Savaştan bahsetmeyeceğim
- 1 dakika önce
- 3 dakikada okunur

Üç haftadır savaştayız. Her birimiz günde çok kez sığınaklara girip çıkıyor, haberleri yakından takip ediyor, üzerimize yağan füze türleri hakkında neredeyse bir uzman kadar bilgileniyor, olağan yaşantımızı sürdüremiyor, yine de olanaklar ölçüsünde günümüzü verimli yaşamaya çalışıyoruz.
Bu cümlenin ardından noktayı koyuyor savaş halimizden bahsetmeye son veriyorum. Savaş öncesi, hafta sonuna doğru iki gün için Dubai’deydik. Pek çok İsraelli gibi savaş patlak verince ancak 13 gün sonra Ürdün Akabe üzerinden ülkeye dönebildik.
Birleşik Arap Emirlikleri / BAE’nin o çağdaş kenti Dubai’yi ilk iki gün gezdiğimiz kadarıyla kaldık, diğer günler zaman zaman İran’dan oraya da düşen füzelerden korunmaya çalışarak stres, çaresizlik, dönüş yolları arayışı içinde yerleştirildiğimiz otelde geçti.
Gezme şansını yakaladığımız ender yerlerden biri Burj Khalifa yanındaki ünlü alışveriş merkezi Dubai Mall’du. “Alışveriş merkezinin nesi ilginç olabilir ki?” dediğinizi duyar gibiyim… Orası dünyanın en büyük alışveriş merkezi… İçindeki mağaza sayısı 1200’den fazla, restoran ve kafe 200 kadar, otoparkı 14 bin araç alacak kapasitede… İçerde neler mi var? Çok lüks markalar, büyük mağazalar Lafayette, Bloomingdale’s gibi…

Dev alışveriş merkezinin içinde yer alan Dubai Akvaryum’un 10 milyon litre su ve binlerce deniz canlısını barındırdığını düşünebiliyor musunuz? Ancak gördüğünüzde inanmak mümkün… Dahası olimpik buz pateni pisti… Çok salonlu sinemalar… KidZania çocuklar için mini şehir konsepti.
Dubai Mall’ın en popüler noktası Dubai Fountain… Dubai Çeşmesi, şehir merkezindeki 30 dönümlük Burj Khalifa Gölü üzerinde yer alan dünyanın en büyük koreografili çeşme sistemiymiş. 6.600'den fazla ışık ve 25 projektörle, müzik ve ışıklarla senkronize olarak 150 metre yüksekliğe kadar su püskürtüyor.
Akşam gün batımından sonra klasik müzik eşliğindeki dans eden su gösterisi çok etkileyici bir atmosfer oluşturuyor. Sırtınızı beş dakikalık yürüyüş mesafesinde olan dünyanın en yüksek binası 828 metre yüksekliğinde 160 katlık mühendislik harikası Burj Khalifa’ya verip ışık ve su gösterisini görüntülemek Dubai’de olmazsa olmazlardan biri…

Aslında Dubai Mall’u az biraz tarif etmekteki amacım bu alışveriş merkezinin girişine yakın bir duvarda dev bir panoda dikkatimi çeken bir yazıyı sizlerle paylaşmaktı. Panoda Mohammed bin Rashid Al Makdoum tarafından açıklanan “Dubai’nin 8 İlkesi” İngilizce ve Arapça lisanlarında yer alıyor. Şeyh Muhammed bin Raşid Al Makdoum Birleşik Arap Emirlikleri'nin Başkan Yardımcısı, Başbakanı ve Dubai Emirliği'nin hükümdarıdır.
“Dubai’nin 8 İlkesi” şöyle…
1-Birlik Temeldir. Dubai, BAEnın ayrılmaz bir parçasıdır. Ülkenin çıkarı her şeyin üzerindedir ve halk, ülkenin iyiliği için fedakârlık yapmaya hazırdır.
2-Hiç Kimse Kanunun Üstünde Değildir. Adalet güçlü bir toplumun temelidir. Dubai’de herkes eşittir; din, cinsiyet veya statü fark etmez.
3-Biz Bir İş ve Ticaret Merkeziyiz. Dubai siyasete değil, ekonomiye odaklanır. Küresel, iş dostu bir merkez olmayı hedefler.
4-Büyümeyi 3 Faktör Belirler. Güçlü yönetim, aktif özel sektör ve küresel rekabet eden şirketler büyümeyi sağlar.
5-Toplumumuzun Kendine Özgü Bir Kimliği Var. Hoşgörü, disiplin, sözlere bağlılık ve cömertlik Dubai toplumunun temelidir.
6-Ekonomik Çeşitliliğe İnanırız. Dubai sadece tek bir sektöre bağlı kalmaz; sürekli yeni ekonomik alanlar yaratır.
7-Yetenekler İçin Bir Ülkeyiz. Başarı, yetenekli insanları çekmeye ve onları geliştirmeye bağlıdır.
8-Gelecek Nesilleri Önemsiyoruz. Gelecek nesiller için güçlü bir ekonomi ve sürdürülebilir varlıklar oluşturmak esastır.
Bu prensipleri sizlere saymamın sebebi bir Arap ülkesi olarak son 30-40 yılda petrol ekonomisinden yüksek teknoloji ve küresel hizmet ekonomisine geçişin en hızlı örneği olan BAE’nin ileriye yönelik vizyonuna duyduğum saygı ve takdiri ifade etmekti.
Bu Arap ülkesinin hedefi dünyanın en iyi yaşam ve iş merkezlerinden biri olmak, yabancı yatırım ve yetenek çekmek… Mottosu da: “Küçük ülke, büyük etki”.
Dünyaya bakışı derseniz, Doğu ile Batı arasında köprü oluşturmak... Toplumsal yaklaşımı; modern yaşam tarzı ile geleneksel değerler arasında denge kurmak…
BAE gitmişseniz zaten tanıyorsunuzdur. Suç oranı sıfır. Güvenle gezebileceğiniz, yollarının temizliğinden, insanlarının güler yüzünden, hizmet edenlerin nezaketinden zevk duyacağınız bir ülke… Gelecekte, barış ve huzurlu günlerde tanımanız dileğiyle…
Belki bu yazımı iki siren çalışı arasında, belki güvenli odada ya da sığınakta okuma fırsatını bulmuşsunuzdur. Sizleri savaş ortamından bir nebze uzaklaştırıp, düşüncelerinizi farklı bir yöne çevirerek küçük bir geziye çıkabildiysem ne mutlu bana…
Nelly BAROKAS
İYT dip not :
İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.
Bir önceki yazımı okudunuz mu?



Yorumlar