top of page

Maneviyatın Dönüşen Çehresi – Küratörler ve Müze bilimi

  • 22 saat önce
  • 3 dakikada okunur

Senelerdir Bienal ve müze gezileri yapan biri olarak, ilk defa bir serginin adım adım nasıl oluşturulduğuna şahit olmak gerçekten harika bir deneyimdi.




Itsik, çok sevdiğim bir dostumun eşi. Asıl mesleğinin yanı sıra, uzun yıllardır hobi olarak farklı ressamların tablolarını biriktiriyor. Kimi hiç keşfedilmemiş, kiminin adı unutulmuş, kimi kendini hiç ressam olarak tanımlayamamış olsa da. Bu koleksiyon zevki onu, 60’lı yaşlarının ortasında sahip olduğu kariyere yenisini eklemek istemesiyle genişledi ve Institute for Israeli Art’da 1.5senelik Küratör ve Müzeololoji eğitimi almaya karar verdi.

 

Bugün Rotchild 69’da onun ve birlikte eğitim alan 25 öğrencinin beraber küratörlüğünü yaptıkları;

Frekanslar; Yeni Maneviyatın Yansımaları adlı sergiyi gezdim. Gezerken eserlerin nasıl seçildiğini, küratörün görevlerini, katkılarını, sergilerin bütçelerinin belirlenen sigorta bedelleriyle oluştuğunu, taşımacılığın serginin en büyük bütçesini oluşturduğunu, serginin ismiyle birlikte küratörün devreye girdiğini öğrendim. Küratör, müze, galeri veya sanat etkinliklerinde serginin fikrini geliştiren, eserleri seçen ve bunları anlamlı bir bütün hâline getiren kişi. Kelime anlamı Latince curare (“özen göstermek, bakımını yapmak”) fiilinden.



Sadece eserleri yan yana koymak değil yaptığı. Küratör, farklı sanatçıların eserlerini “seçilen” tema etrafında bir araya getirerek; neden bu eserlerin seçildiğini, hangi sırayla sergilendiğini ve izleyicinin nasıl bir deneyim yaşayacağını da tasarlar. Kısacası: Sanatçı eseri üretir. Küratör ise o eserin diğer eserlerle nasıl bir diyalog kuracağını ve serginin izleyiciye hangi hikâyeyi anlatacağını tasarlar.

Bu nedenle küratör, bir serginin “hikâye anlatıcısı” veya “sanatsal yönetmeni” olarak da düşünülebilir.

 

Serginin temasını belirledikten sonra sıra eserleri seçmeye geliyor. Network anahtar kelime. Temaya uygun sanatçıları ve eserleri araştıran küratör finalde sanatçı seçimini tamamladığında, onları sergiye davet eder. Eserlerin nasıl sergileneceği konusunda sanatçılarla birlikte karar verir. Eserlerin galeride hangi sırayla ve hangi konumda yer alacağını planlar. Böylece ziyaretçinin sergiyi belirli bir akış içinde deneyimlemesini sağlar. Itsik bunların hepsini başardı ve ben ziyaretçi olarak gezerken çok keyif aldığım bir sergiyi gezdim.

 

Serginin adıyla bağlantılı olan tema, son yıllarda Batı dünyasında, kurumsallaşmış dinlerin dışında daha yüce bir gerçeklikle bağ kurma arayışına ışık tutuyor. “Yeni Maneviyat” (New Spirituality) ve “Yeni Çağ” (New Age) kavramlarını odağa alan birçok sanatçının katılımıyla oluşan sergide, beden ile ruh, madde ile maneviyat arasındaki ayrımı sorgulayan birçok eser sergileniyor. Meditasyon, nefes çalışmaları, alternatif terapiler ve beden-zihin uygulamaları gibi yöntemlerle, kişinin hem kendi özüyle hem de evrenle bağlantı kurmasına yardımcı olan eserlerin her birinin önünde durup, düşünerek iki katlı sergi alanında dolandım.

 

Kutsal ile gündelik yaşam arasındaki sınırlar, Doğu kültürlerinin Batı’nın maddiyatçı anlayışına göre daha doğal ve samimi olması, kapitalist ve neoliberal dünya görüşünü eleştirmesi eserlerin başlıca ana fikirleriydi.

