top of page


Bu yıl Yeruşalayim Günü 15.05.2026 Cuma gününe denk geldiği için, Yeruşalayim Günü kutlamaları Perşembe gününe alındı.


Bar-Ilan Üniversitesi’nde düzenlenen Yahudi Müziği Günleri Festivali kapsamında, İsrael’de Türkiyeliler Birliği, Dahan Merkezi tarafından “İsrael Toplumları Yeruşalayim İçin Şarkı Söylüyor” adlı etkinliğe davet edildi.

Birliği temsilen İYT-Moatsa Eş Bşk.Ovi Roditi Gülerşen,İYT Eş Bşk. Eti Adato Granit ve Yşnetim kurulu üyesi Violet Bahar hazır bulundular.



Yüzyıllar boyunca Yeruşalayim, Yahudi halkı ve diğer dinlerin mensupları için ruhani ve kültürel bir çekim merkezi olmuştur.


Daha Tapınak dönemlerinden itibaren Yahudiler, yılın üç döneminde ülkenin dört bir yanından Yeruşalayim’e gelerek Levilerin ilahilerini ve Tapınak’taki müziklerini dinlerlerdi.


Gösteri, İsrael toplumlarının Yeruşalayim’e adadığı ezgilere ithaf edildi ve Türkiye, Yemen, Kafkasya ve Hindistan kökenli sanatçıların katılımıyla gerçekleşti.


Bu özel gece; topluluklar, kültürler ve gelenekler arasında müziğin birleştirici gücüyle bağ kurma fırsatı sundu.


Müzik, kalpleri birleştirmeyi, nesiller arasında köprü kurmayı ve hepimize nereden geldiğimizi ve bizi birbirimize bağlayan değerleri hatırlatmayı başarıyor.


Programın açılışını Dahan Merkezi Müdürü Prof.Dr. Şimon Ohayon yaptı. Ohayon, diaspora topluluklarının Yeruşalayim ile yıllar boyunca kurduğu derin bağa dikkat çekerek, merkezin İsrael Yahudi topluluklarının mirasını koruma adına yürüttüğü kültürel ve akademik çalışmaları vurguladı.



Yemen Topluluğu


Yemen Mirasını Yaşatma Derneği Başkanı Dr. Yigal Ben-Şalom, Yemen Yahudiliğinin özgün şiir ve “Divan” geleneğinin korunmasının önemine değindi.



Sahnede, Yemen Yahudilerinin geleneksel müziğini koruma ve belgelemeye adanmış “Şirat HaDivan” topluluğu sahne aldı.


Topluluk, dünya müziği ile geleneksel ve yeni eserleri modern düzenlemelerle bir araya getiriyor.



Türkiye Topluluğu


İsrael’de Türkiyeliler Birliği Eş Başkanı Eti Granit, birliğin faaliyetleri ve 500 yılı aşkın Sefarad Yahudi mirasını koruma çalışmalarından söz etti.



“Ladino ve Türkçe sadece bir dil ve gelenek değil aynı zamanda aile bağları, kültür, özgün yemekler, müzik, anılar ve nesilden nesile aktarılan hikayelerdir.”


Sanatçı ve hazan Jako Hazan, Ladino, Türkçe ve İbranice eserler seslendirdi.



Jako Hazan, İzmir makam geleneğine ait dini ezgileri sahnede yaşatan dünyadaki nadir isimlerden biri olarak kabul ediliyor.



Yaklaşık 50 yıldır bu özel dua geleneğini koruyan Hazan, gençlik aliyası kapsamında tek başına İsrael’e göç ettiği İzmir kıyılarından taşıdığı anıları da sahneye yansıttı.


Hazan, ilahilerinde Doğu makamlarını Batı etkileriyle harmanlayarak farklı müzik gelenekleri arasında özgün bir köprü kuruyor.



Kafkasya Topluluğu


Stamagi Derneği Başkanı Robert Abramov, Kafkasya’daki Dağ Yahudileri toplumu ve Cuhuri dili hakkında bilgi verdi.


Tenor Stas Davidov, Kuzey ve Doğu Kafkasya’daki Dağ Yahudilerinin dili olan Cuhuri dilinde “Yeruşalayim’e” adlı eseri seslendirdi.


İran dilleri ailesine ait olan bu dil, çok sayıda geleneksel ve modern eseri bünyesinde barındırıyor.



Hindistan Topluluğu


Hindistan Yahudiliği Miras Merkezi Başkanı Rafi Bahonker, Hindistan’daki dört büyük Yahudi topluluğu ve aralarındaki farklılıklar hakkında konuştu.


Sanatçı Liora Yitzhak ise “Hindistan’dan İsrael’e” adlı performansıyla sahne aldı.


Sanatçı eserlerinde Doğu ile Batı’yı, Hindistan ile İsrael’i, farklı kültürleri, dilleri ve müzik tarzlarını etkileyici biçimde bir araya getiriyor.


