top of page



Hepimiz biliyoruz, Nobel Barış Ödülünü almayı çok istiyordunuz, hala istiyorsunuz...


İlerde alıp almayacağınızı bilemiyorum ama ne yazık ki bundan çok daha önemli bir fırsatı son anda kaçırdınız.


Ortadoğu’yu yeniden şekillendiren ve dünyayı, yaşanması daha güzel bir yere çeviren başkan olarak tarihe geçme fırsatını kaçırdınız.


Ve korkarım tarihe, ABD tarihinde en büyük hataları işlemiş başkanlar listesinde başlarda yer almayı başarmış (!) başkanlardan biri olarak geçeceksiniz.

 

Kararınızla İran halkına veya İsrael’e verdiğiniz ve vereceğiniz zararlardan dolayı değil. (Sezar’ın hakkını Sezar’a verelim. Şu son savaşı bitirme kararınıza değin, İsrael’e en büyük desteği vermiş başkanlardan biriydiniz)


İran’la yaptığınız ilkeler memorandumu sadece Ortadoğu’da değil tüm dünyada çok olumsuz ve tehlikeli gelişmelere davetiye çıkartacak.

 

O yüzden.

Köktendinci İslam’ın Batı uygarlığına açtığı savaşta çok önemli bir zafer kazanmasına izin verdiğiniz için.

O yüzden.

47 yıldır halkını esir alan, mevcudiyetini ‘’ABD’ye ölüm, İsrail’e ölüm’’ sloganlarına endeksleyen, proxileriyle sadece İsrael’e değil tüm Ortadoğu’ya terör saçan bir ülkeye savaş açtınız.

Evet İsrael’le beraber ve belki de onun ikna kabiliyetinin de etkisiyle.

Savaşın amaçlarını siz özetlediniz:

1.    İran nükleer silaha sahip olmayacak

2.    İran balistik füzelerini imha edecek

3.    İran proxileriyle Ortadoğu’yu karıştırmaya son verecek

Ve, evet, resmen açıklanmasa da İran’ın mevcut rejimini devirmek de gizli beklentiler, amaçlar listesindeydi.

 

Peki ne oldu?

ABD, İsrael’le birlikte savaş alanında büyük bir zafer elde etti. Ayrıntılarına girmeyeyim, biliyorsunuz hepsini.

Ekonomisi zaten yerlerde sürünen rejim, Hürmüz Boğazını kapatarak petrol gelirlerini de azaltınca İran, halkının isyanına bir adım daha yaklaştı. Belki de rejim değişikliğine.

 

Ama o aynı anda ne oldu?

Boğaz kapanınca petrol fiyatları artmaya başladı.

(Burada bir parantez açmam gerekli: Sahi, sayın Başkan sizin ve beraber yola çıktığınız İsrael’in kurmayları, askeri liderleri, üstün İstihbarat analistleri İranlıların Hürmüz Boğazını kapatması halinde seçeneklerin ne olması gerektiği konusunu hiç mi masaya getirmediler? İnanılır gibi değil!)

 

ABD halkı binlerce kilometre ötede, onu ilgilendirmeyen (!) bir savaş için neden benzine daha fazla para ödesindi ki?

Üstelik Mondial da başlamak üzereydi. Mondial’e halel gelmesi düşünülebilir miydi ki?

Birazdan ara seçimler vardı ABD’de. Ya Kongre ve/veya Senatoda çoğunluk kaybedilseydi benzin fiyatları yüzünden?

Ya ABD’nin 250nci yıl kutlamaları? Onlardan da mı vazgeçilmeliydi?

Haaa bir de Başkanın 80nci doğum günü. Savaşın tam ortasında güreşçileri kim seyretmek isterdi ki?

Tüm bu nedenler bir araya gelince Trump kesin emrini verdi kurmaylarına, (Vance, Witkoff, Kushner ve diğerlerine.)

İranla antlaşma metni elinizde olmadan ülkeye dönmeyin.

Bu anı bekleyen, masa başı müzakereleri kazanma konusunda doktora sahibi İranlılar da savaşı kaybeden taraf olmalarına rağmen, 14 maddelik KENDİ şartlarını ABD’li müzakerecilere dikte ettirdiler.

