; ama filo var!

  • 1 saat önce
  • 3 dakikada okunur



Cihatçı ideolojiyi ve terörünü artık tanıdık, kanıksadık.


Amaç: Cihadı dünya yüzünde hâkim kılmak


İlk hedefi de İsrael.


Önce onu yok edecekler. Sıra dünyanın diğer bölgelerine daha sonra gelecek. (Avrupa da nasibini almaya başladı zaten)


Bunu Hamas tüzüğünde açıkça yazıyor, İran 47 yıldır uluslararası platformlarda açık açık söylüyor, Hizbullah da boş durmuyor.

 

7 Ekim Hamas katliamı başta olmak üzere, cihatçı terörün İsrael’e büyük zararlar verdiği yadsınamaz.

Bunları görüyoruz, anlıyoruz, yaşıyoruz.


Benim anlamakta zorluk çektiğim batılı dünya. Yani önce Avrupa sonra da ABD, progresifleriyle ve hatta artık progresif olmayanlarıyla da.


Avrupa ‘’Filistin’i kurtarmak/desteklemek için değişik boyda teknelerden oluşmuş filo yolluyor Gazze’ye.

Avrupa’da Hamas’a destek gösterilerinden geçilmiyor.


Gazze’yi Hamas’tan kurtarmak için gelse filo, ben de sevineceğim. Gazeliler rahatlayacak. İsrael de.

Ama öyle değil. Gazze’yi, Filistin’i ‘’kolonyalist’’ İsraellilerden kurtaracaklar!


Önce bakalım Flistinliler kim, kolonyalistler kim?

 

Biraz tarih.


Filistinliler kim? Böyle bir devlet hiçbir zaman olmamış. Peki, adı nerden geliyor?


Yıl M.S. 132.


Roma İmparatoru Adrian, Bar Kohva isyanı nedeniyle ‘’Yudea’’ bölgesinde yaşayan Yahudilere kızıyor ve Yahudilerin bu topraklarla olan bağını kesmek için buraya, antik zamanlarda Yahudilerin düşmanı olan ‘’Filistin’’lilerin adını veriyor. Bir taşla iki kuş. Ne var ki İmparator bu isim değişikliğini yaptığında Filistinliler kavim olarak yedi yüzyıldır tarih sahnesinden silinmiş. ( Filocuları ve destekçilerini bu ilgilendirmez tabi.)


Anlayacağınız ‘’Filistin’’ adı politik nedenlerle yaratılmış bir narativ, bir öykü.


Haa, peki İsrael kurulduğunda bu topraklarda yaşayan Araplar yok muydu diyeceksiniz.


Tabii ki vardı.


Peki bunların bu topraklarda hiç mi hakkı yok?


Tabii ki var.

 

Tarih bilgilerimizi tazeleyelim.


Yahudiler, arkeolojik kazıların da ispatladığı gibi, üç bin yıldır bu topraklarda devamlılık göstermiş. *


Bazen azalarak, bazen çoğalarak.


Devlet de kurmuşlar, sürgüne de yollanmışlar.


1948 yılında B.M. kararları gereğince devletlerini ilan edince, onları çevreleyen Arapların, (Filistin diye olmayan bir devletin değil, bölgedeki Arapların) saldırısına uğramışlar, dört bir yandan.


Direnebilmişler.


Bu çatışmalarda topraklarını terekeden veya terkedilmeye zorlanan Araplar olmuş, tıpkı çevre Arap ülkelerinden kovulan veya kaçmak zorunda bırakılan Yahudiler gibi ve hemen hemen benzer sayılarda.

Ancak çevre ülkelerden kovulan Yahudilere yapılanların aksine, İsraelliler, bu toprakları paylaşıp birlikte yaşamayı defalarca önermişler burada kök salmış Arap komşularına.

 

Önce 1948 ‘de, sonrasında Arap ordularının başlattığı her savaştan sonra, Oslo antlaşmalarında, Başbakan Ehud Barak ve Başbakan Ehud Olmert dönemlerinde.


Ne yazık ki yapılan her barış önerisi reddedilmiş.


Neden?


