İsrael'in En Büyük İhracatı: Umut
- 24 saat önce
- 1 dakikada okunur

Bir ülkenin gücünü anlamak istiyorsanız çocuklarına bakın.
Sen de çocuğuna bak. O senden daha iyi olacak mı? Senin bildiklerini biliyor mu? Senin taşıdığın yükü taşıyor mu? Senin korkularını değil, senin umutlarını mı taşıyor? Kendi dilinde düşünüyor, kendi kültüründe büyüyor, kendi toprağında kök salıyor mu?
Başka bir yerde bu böyle olmazdı.
Başka bir yerde ya asimile olmak zorunda kalırdı. Çoğunluğa benzeyerek, kendinden bir şeyler bırakarak. Ya da izole kalmak zorunda kalırdı. Kendini korurken dünyadan koparak.
Israel'de ise ikisi de olmadı. Çocuğun hem değerlerini korudu hem de dünyadan, toplumdan soyutlanmadı.
Bu umuttur.
İsrael'de insanlar geleceğin ne getireceğini bilmeden, siren seslerinin arasında, belirsizliğin tam ortasında çocuk büyütüyorlar. Ve o çocuklara en değerli şeyi veriyorlar: kim olduklarını bilmelerini.
Bir nesil kimliğini kaybetmeden büyüyorsa, o halk kaybolmayacak demektir.
Bu basit bir gözlem gibi görünür. Ama binlerce yıllık bir mücadelenin özü burada.
İsrael teknoloji üretiyor, bilim üretiyor, bunu herkes biliyor. Ama asıl ürettiği şey başka: Kendinden sonra geleni kendinden daha güçlü yapan bir nesil. Bu İsrael'i sadece "savaşan" veya "icatlar geliştiren" bir ülke olmaktan çıkarıp, "geleceği bugün inşa eden" bir topluma dönüştürüyor.
Ve bir ülkenin dünyaya verebileceği en büyük şey belki de budur. Çocuklarına "sen benden daha iyi olacaksın" diyebilmek. Ve bunu gerçekten inanarak söyleyebilmek.
Ezra BEHAR
IYT dip not :
İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.
Bir önceki yazımı okudunuz mu?


Yorumlar