

TEK BİR KALP…
Yom AZIKARON, İsrael’de sadece bir anma günü değil; kalbin, hafızanın ve kimliğin aynı anda konuştuğu çok özel bir zamandır. Siren çaldığında hayat durur ama aslında sadece trafik değil, insanın iç dünyası da durur. Ve o sessizlikte, kaybettiklerimizle birlikte kim olduğumuzu hatırlarız. Tora’da “hatırlamak” pasif bir eylem değildir. “Zahor” — hatırla — demek, sadece geçmişi düşünmek değil, onu bugünün bir parçası haline getirmektir. Biz Mısır’dan çıkışı hatırlarız… Şabat’


Deniz neden yarıldı?
Pesah’ın 7.Günü ( İsrael dışında 8. Günü de) Yomtov özelliği taşıyan özel bir zamandır. Mısır'dan Çıkış öyküsünün sadece bir hafta sonrası... Kızıldeniz’in (Yam Suf) yarılışı “sadece mucize” diye değil, inancın eyleme dönüşmesi olarak anlatılır. Tehlike içindeyken bile Akadoş Baruh U’nun emrine yönelmek, kurtuluş kapısını açar. Aynı çizgide, Ravlarımızın yaklaşımı şudur: İsrael’in önünde deniz, arkasında Paro; insan gözüyle çıkış yokken, kurtuluş “yeni bir yol” olarak yar


Mamad’da saklanırken, özgürlüğümüzü çalan Fare midir yoksa delik mi?
“Bu ne biçim soru, ne demek istiyorsun? “Dediğinizi duyar gibiyim . Ama yazının sonunda cevabı bulacağız. Gelin başlayalım. Üç haftadır, gece gündüz, hepimiz çoluk çocuk, Mamad, Miklat, merdiven boşluğu, otoparklarda gezinirken, bu gidişle Pesah Seder’ini de kim bilir hangi köşede yapacağız? Eee peki Nasıl özgür olacağız? Nasıl kendimizi “krallar” gibi hissedeceğiz? Hepimiz yazılı olanı biliyoruz: İnsan, kendisini sanki “bugün Mısır’dan çıkmış gibi” görmelidir. Bunu pratikte


Sirenlerin Arasında Umudu korumak
Bir haftadır sirenler çalıyor. İşe gitmiyoruz, okullar kapalı. Sığınaklara koşuyoruz ve başımızın üstünde patlama sesleri yankılanıyor. Bana nasıl olduğumu, nasıl hissettiğimi soran mesajlar alıyorum. (Almadığım mesajlar için hayal kırıklığı yaşamayı zaten iki yıl önce bıraktım; o zamandan beri sosyal medyayı da hiç kullanmıyorum.) Ve dürüst olmak gerekirse, bugünlerde ben şahsen duygularımı isimlendirmeye ve sakinleştirmeye çalışıyorum. Korkunun insanı boğduğunu çok uzun zam


PURİM: GİZLİ IŞIĞI HATIRLAMAK
Purim dışarıdan bakıldığında maskelerin, gülüşlerin ve neşenin bayramıdır ama içeride çok daha derin bir sır saklar. Purim, gizlenen ışığın bayramıdır. Ester Megillası içinde Tanrı’nın adı açıkça geçmez ama her olayın arkasında ince bir yönlendirme vardır. Hiçbir şey tesadüf değildir. Hiçbir karanlık, ışıksız değildir. Hayat da böyledir. Bazen Tanrı’yı açıkça göremeyiz. Bazen dualarımızın cevabı gecikir. Bazen kader kapalı kapılar gibi görünür. Purim görmediğimiz yerde de


Adar: Neşe Yoluyla Özgürlük
Likutei Halahot’ta Rabi Nathan özgürlüğü sadece fiziksel kurtuluş olarak değil, bilinç değişimi olarak anlatır. Bu da bizi doğrudan Adar ayına götürür. Talmud’da geçen meşhur ifade: “Mi’şenihnas Adar marbin be’simha” – Adar girince sevinci artırırız. Bu sözün kaynağı Talmud Bavli’dir ve özellikle Masehet Ta'anit 29a’da geçer. Ama neden? Çünkü Adar, görünürde doğal olaylar içinde gizlenmiş mucizenin ayıdır. Sefer Ester’de Tanrı’nın adı açıkça geçmez yani özgürlük gökten inm


MİŞPATİM – BEŞ YAHUDİ
B.H. Beş Yahudi, dünyaya bakış açımızı değiştirdi. MOŞE şöyle dedi; " Yasa her şeydir ." YEOŞUA şöyle buyurdu; " Sevgi her şeydir ." MARX şöyle demiştir; " Sermaye (para) her şeydir ." FREUD şöyle demiştir; " Cinsellik her şeydir ." ve sonra EINSTEIN geldi... şöyle dedi: " Her şey görecelidir! " Bugünkü yasalar; büyük sineklerin delip geçtiği, küçüklerin de takılıp kaldığı bir örümcek ağı gibidir. (Honoré de Balzac) TORA kelimesi antik Yunanca ’ya “ NOMOS T


Eyvah oğlum Dati mi olacak?
Bir kadın, Hahama gelir. “Rabi, mutlaka yardım etmelisiniz. Tek oğlum var; güzel, sevimli, yakışıklı, zeki — aklını yitirdi! Onu kurtarın.” Haham der ki: “Oğlunu sinagogda gördüm. Sağlam görünüyor, iyi görünüyor.” “Tamam haham efendi ama çocuk deli,” “Anlatın, ne oldu? “Oğlum sadece koşer yemeye başladı, üstelik en sıkı ölçülere göre. Her gün tefillin takıyor, Rabenu Tam tefillinlerini de. Şabat’ı en ince ayrıntısına kadar, en ağır hükümleriyle koruyor. Haftanın yedi günü si


Tu BiŞvat – Kök Salmak, Büyümek, Meyve Vermek…
Ağaçların yeni yılı ama aslında insanın iç dünyasının da yeni yılı. Tora’da insan için şu benzetme yapılır: כי האדם עץ השדה “İnsan tarladaki ağaç gibidir.” Bir çocuğu yetiştirmek de bir ağaç yetiştirmeye benzer. Hızlandıramazsın. Zorlayamazsın. Ama doğru ortamı sağlarsan, büyüme zaten olur. Tu BiŞvat bize şunu fısıldar: Meyveye değil, köke odaklan. Kökler – Çocuğun Duygusal Dünyası Bir ağacın kökleri görünmez ama onu ayakta tutan tek şeydir. Çocuklarda ise kökler şunlardır:


YİTRO – SPARTACUS
B.H. Altı sene önce bu hafta 'Hollywood'un Altın Çağı' oyuncusu Kirk Douglas (Isser Danielovitch) 103 yaşında vefat etti. Douglas, inanılmaz derecede yetenekli bir oyuncu olmakla kalmayıp, ilerleyen yaşlarında Yahudilik ile giderek güçlenen bağını korudu. Kendisi için kaleme alınan birçok anma yazısını okurken şu alıntıyla karşılaştım. “Yahudilikle yolum uzun zaman önce, New York, Amsterdam'da büyüyen fakir bir çocukken ayrıldı. O zamanlar sidurda oldukça iyiydim, bu yüzde




















