

EL MİTO DE LA NARİZ JUDİYA
Segun Sharron Pearl, teorisyena de kara i de puerpo, no egziste una koza komo ‘La Nariz Judiya’. Los judyos tienen narizes komo todos. Sus narizes no son diferentes de las narizes de la populasyon jeneral. La nariz judiya, grande kon un gancho en medyo, (karikaturizada en munchos lugares) es un mito. Atraktivos u no, las narizes grandes no son espesifikos a los judyos. Malorozamente, mozotros los judyos, akseptimos ke muestras narizes (grandes i kon un gancho en medyo) son


Çifte Vatandaşlık Suç mudur?
İsrail’de uzun yıllardır yaşayan ve sayıları yüzbini bulan Türkiyelilerin, iki ülke arasında bir köprü işlevi gördükleri sıkça dile getirilir. Bu topluluğun hem Türkiye ile olan bağlarını koruması hem de yaşadıkları ülkeye katkı sunması, aslında doğal ve insani bir durumdur. Son dönemde bölgede yaşanan gelişmeler, farklı coğrafyalarda yaşayan insanların aidiyet duygularını yeniden gündeme getirmiştir. Oysa bir insanın yalnızca yaşadığı ülkeye değil, doğduğu topraklara da sevg


100 Yıl Önce Ortadoğu Toplumlarına 2 Zıt Model Önerildi: Biri Kahire’den, diğeri Ankara’dan
Osmanlı İmparatorluğunun ve Halifeliğin 1920’lerde çökmesinin ardından Ortadoğu toplumlarının gündemindeki en önemli soru şuydu: Neden döküldük? Nerede yanlış yaptık? Yedinci yüzyıldan bu yana ve özellikle 1200’lerden itibaren bilinen dünyanın, Arap Yarımadasının, Yakın Doğunun (Mısır’dan İran’a uzanan coğrafyanın), Kuzey Afrika’nın, İber Yarımadasının, daha sonra Anadolu ve Balkanların, Viyana’ya kadar Avrupa’nın içlerine egemen olan bir inancın, bir devlet yönetme tarzını


95 000 FÜZE / Dünya Sekizinciliği / ve Istanbullu Dostum
Evet başlıktan hiçbir şey anlamadınız, haklısınız, hemen açıyorum. Bir ülke düşünün. 7 Ekim 2023’ten bugüne, (21 Mart 2025), değişik düşmanları tarafından vatandaşlarının kafasına 95 000, (yazıyla doksan beş BİN!!) füze fırlatılmış. (İsrael dışında yaşayan okurlarıma bu yazdıklarım Çince gelecek; başlarına füze fırlatılması kavramını tanımamışlar ki HENÜZ!) Ve bu ülke vatandaşları dünya mutluluk endeksinde Lüksemburg ve İsviçre gibi ülkeleri de sollayarak 2025 yılında dü


Elimizdeki güç ‘Sosyal medya’!
“Yangına körükle gitmeyelim! İran’dakine de yanarım, Filistin’dekine de Suriye’dekine de, Yemen’dekine de, Afrika’da sömürülen halklara da, İsrail’dekine de… Hiçbir halk ağlamasın, hiçbir halk acı çekmesin, hiçbir halk sömürülmesin!” Merhaba sevgili insan kardeşlerim, Yukarıdaki cümleleri en baştan yazdım ki, yazımı sonuna kadar okuma zahmetine katlanamayanlar yazımdaki ana fikri anlamayıp kafalarındaki ön yargılara yenik düşmesinler. Güzel düşünceler, pak düşünceler… Biz, ya


Mamad’da saklanırken, özgürlüğümüzü çalan Fare midir yoksa delik mi?
“Bu ne biçim soru, ne demek istiyorsun? “Dediğinizi duyar gibiyim . Ama yazının sonunda cevabı bulacağız. Gelin başlayalım. Üç haftadır, gece gündüz, hepimiz çoluk çocuk, Mamad, Miklat, merdiven boşluğu, otoparklarda gezinirken, bu gidişle Pesah Seder’ini de kim bilir hangi köşede yapacağız? Eee peki Nasıl özgür olacağız? Nasıl kendimizi “krallar” gibi hissedeceğiz? Hepimiz yazılı olanı biliyoruz: İnsan, kendisini sanki “bugün Mısır’dan çıkmış gibi” görmelidir. Bunu pratikte


Özgürlük ne zaman gelecek?
Pesah yaklaşırken, her yıl olduğu gibi özgürlüğü konuşuyoruz. Ama bu yıl “özgürlük” kelimesi içimizde daha derin, daha kırılgan bir yerden yankılanıyor… Tura’da Mısır’dan çıkış anlatılırken bu sadece tarihsel bir olay olarak sunulmaz. Bu, her nesilde, her insanın kendi içsel Mitsrayim’inden çıkış hikâyesidir. “Mitsrayim”, dar yer. Sıkışmışlık. Nefesin kesildiği, kalbin daraldığı yer. Ve belki de en çarpıcı detaylardan biri şudur: İsraeloğulları Mısır’dayken henüz özgür deği


TZAV – EKMEK ve MATSA
B.H. Adem ve Havva’dan beri buğdayı yetiştiren GÜNEŞ – serpilmesine yardımcı olan YAĞMUR – bir rahim gibi onu saran TOPRAK bize ait değil. Alt tarafı yaptığımız tek şey bize hediye edilen TOHUMU toprağa ekmekten ibaret. 21 yüzyılın teknolojik gelişimine rağmen bu kuvvetler taklit edilemediği için halen EKMEK kendimizden daha büyük bir gücün önünde hissettiğimiz tevazuyu ve bağımlılığı ifade eder. En büyük zevki sinagogda uyumak olan zengin bir adam yaşarmış. Her Şabat


Savaştan bahsetmeyeceğim
Üç haftadır savaştayız. Her birimiz günde çok kez sığınaklara girip çıkıyor, haberleri yakından takip ediyor, üzerimize yağan füze türleri hakkında neredeyse bir uzman kadar bilgileniyor, olağan yaşantımızı sürdüremiyor, yine de olanaklar ölçüsünde günümüzü verimli yaşamaya çalışıyoruz. Bu cümlenin ardından noktayı koyuyor savaş halimizden bahsetmeye son veriyorum. Savaş öncesi, hafta sonuna doğru iki gün için Dubai’deydik. Pek çok İsraelli gibi savaş patlak verince ancak 1


The Power We Hold: “Social Media”!
“Let us not add fuel to the fire! I grieve for those in Iran, for those in Palestine, for those in Syria, for those in Yemen, for the oppressed people in Africa, and for those in Israel as well… Let no people cry, let no people suffer, let no people be exploited!” Hello, my dear fellow human beings, I wrote the sentences above right at the beginning so that those who may not have the patience to read this text until the end will still understand its main idea and not fall int






















