top of page

GÜVENLİ ODADAKİ İNSANLAR

  • 29 dakika önce
  • 3 dakikada okunur



Merhaba sevgili okuyucularım. Bu hafta bilgisayarımı karıştırırken İsrael Ulusal Kütüphanesi’nde gerçekleşecek bir proje gözüme çarptı. Ulusal Kütüphane yeni bir projeye başlıyor. Projenin adı ‘’Güvenli Oda’’. Bu belgesel,7 Ekim’de tesadüfen bir araya gelen ve hayatlarının en kötü gününde beklenmedik bir şekilde aile olan hayatta kalanların hikayesini anlatıyor. Film, bu ayın sonlarında İsrael Ulusal Kütüphanesi’nin belgesel film festivali Docutext kapsamında gösterilecek.

 

Birine duymak istemediği bir hikâyeyi nasıl anlatırsınız?

 

Altı kez Emmy ödülü kazanan film yapımcısı Haley Geffen,7 Ekim 2023’te İsrael‘in güneyindeki kaos ortamında kuşatma altındaki Gazze sınırı bölgelerinden birkaç aileyi evine ve ailesine alarak onlara sığınak sağlayan Dr. Gedalya Fendel’i konu alan ‘’Güvenli Oda’’ belgeselini yaratırken bu bilmece ile boğuştu.

 

Rastgele bir araya gelmiş bu insanlar, Hamas teröristleri yakınlarda hala terör estirirken, bir şekilde güvenli odalarından ve o günkü savaş alanından çıkmayı başarıyorlar. Şok geçirmiş büyükanne ve büyük babalar. Evleri alevler içinde yanarken ilk bebeklerini dünyaya getirmek üzere olan bir çift ve anne babaları öldürülen ve kız kardeşleri kaçırılan iki çocuk. Günümüzün kültürel akımına kapılmış, İsrael hakkında ön yargıları olan, antisemitzme göz yumabilen ve tüm bunlarla hiçbir ilgisi olmasını istemeyen ortalama, ilgisiz izleyici için böylesine ağır bir hikâye dikkatlice anlatılabilmelidir.

 

Geffen,’’Siyaset ve din unsurları olmadan, ilk bakışta önemsizleştirilecek bir yapım olmalı. Video oyunu gibi görünmesine neden olan gereksiz görüntülerden arındırılmış olmalı. Dengeli olmalı,’’ dedi. ‘’Sadece insanlar için bir hikâye olmalı.’’

 

Film kronolojik olarak ilerlemiyor. Saf belgesel biçiminden farklı olarak, hikayelerin bir duvar halısı gibi iç içe geçtiği, daha bütünlüklü bir yapıya sahip. Hikâye anlatımının disiplinli olmasını ve her bir görüntünün gerekli olmasını sağlamak için hem Yahudi hem de Yahudi olmayan editörlerle çalıştı.

 

Ve elbette, bazı şeylerin söylenmesine hiç gerek yok. ’’Bizim bir halk olarak nasıl olduğumuz, birbirimize nasıl yardım ettiğimiz…Bu içimize işlemiş, Tevrat’tan alınmış bir öykü. İnsanları evinize almak, onlara bakmak, yüzlerindeki kanı temizlemek. Onlara yiyecek ve teselli vermek.’’

 

7 Ekim’de Geffen, yaşadığı California’daydı. Haberleri ve görüntüleri sindirmekte zorlandığını, çocuklarına olanları anlatmaya çalıştığını hatırlıyor. Kızı açıkça, ’başka bir Holokost mu olacak? diye sordu. İki hafta sonra devlet okulunda Yahudi karşıtı bir olay yaşanmıştı bile.

 

Geffen daha önce İsrael’de önemli bir dönem geçirdiği için oraya her zaman derin bir Siyonist bağ hissetmişti. O günden yaklaşık altı ay sonra, daha fazlasını kendi gözleriyle görmek ve olayların ardından tanıklık etmek için İsrael’e uçtu.

