top of page

MANTAR SEVER MİSİNİZ?

  • 4 saat önce
  • 2 dakikada okunur


Mantar sever misiniz? Bizim neslin oldukça temkinli yaklaştığı bir doğa harikasıdır. Annemin evindeki saf Sefarad mutfağında adı garnitür olarak bile geçmez. Mantar bir bitki değildir, bir hayvan da değildir. Kendilerine ait bir alemleri vardır. Adeta bir krallık bir koloni. Ama ne enteresan bir olgu ki kimileri çok faydalı iken bazıları zehirli. Yendiğinde yaşamınızı yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalırsınız. Zehirli ile faydalı olanı birbirinden nasıl ayırt edilir diye sorulduğu zaman bunun hiçbir şekilde cevabını verebilecek birileri yok. Sadece tecrübe konuşuyor. Onun için mantar toplamaya büyük anne ile çıkmak gerek. Onun tecrübelerinden yararlanmak gerek.

 

Mantar Misel adı verilen ipliksi yapılarla toprak altında yayılırlar. Mantar bu yapının toprak üzerinde görünen kısmıdır. Misel toprakta organik maddeleri parçalayarak besin döngüsüne katkı sağlar. Bir anlamda doğanın çöpçüsüdür.

 

İnsan doğası ile mantar çok benzeşir. Mantarın görünmeyen yüzü toprakta yayılır. İnsanın bilinçaltı da insanın görünen kısmından çok daha derindir. Tehlike ve güzellik mantarda iç içe geçmiş gibidir. Her güzel olanın faydalı olmadığını hatırlatır. Yüzeyde görünenin gerçek olmadığı düşüncesi mantar ile özdeşleşir. Mantarın iyisini bulmak bir tecrübe işidir. İnsanın da bilgelik anlayışı tecrübe ile anlamlı hale gelir. Hayat sürprizler ile doludur. Tıpkı güzel bir mantarın ne zaman karşınıza çıkacağını bilmediğimiz gibi bizleri daha iyiye götürecek olan ile ne zaman karşılaşacağımızı bilemeyiz.

 

Doğa cömerttir ve özgürdür. Ama özgürlük de bazen tehlikelidir. Cömert doğa ile insan arasında çok sıkı bir bağ vardır. Ancak doğa üretebildiği kadar üretecektir. Bir gün tükenebileceği gerçeğini unutmamak gerekir. İşte bu noktada mantar yavaş yavaş üretir ve doğayı korurken, insan aceleci ve sabırsız davranır. Koparır ve tüketir. Halbuki mantar toprak altında her türlü canlı ile bağ kurar. İnsan tabiatı yöneteceğini düşünür ve kendisini toprağın efendisi ilan eder. Mantar ise doğanın eşitliğine inanarak ürer. İnsanoğlu geçmişi ile yüzleşmek istemez zaman zaman. Ama mantar en ufak bir parçası ile tekrar tekrar geçmişe döner ve kendini yeniler.

 

Çoğu insan hayatında tehlikelere yer vermek istemez. Garanti oynar. İşte bu yüzden bu tür insanlar asla mantar yemezler. Ve sanırım aynı tip insanlar adrenalin ve heyecan duygusunu sevmezler, sınırları zorlamamak gibi düşünceleri yoktur. Dolayısıyla dağ yürüyüşleri veya yamaç paraşütü gibi sporları denemek bile istemezler.

 

Mantar seçmek üzerime bir kitap yazılmadı. Ve bunun tehlikesini yok etmek amacı ile yapay mantar üretimine başlandı. Aynı lezzet ve aynı derecede faydalı olan kültür mantarları hayatımıza girdi. Ne yazık ki dost seçmek üzerine de bir kitap yazılmadı (her ne kadar bazı tavsiyelerde bulunulsa da) ve ne yazık ki kültür dostluklar üretilmedi.  Dolayısıyla tehlike hep devam ediyor. Zararlı ilişkilerden korunmak hiç de kolay olmuyor. Ve bu  konuda üretim tesisleri veya kontrollü üretim söz konusu değil. Yazımın başında ifade ettiğim gibi tek çıkar yol tecrübelerden yararlanmak.


Feride PETİLON


IYT dip not :

İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.

 Bir önceki yazımı okudunuz mu?









Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page