Çünkü Araplar varlığını kabul zaman bu topraklarda bir Yahudi Devletinin varlığını kabul etmemişler, edememişler.


Çünkü maalesef her ‘’Filistin’’ yönetimi Yahudilerle birlikte yaşamayı değil, Yahudilerin yerine bu topraklarda yaşamayı yeğlemiş.

 

(Gazze’de de zaten 2005 yılından beri, yani 21 yıldır, tek İsraelli yok, (7 Ekim sonrasına kadar)

Bu tarihi gerçeklerin ışığında İsrael mi kolonyalist oluyor?

 

Şimdi biraz da coğrafya’ya dönelim.


İsrael’in yüzölçümü 20,770 kilometrekare.


Suriye’nin 185,180, Ürdün’ün 89,342, Irak’ın 438,317, Mısır’ın 1,001,450, İran’ın 1,648,195, ve Suudi Arabistan’ın ise 2,149,690 kilometrekare.


Yahudilerin, hele Holokost’tan sonra gidebilecekleri başka hiçbir  yerleri yok.


20 bin kilometrelik, ülke adının bile haritaya yazılamadığı ufacık bir köşede sıkışıklar.


Kendilerini ‘’Filistinli’’ diye tanımlayanların ise gidebilecekleri, dindaşları veya ırkdaşlarının sahip olduğu 5,512,174 kilometrekarelik bir sahaları var. İsrael’in tam 265 misli. Yazıyla iki yüz altmış beş  misli.

Yani çevresindeki Arap/İran topraklarına TAM 265 tane İsrael sokabilirsiniz!


Yanlış anlaşılmasın. Transferden bahsetmiyorum.


Tabii ki bu topraklarda yaşayanların yaşamlarını burada sürdürmeleri temel hakları. Yeter ki Yahudilerin yerinde yaşamayı değil de Yahudilerle birlikte barış içinde yaşamayı yeğlesinler.


Ve çocuklarını Yahudilere karşı kin, intikam ve nefretle değil de, sevgi ve barış ilkeleriyle eğitsinler. Ancak o zaman Ortadoğu barış yüzü görebilir.

 

’From the river to the sea, Palestine will be free’’ diye bağıran filocular ve destekçileri:

Yahudilerin bu topraklardaki TARİHLERİ hakkında yardımcı olabildim mi?


Karşı tarafın kaç barış önerisini reddettiğini özetleyebildim mi?


Coğrafi bağlamda İsraelin inanılmaz (!) yüzölçümüyle kendisinden 265   kere daha büyük komşuları arasında ne muazzam ve kabir (!) bir kolonyalist devlet olduğunu hala iddia edebilecek misiniz?


İran’ı, Hamas’ı, Hizbullah’ı destekleyen batılılar:

İsrael bitirilirse sıranın size geleceğini hala mı fark edemediniz?


Cihatçılara bu desteği aptallığınızdan mı, yoksa cahilliğinizden mi veriyorsunuz?


Yoksa -ağzınıza almak istemediğiniz- antisemitizmliğinizden olabilir mi?

 

Aklıma gelmişken, Batı Afrika’da cihatçı terör neredeyse Hristiyan bırakmadı ortalıkta. Oraya da bir “insancıl filo” düşünmez misiniz?


Ama yine aptal bir soru sormuşum.


O bölgede İsrael veya Yahudi yok ki. Dolayısıyla zulüm de olamaz. Sadece katledilen insanlar olur!!! (Ama o da kimin umurunda; değil mi, sayın Guteres?)

 

Bondi CHAKIM

 

*Kaynak: When the Stones Speak  / Doron Spielman




IYT dip not :

İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.


Bir önceki yazımı okudunuz mu?








Yorumlar


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
WhatsApp Image 2020-09-08 at 20.52.59 (1

İLETİŞİM

Telefon                           :+97236582936
Mail                                :turkisrael@gmail.com

 

KÜNYE

İYT Web Sitesi Künyesi:
Editör                             :Av.Yakup Barokas
Grafik Tasarım              :Şemi Barokas 
                                       Ovi Roditi Gülerşen

© 2018 by Turkisrael.org

bottom of page