 

MOU’yu okudum, Vance’ın basın toplantısını, Trump’ın ayaküstü demeçlerini dinledim. Onlar ne derse desin, bırakın savaş amaçlarından HİÇBİRİNE değinmemeyi, yapılan antlaşma sadece ve sadece İran’ın şartlarına ABD’nin uymasını içeriyor.

Çünkü Başkan Trump böyle bir askeri zaferin ardından Ortadoğu’yu ve hatta dünyayı barış ve huzura kavuşturabilecek bir lider olmayı değil de, günün çıkarlarının gerektirdiği anlık hesapların politikacısı olmayı yeğledi.

 

Sonuçta ne oldu ne olacak?


İran kazandı, terör kazanacak.


ABD dünyada tüm prestij ve özellikle caydırıcılığını kaybetti.


Cihatçı rejim (ler)e gün doğdu. İran’ın proksileri bayram ilan edecek.


ABD’ye güvenen ılımlı Müslüman ülkeler, bilhassa körfez ülkeleri, yol haritalarını yeniden şekillendirecekler. Belki Katar’a, belki Çin’e doğru.


İbrahim Antlaşmaları, pek muhtemelen, yeni ülkeleri bünyesine alamayacak ve giderek çürüyüp tarih sayfalarına karışacak..


Yeni konjonktürde demokrasiler değil, diktatörlükler güçlenecek.


Bunların başında da ileriki yıllarda dünya liderliğinde ABD’nin yerini alacak Çin geliyor.

Zavallı Taiwan.


Çok sevdiğim bu milletin bir bireyi olmak istemezdim bundan sonra. Parlak değil gelecekleri.

 

Rusya’nın işi Ukrayna’da kolaylaşacak, orayı bitirince de yine başa oynamaya devam edecek. Dedik ya diktatörlüklere gün doğdu.


İran halkı ihanete uğramış toplum psikolojisinde. Trump onlara verdiği sözü tutmadı. 30-40 bin masum insan pisi pisine yaşamından oldu.


İsrael’in işi de zor. Ne var ki ülke halkı yaşamını sürdürebilmesi için devamlı savaş halinde olması gerektiğinin bilincinde. Alışık buna.

 

Ama Vance’ın Ortadoğu’nun tek demokrasisi İsrael’le terör örgütü Hizbullah’ı aynı kefeye koyması da İsrael’li için yutulur lokma değil.


Büyük üzüntüsü, belki de barış ve huzura kavuşabilmesi için kapı eşiğine kadar gelen bir fırsatın, kendi inisiyatiflerinde olmadan kaçırılmış olması.


Haa bir de aklı başında insanların bireysel bir isyanları var.


Gerek Başkanın gerekse yardımcısının topluma bu antlaşmayı ABD’nin bir zaferiymiş gibi sunmaları onları isyan ettirtiyor.


Sıradan bir insan olan ben ve benim gibiler dahi, zekamıza hakaret edilmesine fena halde içerliyoruz.


Bondi CHAKIM

 

 

 

 

 

NOT: Tüm bu varsayımları değiştirebilecek tek bir şey olabilir, zayıf bir olasılık da olsa; Trump’ın çok usta bir manevrasının sadece birinci bölümünde olmamız. Kimbilir?

İnsan alemde ümit/hayal ettiği müddetçe yaşar!

 

 





IYT dip not :

İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.


Bir önceki yazımı okudunuz mu?












Ay un siglo ke la Siria fue establesida despues de la Primera Gerra Mondiala en las tyerras del Imperio Otomano vensido i okupado por los 2 payizes imperyalistos de akel tiempo, la Britanya i la Fransa. Las frontieras de esta mueva entidad fueron trasadas por los dirijentes de estos 2 payizes sin tomar en kuento los lugares onde bivian etnias i sektas diferentes. Tal los kurdes, los sunnitos, los alauites, los arabos kristyanos, los druzes i mas fueron forsados de bivir komo sirianos en siendo, mizmo oy, divizados a no kerer ser una nasyon unida.,

 

 Padre i ijo Asad de orijin alauita kon una mano de fierro fueron kapaches de dirijar el payiz fina a antes 2 anyos en kreando mas o menos una unyon nasyonala en dando a kada etnia o sekta una sierta otonomia de rijirse en sus territoryos komo les gustava. Despues de la kayida i del egzilo de Asad ijo, el payiz entonses se divizo en diferentes partidas. Los kurdes kontrolando una grande partida de la Siria del nord-este del Efrat kon el apoyo de los Estados Unidos formaron sus propya armada ke lucho kontra Issis i ke fueron dezde 2019 kaji independientes. Los sunnitos majoritaryos, enkavesados por Ahmed al-Sharaa, siendo apoyados por el governo Turko, fueron kapaches de konkistar Damasko, la kapitala i ansi de mirar a reunifikar el payiz en luchando kon los kurdes, los alauites i los druzes ke reprezentan las mas importantes minoridades de la Siria.