 

Renkler, semboller ve kozmik geometriler aracılığıyla titreşimler yaratan içsel frekanslarımın içinde kaybolmuş gibiydim. Sergide yer alan eserlerde; Kabala, Şamanizm, Budizm, alternatif şifa yöntemleri, halk inanışları, Doğu ritüelleri bir aradaydı. Bu kavramlar, maneviyatı sadece anlatmak yerine, onu izleyicinin bulunduğu mekânda, zamanda ve kendi bedenindeki frekansla deneyimleyebileceği bir atmosfer oluşturmuştu. Ziyaretçiyle sergi arasındaki görünmez bağın kurulduğunu söylediğimde, Itsik’in gözleri parladı. Öğrendikleriyle, derlediklerinin, benim zihnimde, tam da oluşmasını istedikleri frekansa vardığına şahit olmak, işi layıkıyla yaptığının simgesiydi.

 

İlgi çekici birçok eserin içinde beni en çok etkileyen 2 sanatçı oldu.

Eden Orbach Ofrat, 1979 doğumlu sanatçı Tel Aviv’de yaşıyor ve çalışıyor. Güneşin Doğuşu adli eseri 4 dakika 58 saniyelik bir videoydu.



Çalışması Vaiz (Kohelet) Kitabı’ndaki şu ayetle başlar:

“Güneş doğar, güneş batar; sonra yeniden doğacağı yere koşar.”

ve Vaiz Kitabı’nın şu sözleriyle son bulur:

“Olmuş olan yine olacaktır… Güneşin altında yeni hiçbir şey yoktur.” (Vaiz 1:9)

 

Videoda sanatçı, kraliçe ve ilk insan figürlerini çağrıştıran görkemli bir kadın karakter yaratır. Yahudi geleneğinde kutsallık; doğurganlık, doğum, güzellik ve sevgi kadar, suyun yaşam veren gücüyle de ilişkilidir. Sanatçı bu çalışmasında, uzun süre Yahudilikte dışlanmış olsa da yeniden ilgi görmeye başlayan İlahi Dişil (Şehina) kavramına gönderme yapar.

 

Jack Jano,1950, Fas doğumlu İsrael'in savaş sonrası ve çağdaş dönem ressamı ve heykeltıraşlarından biridir. Kudüs'teki Bezalel Sanat ve Tasarım Akademisi mezunu olan Jano, Fas mirasını, Yahudi kimliğini ve İsrael topraklarıyla olan bağını irdeleyen karma medya çalışmalarıyla tanınmaktadır. “Az” adlı eseri Saman hasırı, kâğıt, iplikler, tutkallar ve aydınlatmadan oluşmakta.




“Az” (א”ז), İbranice mistik düşüncede çeşitli anlam katmanları taşır. Kabalistik gelenekte harfler yalnızca sesleri değil, aynı zamanda ruhsal güçleri de temsil eder. “Az”, ışığın ortaya çıkışı, yaratılış ve ilahi bilgelikle ilişkilendirilen sembolik bir kavram olarak yorumlanır. Sonuç olarak eser, izleyiciyi dış dünyadan içsel bir yolculuğa davet eder; burada fiziksel gerçeklik ile ruhsal deneyim arasında yeni bir bağ kurulabileceğini önerir. Sanatçı, bu çalışmasıyla görünür dünya ile görünmeyen manevi dünya arasındaki sınırları sorgular. Işık, eserin merkezinde yer alır ve maddi dünyanın ötesindeki gizli bir gerçekliğin simgesi hâline gelir.



Yasadığımız son 5 senede (Korona ve savaş) yaşamdan ne kadar eksildiğimizi ve içsel dünyamıza ne kadar uzaklaştığımızı fark ettiren tüm küratörlere sonsuz teşekkürler, emeklerinin bizlerde nice değişimlere sebep olacağına şüphem yok.

 

Sergi; 18Temmuz’a kadar, 14-19 saatleri arasında, Rotchild 69- Tel Aviv adresinde gezebilirsiniz. Dilerim gittiğinizde Itsik ile karşılaşır, benden de sevgiler iletirsiniz.


Stella Namet ABULAFYA



 

Bir önceki yazımı okudunuz mu?


Yorumlar


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page