 

Tesadüfen Dr. Fendel, Geffen’in grubuna güney turu düzenleyen kişiydi. O günkü deneyimlerini anlatmaya başladıkça, Geffen, Fendel’in hala her şeyi sindirmeye çalıştığını, rastgele insanları bir araya getirip hayatlarını böylesine acımasız bir dönemde, birbirine bağlayarak yaptığı şeyin ciddiyetinin farkında olmadığını gördü. Aslında çok daha büyük bir hikâye olduğunu anladı ve sonunda herkesin onayını alarak hikayeyi anlatmayı başardı.

 

Film, daha az odaklanmış ellerde daha belirgin bir şekilde yer kaplayabilecek unsurlar içeriyor. Örneğin, İsrael Savunma Kuvvetleri Operasyonlar direktörlüğü eski başkanı İsrael Ziv ve Fauda televizyon dizisinin yaratıcılarından Avi İssacharoff’un anlatımları gibi. Ancak Geffen’in yönetmenliğinde hikaye aksi takdirde asla duymayacağınız karakterler etrafında sağlam bir şekilde şekilleniyor.

 

Belki de yaşananların insani boyutunun Geffen’i en derinden etkilemesi doğaldır. Kaçınılmaz olarak, bu durum onun neredeyse hiç bahsetmediği kendi deneyimini hatırlatabilir.

 

2010 yılında Maryland’teki Discovery Channel genel merkezinde silahlı bir saldırgan birkaç rehin almış ve Geffen diğer birçok kişiyle birlikte saatlerce bir üst kattaki bir odaya barikat kurarak belirsizlik için kalmıştı.

 

Geffen, safe room’un hiçbir şekilde kendisiyle ilgili olmadığını özellikle vurguluyor. Ancak film o günün psikolojik unsurlarına dair derin ve iç görülü bir bakış açısı sunuyor. İnsanların ölüm olasılığıyla nasıl yüzleştiğini, her bireyin kendi deneyimlediği algı ve gerçeklik arasındaki farkı gösteriyor.

 

Geffen’in önceki komedi çalışmalarına bakıldığında bu sert film bir sapma gibi görülebilir. Ancak tam da komedi geçmişi sayesinde küçük insani anların izleyici için o temel ilişkiyi nasıl yarattığını anlıyor. Belgeselde biri kendini küçümseyen bir gözlem yaptığında veya ellerini havaya kaldırıp alaycı bir şekilde güldüğünde,’ ‘İzleyiciler rahat bir nefes alabilirler. Bu onlara bağlantı kurma izni verir.’’

 

Bu insani unsur safe room’a hem ilgili olanlara hem de olmayanlara hitap etme yeteneği kazandırıyor. Rahatsız edici görüntülerden, gürültülü dogmalardan farklı olarak, duymak istemeyen ama duymak zorunda olan insanlara hitap etme potansiyeline sahip olan bu sessiz hikâye, işte bu özellikleriyle öne çıkıyor.

17 Ağustos pazartesi günü saat 12.15’te İsrael Ulusal Kütüphanesi ‘’Güvenli Oda’’  -Safe Room-filminin gösterimini gerçekleştirdi. Gösterimin ardından filmin önemli isimlerinden Dr.Gedalya Fendel, Merav Fendel ve Tamar Schlesinger ile birlikte film yapımcısı Haley Geffen’in katılımıyla bir soru cevap etkinliği düzenlendi. Söyleşi İngilizce olarak yapıldı.

 

İsrael Ulusal Kütüphanesi, Docutext festivaline sponsorluklarından dolayı Stuart Schoffman’ın yaptıkları ortaklık için Rosalie ve Richard Alter’e minnettardır.

  

 

Sevgili okurlar tıpkı Holokost’tan sonra geçen 80 yıl içinde hala canlılık ve tanıklarla anlatılan bu kıyım hikayeleri devam edecek, yıllar da ilerlese anlatılmaya devam edecek. Aynı şekilde 7 Ekim Hamas katliamları da nesilden nesle aktarılmaya devam edecek.

 

Sevgiyle kalın.

SARA YANAROCAK

 

 IYT dip not :

İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.

 Bir önceki yazımı okudunuz mu?









Torunuma Mektuplar-Sara Yanarocak
Satın Al

Yorumlar


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page