 

La destruksyon de la otonomiya kurda dyo komo se asperava un resultado negativo entre la otoridad temporarya fundamentalista sunnita de Damasko i los kurdes, lo ke izo pujar la inimista entre las 2 etnias ke persisten a ser inimigas. Dezde del Desembre 2024 importantes violasyones etno-sektaryas tuvyeron lugar supito despues de la kaida de Asad ijo. Durante Febrero/Marso 2025 los alauites ke biven al bodre del Mediteraneo fueron atakados  en kantidad i matados por las milisyas sunnitas, en kontra partida de un atako de la milisya alauita a un punto de kontrol del poder sunnito. En Avril 2025 esta vez, los druzes fueron arakados por las unidades militaras de Damasko i por las milisyas islamistas afilyadas al poder de al-Sharaa. En Julyo 2025 los druzes de Sweida fueron masakrados en grande kuandidad ke eran kaji sin defensya, uvo mas de 1700 muertos.

 

Los Beduinos vizinos de los druzes i inimigos de siempre, avian arevatado komersantes druzes lo ke pusho a Israel a intervenír kon su aviasyon para defenderlos, koza ke forso a las fuersas de Damasko   de travarsen de la enklave druza. No olvidar ke egziste paryentes entre los druzes israelianos i los ke biven de la otra parte de la frontiera. Esta klaro ke Israel no permete a ke a las sivdades druzas entren polisiya o armada sunnita. De vez en kuando el líder Sheik Hikmat al-Hijri i sus sempatizantes organizan manifestasyones en las kayes de Sweida para rengrasyar a Israel en demandando a ke el territoryo druze sea aneksado por Israel. Bien entendido no egziste unanimidad a esta idea, la kuala parese aktualmente utopista.  

 

El dalkavo konflikto ke tuvo lugar entre las fuersas militaras demokratikas kurdas i las milisyas sunnitas fueron en Enero 2026 ansi los kurdos fueron ovligados de travarsen al este del riyo Efrat. Todo esto prova ke es difisil de amalgamar las partidas alauitas, kurdas, i druzas kon la de los sunnitas. Malgrado ke el fundamentalizmo muzulmano reprezentado por al-Sharaa i su klik mira de guadrar una uñita al seno de la Siria i malgrado la voluntad de los payizes oksidentales de apoyar el poder temporaryo aktual de Damasko, será difisil de topar un akordo entre las diferentes komunidades. Sin futuro, el solo remedyo a ke la Siria kontinua a egzistir es de estableser una federasyon entre las etnias, idea a la kuala la Turkiya se opoza del espanto de ver en el norte de la Siria un Kurdistan fuerte i dezvelopado kon intisyones de reklamar zonas del sud de su payiz povlado por kurdes.

 

Malgrado ke en parte las fuersas militaras kurdas se integraron en la armada nasyonala, serka de 8000 kombatantes kurdos refuzaron de azer parte, lo ke prova el sentimiento nasyonalisto ke egziste en el Kurdistan siriano. Los kurdes reprezentan el 10% de la povlasyon siriana i la SDF (fuersas demokratikas sirianas) de fakto mantienen una otonomiya en Kamishli, Kobani i Hasakah lugares ke reprezentan el korason del Kurdistan siriano.

 

Los alauites ke reprezentan el 12% de la povlasyon jeneral del payiz son organizados sovre 2 identidades: la primera es una asosiasyon relijioza-komunala fondada por los lideres aparteniendo al Konsilyo Supremo Alauit, la sigunda una kadena de personal armado organizado por komandantes del viejo rejim. Ademas ay el grupo yamado ‘Grupo popular de Rezistensya’ dirijado por miembros ke apartenieron a la armada i a las fuersas de seguridad del rejim Asad yamado Mikdad Fatiha. Viejos dirijentes del tiempo de Asad ke se topan agora en el Libano partisipan aktivamente a estas organizasyones, ma evitan de krear problemes al poder de Damasko.

