top of page

Elimizdeki güç ‘Sosyal medya’!

  • 8 dakika önce
  • 3 dakikada okunur


“Yangına körükle gitmeyelim! İran’dakine de yanarım, Filistin’dekine de Suriye’dekine de, Yemen’dekine de, Afrika’da sömürülen halklara da, İsrail’dekine de… Hiçbir halk ağlamasın, hiçbir halk acı çekmesin, hiçbir halk sömürülmesin!”


Merhaba sevgili insan kardeşlerim,

Yukarıdaki cümleleri en baştan yazdım ki, yazımı sonuna kadar okuma zahmetine katlanamayanlar yazımdaki ana fikri anlamayıp kafalarındaki ön yargılara yenik düşmesinler.


Güzel düşünceler, pak düşünceler… Biz, yaşını başını almış, neredeyse bu dünya yolculuğumuzun son çeyreğine, belki de biraz uzatmalarla bir çeyrek daha yaşama şansına erişebilecek bireylerden biri olarak, bu dünyaya hiçbir şey bırakamasak da en azından hoş bir seda yayma sorumluluğumuz olduğunu düşünüyorum.


Benim de amacım, gönüllü olarak yazdığım bu köşemde yaşam tecrübelerimi sevgi ve barış içeren paylaşımlarla bir nebze de olsa kalplere biraz ferahlık salmak…


Hal böyle iken şimdi sizlere sorarım: Bu “sosyal medya” denilen, elimize verilen gücü keyfimizin istediği doğrultuda kullanabilir miyiz? Bu sorunun cevabını size bırakarak yazıma devam edeceğim.

 

Geçen hafta Face sayfamda; “Sayfamda kızgınlık, nefret, kin güden ayrıştırıcı paylaşımlar ve özellikle siyaset istemiyorum ve bana özelden genelde yapay zekâ ile yapılmış taraflı felaket senaryoları göndermeyin” diye ortaya paylaşım yapmama rağmen hâlâ özelden bana özel alanıma girerek, - özelden mesaj göndermek kişinin özel alanına girmek ile eş değerdir- felaket senaryoları içeren videolar gönderilmeye devam edildi.


Sevgili sosyal medyada nefret saçan ‘Kardeşim’, senin Yahudi halkı ile derdin nedir? Bu halk size ne yaptı? Yaklaşık altı yüz yıl kadar önce çeşitli nedenlerle dağıldıkları dünyada, bir kısım Yahudi, Türk topraklarına geldiler, yerleştiler ve her alanda topluma faydaları oldular, ve bu halk Türk örf ve adetleriyle, diliyle bütünleşmiş birçok halklardan sadece biridir. (Türkiye toprakları birçok halklardan oluşan renkli bir mozaik.) Bu Yahudi halkı da çalışmış, çabalamış, vergisini ödemiş hem topluma hem devlete katkısı olmuş. Şimdi bu halkın bir kısmı hala Türk bayrağı altında yaşarken, bir kısmı farklı nedenlerle dünyaya, bir kısmı da İsrail denilen topraklara göç etmişler.

 

Yani hâlen Türk topraklarında yaşayan birçok Yahudi’nin İsrail topraklarında yaşayan uzantıları, akrabaları mevcut. Ve siz bunu bile bile hem sosyal medyada hem de özelden bana özellikle Tel Aviv’in yapay zekâ ile üretilmiş şehrin zarar görmüş video ve fotoğraflarını paylaşıp gönderiyorsunuz.


Bu siyaset değildir. Siyaset bambaşka bir şeydir. Bu, bazen gerçek adınızla da değil, bazen takma bir ad ile açtığınız hesabınızdan dünyaya, halklar arasına, oturduğunuz yerden, klavye başında kin, nefret, fitne, fesat yaymaktır.


Eğer bir şey yapmak istiyorsanız, hiç fark etmez hangi halk olursa olsun zorda olan tarafa gidin sahaya çıkın bir şekilde yardımcı olun, sosyal medya goygoyculuğu yapmak çok kolay, hatta en kolayı…

 

Yapmayın kardeşim, yapmayın!

Bu tip paylaşım yapanların psikolojik analizini yaptığımda, hayatta travmatik olaylara maruz kalmış ve hayatlarında bir anlam bulamamış insanlar olduklarını, hayatlarında bir anlam olmadığı için de bir yöne fanatik olarak eğilerek benliklerini var hissedebildiklerini görüyorum. Aynı fanatik takım tutanlar gibi; nasıl ki maç sonraları, yenilen veya yenen takım yüzünden bazen havada taşlar uçuşup bazen de ne yazık ki insanlar öldüyse ve bunun sadece spor olduğunu unutup içselleştirip sahaları savaş alanına çeviriyorlarsa, bu sosyal medyada paylaşılan kin ve nefret odaklı paylaşımlar da ortada bir savaş olduğunu ve insanların bundan zarar gördüğünü göz önüne almayan empati yoksunu kesim…

 

Şunu kafalınızın bir köşesine yazın; onlarca Filistin yanlısı Yahudi var, onlarca Yahudi var İsrail hükümetine karşı; onlarcası taraf, onlarcası karşı. Onlarca Amerikalı var Trump taraftarı, onlarcası karşı; onlarca İranlı var İsrail yanlısı ve İsrail’e teşekkür yürüyüşleri düzenliyor dünyanın her bir yanında. Yani tüm bunlar görecelidir kardeşim; göreceli olmayan tek şey barış yanlısı olmak ve yangına körükle gitmemektir. Sağduyunuzu elinize alın ve elinize verilen gücü, sosyal medya denilen gücü iyilik ve güzellik için kullanın. İnsanoğlunun ne menem bir şey olduğu ise  eline güç geçince anlaşılır…


Sevgi dil, din, millet ayırt etmez kalplerinizin sevgi ile dolarak tüm dünyaya yayılması ve barışın bir an önce gelmesinin canı gönülden dileği ile…


Bu günlük bu kadar.


Rahel Çela Behar


IYT dip not :

İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.

 Bir önceki yazımı okudunuz mu?

 











Yorumlar


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
WhatsApp Image 2020-09-08 at 20.52.59 (1

İLETİŞİM

Telefon                           :+97236582936
Mail                                :turkisrael@gmail.com

 

KÜNYE

İYT Web Sitesi Künyesi:
Editör                             :Av.Yakup Barokas
Grafik Tasarım              :Şemi Barokas 
                                       Ovi Roditi Gülerşen

© 2018 by Turkisrael.org

bottom of page