Adar: Neşe Yoluyla Özgürlük
- 2 saat önce
- 2 dakikada okunur

Likutei Halahot’ta Rabi Nathan özgürlüğü sadece fiziksel kurtuluş olarak değil, bilinç değişimi olarak anlatır. Bu da bizi doğrudan Adar ayına götürür. Talmud’da geçen meşhur ifade: “Mi’şenihnas Adar marbin be’simha” – Adar girince sevinci artırırız. Bu sözün kaynağı Talmud Bavli’dir ve özellikle Masehet Ta'anit 29a’da geçer. Ama neden? Çünkü Adar, görünürde doğal olaylar içinde gizlenmiş mucizenin ayıdır.
Sefer Ester’de Tanrı’nın adı açıkça geçmez yani özgürlük gökten inmez- içeriden doğar. Bu tam da “eved ivri”nin hikâyesidir. Altı yıl çalışıp yedinci yılda özgür kalan İbrani hizmetkarı olan 'eved ivri'… Bu bölüm sadece maddi bir hizmetkardan değil, her birimizden bahsediyor. İnsan alışkanlıklarının kölesidir. Bir insan dışarıdan özgür olabilir ama içten içe bir tutsak olabilir: arzularının, üzüntüsünün inançsızlığının...
Kölelik insanın içgüdülerinin egemenliği altında olduğu durumu da temsil eder. Altı yıl, eylem dünyasına, bu maddi dünyada kendini geliştirmeye karşılık gelir Kişi bazen zincirini sever. Alışkanlık güvenlidir. Üzüntü tanıdıktır. Özgürlük ciddi bir suratla gelmez. Özgürlük neşeyle gelir. Rabi Nathan’a göre üzüntü ruhu daraltır; neşe ise genişletir. Ve ruh genişlediğinde kişi seçeneklerini görür. Bu yüzden: Altı yıl doğa düzeni… Yedinci yıl Şabat bilinci…
Adar bize şunu ekler: Şabat bilincine giden kapı Simha’dır yani neşeli olmak… Yedinci gün Şabat ya da Yedinci yıl Şemita içsel özgürlük seviyesine, Tanrı'ya dönüşe denk gelir. Kulağın delinmesinin sebebi nedir? Tora'da hizmetçi özgürce dışarı çıkmayı reddederse kulağının delineceği belirtilir. Rabi Nathan şöyle açıklıyor: Sina'da "İsraeloğulları Benim kullarımdır" sözünü işitti; yine de bir insanın kulu olmayı seçti. Gerçeği duyduk. Ruhumuz, Tanrı'ya ait olduğunu biliyor ama bazen alışkanlık ya da korku nedeniyle zincirlerimizde kalmayı tercih ederiz.
Geçen hafta okunan Peraşa konusu “Mişpat” kendini yargılamak demektir ama Adar şunu fısıldar: Kendini yargılarken bile yüzünde hafif bir tebessüm olsun. Kendine şöyle diyebilmek: “Evet, burada düştüm ama ben düşüşüm değilim.” Bu, kişisel gelişimde devrimdir. Kendini acımasızca eleştirmek köleliktir. Kendini dürüst ama şefkatli değerlendirmek özgürlüktür.
Adar’da Yahudi halkı fiziksel olarak yok olma tehdidindeydi ama içsel olarak kimliklerini seçtiler. Gerçek özgürlük şudur: Durumunu değil, tepkini seçmek. Üzüntüyü değil, imanı seçmek. Kurban bilincini değil, sorumluluk bilincini seçmek. Rabi Nathan’ın diliyle: İnsan Tanrı’ya kulluğu seçtiğinde, başka hiçbir şeye köle kalmaz. Adar bize şunu söyler: Neşe bir duygu değil — bir karardır. Ve belki de Eved İvri’nin kulağı bu yüzden delinirdi: Duyduğun hakikati seçmeye cesaretin var mı? Adar’da cevap şudur: Evet. Bu yıl zincirimi değil, özgürlüğümü seçeceğim...
ADAR ayının Roş Hodeş günleri salı ve çarşamba günleridir. Hodeş Tov U Mevorah…
Riva N. ESSEMİNİ
Bir önceki yazımı okudunuz mu?





