

MANTAR SEVER MİSİNİZ?
Mantar sever misiniz? Bizim neslin oldukça temkinli yaklaştığı bir doğa harikasıdır. Annemin evindeki saf Sefarad mutfağında adı garnitür olarak bile geçmez. Mantar bir bitki değildir, bir hayvan da değildir. Kendilerine ait bir alemleri vardır. Adeta bir krallık bir koloni. Ama ne enteresan bir olgu ki kimileri çok faydalı iken bazıları zehirli. Yendiğinde yaşamınızı yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalırsınız. Zehirli ile faydalı olanı birbirinden nasıl ayırt edilir diye


DOSTROYEVSKİ
Dostoyevski era muy amator de djugar kumar. Por esta razon se endevdo miles de rubles, no estava puedyendo pagar su devda. En este momento, un editor nombrado Stellovski savyendo su fama de djugador, le dize a Dostoyevski: -Yo te va pagar todas las devdas i te va dar un montante de paras ke te va sirvir kaji 2 anyos ma kale ke sinyas un kontrato. -Kontrato? Ke me demandas? -Yo kero ke me eskrivas un kurto romanso. Este romanso lo kero en 24 mezes. Si lo eskapas i me lo


İsrael'de Herkesin Bir Hikâyesi Vardır
İsrael'de bir süre yaşadıktan sonra insan ilginç bir şey fark ediyor: burada hiç kimse sadece "burada doğmuş biri" değil. Birisi Fas'tan gelmiş bir ailenin üçüncü kuşağı. Bir başkasının dedesi Polonya'dan kurtulmuş. Bir başkasının annesi Etiyopya'dan yürüyerek gelmiş. Bir başkası geçen yıl Paris'ten, New York'tan, Moskova'dan bavulunu alıp gelmiş. Ve insan ister istemez aynı soruyu soruyor: Neden? İnsan neden bildiği dili bırakır? Neden alıştığı sokakları, arkadaşlarını, çocu


ERETZ İSRAEL HAYAFA
İYT yazarlarından Ezra Behar İsraelli olmanın hafifliğine ne güzel değiniyor bir yazısında; “İsrael'de bir süre yaşadıktan sonra insanın gerçeklik algısı hafif değişiyor. Daha doğrusu, dünyanın ‘normal’ dediği şey ile burada ‘normal’ kabul edilen şey arasında garip bir fark olduğunu görüyorsunuz. Mesela bir arkadaşınızla kahve içiyorsunuz. Konu önce çocukların okuluna geliyor. Sonra apartman komitesine. Sonra market fiyatlarına. Ardından bir anda İran konuşuluyor. İki dakik


Bu topraklar kimin 3: Neden çözüm bulunamadı?
Geçtiğimiz ay Oxford'da düzenlenen ve Einat Wilf'in de konuşmacılar arasında yer aldığı “Does Israel Want Peace - İsrael barış istiyor mu?" başlıklı münazarayı izlerken dikkatimi çeken Arap tezini savunanların devamlı yerleşimler, sınırlar, mülteciler ve güvenlik gibi konulardan bahsetmeleriydi. Kanımca asıl önemli konu hiç gündem olmadı: Daha bütün bunlar sorun olmamışken, İsrael’in kuruluşundan yarım asır önce ortaya atılan, Filistin'de egemen bir Yahudi devleti fikri neden


Maneviyatın Dönüşen Çehresi – Küratörler ve Müze bilimi
Senelerdir Bienal ve müze gezileri yapan biri olarak, ilk defa bir serginin adım adım nasıl oluşturulduğuna şahit olmak gerçekten harika bir deneyimdi. Itsik, çok sevdiğim bir dostumun eşi. Asıl mesleğinin yanı sıra, uzun yıllardır hobi olarak farklı ressamların tablolarını biriktiriyor. Kimi hiç keşfedilmemiş, kiminin adı unutulmuş, kimi kendini hiç ressam olarak tanımlayamamış olsa da. Bu koleksiyon zevki onu, 60’lı yaşlarının ortasında sahip olduğu kariyere yenisini ekleme


NEREYE DOĞRU GİDİYORUZ?
Yaz mevsiminin insana verdiği uyuşukluk başka hiçbir mevsimde yoktur. Öğle güneşi yalnızca asfaltı eritmez; düşünceleri de ağırlaştırır. İnsan sabah erkenden uyanır ama gün ilerledikçe zamanı taşıyamaz olur. Pencereden dışarı bakarken sıcak havanın titreşen görüntüsüyle birlikte ruhunun da aynı belirsizliğin içine girdiğini hisseder. Özellikle yaşı biraz ilerlemiş, hayatın büyük mücadelelerini geride bırakmış insanlar için yaz, yalnızca bir mevsim değildir; geçmişle bugünün h


MATOT - KADINLARIN GİZEMİ
B.H. “(Eğer bu kız) ….. Bir adamla evlenmişse ve kocası (yeminini) duymuş ve ona sessiz kalmışsa, yemini geçerli olacaktır. Ama duyduğu günde onu engellerse ve vaadini feshederse……” (Bamidbar 30:7-9) Tora bir erkeğe, eşinin yeminini iptal edebilme izni veriyor da tam tersi olamıyor. NEDEN? YEMİNLER!.......... Erkekler ve kadınlar arasında neden bir tutarsızlık var? Neden birdenbire Bamidbar Kitabı'nın sonunda yeminlerden bahsediliyor? Yahudi geleneği yeminlerin büy


DÜNYADA VE İSRAEL’DE DOĞURGANLIK:BABY BOOM!...
1970 yılında dünyanın nüfusu sadece 3 milyardı. Ünlü biyolog Paul Ehrlich’in 1968 yılında yayınladığı “The Population Bomb” adlı kitabında aşırı nüfus nedeniyle çevresel felaketlerin yaşanacağı, açlık sonucu kitlesel ölümlerin olacağını öngörüyordu. Bu genel kanaat idi ve pek çok kişi de bu öngörüleri paylaşıyordu. O yıllarda kadınlar ortalama beş çocuk doğuruyorlardı. Batı’da “Çiçek Çocukları” (Flower Children) savaş karşıtı akımın “Savaşma, seviş” felsefesi ailevi sınırla


Bu topraklar kimin 2:Haritaların Söylemedikleri
Dört Harita ve Bir Büyük Yalan İsrael-Filistin çatışması hakkında sosyal medyada en sık paylaşılan görsellerden biri, "Filistin'in Kaybı" başlığıyla bilinen dört haritadır. İlk haritada neredeyse tüm Filistin yeşil renkle gösterilir. İkinci haritada Birleşmiş Milletler’ in 1947 Bölünme Planı yer alır. Üçüncü harita 1949 ateşkes hatlarını, dördüncü harita ise günümüzde Batı Şeria ve Gazze'deki Filistin bölgelerini gösterir. Bu dört harita yan yana konulduğunda okuyana basit bi






