 

A la eksepsyon de Israel ke mira de protejar los Druzes i la Turkiya de ayudar a los sunnitos no ay aktualmente dingun otro payiz oksidental ke mira de okuparse, de ayudar o de intervenir en los echos de al-Sharaa. Los Estados Unidos abandonaron sus proteksyon de los kurdes i los Iranyanos de los alauites.  Solo el Katar kon la Turkiya, 2 disiplos de la politika de los Ermanos Muzulmanos miran de enfluensar el ambasador amerikano Tom Barrack, delegado de los Estados Unidos para la Siria de obtener el akordo de Washington para deshar al-Sharaa en poder.

 

Dezde un sierto tiempo al-Sharaa se keda kayado i no mira de provokar Israel, su armada topandose a 30 kilometros de Damasko, i no responder por el momento a la demanda del prezidente Trump de destruyir su prensipal inimigo, el Hezbollah del Libano.  Kuanto tiempo mas al-Sharaa podra azer su ‘takkiye’ (rolo falso) para kedar a la kavesa del payiz, kestyon ke keda por las oras sin repuesta.   

Dr.Selim Salti


Es ke meldatesh la eskrita de una semana antes?





  



101 Kuentos Modernos de Djoha-Dr. SELİM YEHOSHUA SALTİ
Satın Al







Bir dönem "Acaba oynarlar mı?" diye konuşulan Lionel Messi ve Cristiano Ronaldo, 2026 FIFA World Cup'nda yine tarih yazıyor.

Turnuva öncesinde yaşları nedeniyle performansları tartışılan iki efsane, eleştirilere sahada yanıt verdi. Messi, grup maçlarında attığı gollerle yalnızca Argentina national football team'yı son 16 turuna taşımakla kalmadı, aynı zamanda Dünya Kupası tarihinin en golcü futbolcusu unvanını da ele geçirdi. Reuters'a göre Arjantinli yıldız, Avusturya karşısında kaydettiği iki golle toplam 18 gole ulaşarak rekorun yeni sahibi oldu.

 

Öte yanda Ronaldo da sessiz kalmadı. Portugal national football team formasıyla attığı golle Dünya Kupası'nın altı farklı organizasyonunda gol atan ilk futbolcu olarak tarihe geçti. 41 yaşına yaklaşan Portekizli yıldız, bir kez daha kritik anda sahneye çıkarak neden hâlâ dünyanın en büyük golcülerinden biri olduğunu gösterdi.

 

İki futbolcunun hikâyesi artık yalnızca "Messi mi, Ronaldo mu?" tartışmasının ötesine geçmiş durumda. Biri Dünya Kupası'nı kazanmış bir efsane, diğeri ise milli takım formasını bırakmadan yeni rekorlar kırmaya devam eden bir fenomen... Her ikisi de futbolun yaş sınırlarını yeniden yazıyor.

 

Bu Dünya Kupası'nın yıldızları arasında genç isimler öne çıksa da tribünleri ayağa kaldıran en büyük alkışlar yine Messi ve Ronaldo için yükseliyor. Çünkü milyonlarca futbolsever, belki de son kez aynı Dünya Kupası sahnesinde iki efsaneyi izliyor.

 

Belki eskisi kadar hızlı değiller. Ancak oyunu okuma becerileri, liderlikleri ve bitiricilikleriyle hâlâ fark yaratıyorlar. Attıkları her gol, yalnızca skoru değiştirmiyor; futbol tarihine yeni bir satır daha ekliyor.

 

Bu Dünya Kupası, yeni bir şampiyonun hikâyesinden çok, iki efsanenin zamana meydan okuyuşuyla hatırlanacak gibi görünüyor. Messi ile Ronaldo, kariyerlerinin son virajında bile futbolun en büyük sahnesinin hâlâ kendilerine ait olduğunu kanıtlıyorlar.

 


 

Featured Posts
Recent Posts
Archive
Search By Tags
Follow Us
  • Whatsapp
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page