Bir önceki sosyalağlardan yazısını okudunuz mu?


 




Bir tuhaf ülke üç seneye yakındır yedi cephede savaşır, düşmanlarıyla ateşkes antlaşmaları yapar ne Hamas ne de Hizbullah antlaşmalara uymaz, yapılan antlaşmaya rağmen silahlarını bırakmayı reddederler, tacize devam ederler.


İran cephesinde Başkan Trump’ın ağzından çıkacak lafı bekler ülke yöneticileri, gençleri ise bu yüzden eşlerine sonsuz gibi gelen ihtiyat askerliği yapar.


Yine de lokantalarına bir hafta önceden yer ayırtmazsanız, yer bulamaz, aç kalırsınız!

 

Ve bu ülkenin gençleri bir de utanmadan (!) boş kalan zamanlarında New York’a çıkartma yaparlar!

Askeri değil, teknolojik çıkartma.


Bu tuhaf ülke, yaşadığım ülke.

Geçtiğimiz günlerde İsrael  ‘’Mind the Tech’’ haftası için ‘’Rüya Takım’ı ile New York’a çıkartma yaptı.

Türkçeye tercüme edeyim.


Mind the Tech İsraelli start-up’ları ABD’de görücüye çıkartan bir girişim.

İsrael’in iddialı start-up’larını ABD’deki yatırımcılar, girişimciler, teknoloji ve finans devleri ile tanıştıran bir ekonomik, ticari etkinlik. (Örneğin Lockheed Martin dahi buraya temsilcisini yollar!)                                                                                                                                                    

Bank Leumi, Showcase IL ve Kalkalist (Yediot Ahronot sahipliğinde) mecmuasının ortak girişimi.

Bu sene 11-13 Mayıs tarihleri arasında New York’ta gerçekleşen etkinliğin zirvesi 12 start up’tan oluşan bir ‘’Rüya Takım’’ dı.

 

Neden ‘’Rüya Takım’’?

Çünkü bu 12 start-up, 150’den fazla katılımcı proje arasından büyük bir titizlikle seçiliyor. Seçici kurul, İsrael hi-tech sanayiinin önde gelen isimlerinden oluşuyor.


Ve elemeler sonucu on iki en gelecek vaat eden ‘’Rüya Takım’’ ABD’ ye yollanıyor.


Seçimde göz önüne alınan katmanlar arasında en önemlileri:

Pazarın potansiyel büyüklüğü, ekip elemanlarının seviyesi, projenin yenilikçilik derecesi, büyüme ve gelişme potansiyeli ve insanlığa yararlılığı.


Bu seneki etkinliğin odak noktası jeopolitik belirsizliğin hüküm sürdüğü, AI/ yapay zekanın giderek yaşamımızı etki alanına aldığı, güvenlik sorunlarının fazlasıyla önem kazandığı günümüzde, İsrael yenilikçiliğinin geleceğiydi.


Konferanslar boyunca AI konusunun sahnede başrolü üstlendiği gözlemlendi.

AI’ın siber güvenlik, finans, sağlık, savunma teknolojileri ve bilgisayar yazılımları konularında yeni rolleri tartışıldı.


Günümüz dünyasının jeopolitik karışıklığı nedeniyle savunma sanayii ve siber güvenlik yenilikçiliği gündemde büyük yer tuttu.


İsraelli şirketlerin sadece dünya trendlerini takip etmekle yetinmeyip, günümüz gerçek yaşam sorunlarına odaklanmaları övgü aldı.

 

Bu on ikilik gruptan sizler için üç tanesini tanıtmaya çalışayım.


Edventure.il eğitime odaklı küçük bir start-up.


AI’dan da yararlanan şirket her öğrencinin durum ve gereksinmelerine göre ayarlanmış öğretim desteği sağlıyor.


Online güncellenme kapasitesi ve her öğrenciye kişisel odaklanma yeteneği yazılımın artıları.

Şimdilik ABD ve İsrael pazarında çalışacak olan şirket, öğrenci başına yılda 90 dolarlık mütevazı bir fiyatla, içinde bulunduğumuz 2026 yılında 3,5 milyon dolarlık bir satış gerçekleştirmeyi öngörüyor.

                                                                 

Track i Med sağlık sektöründe faaliyet gösterecek yine küçük bir şirket. (12’lik grupta çok daha büyükleri de var).


Co-pilot yapay zeka sistemini kullanan proje ameliyatlara odaklanmış.

Ameliyatlarda doktorların muhtemel ‘’insan hataların” önleyecek. Ayrıca ameliyat süresini 45 dakika kadar kısaltabilecek.


Şirket şimdilik ABD pazarında çalışacak.

 

Modelyo ise on altı milyon dolarlık bütçesiyle siber güvenlik alanına odaklı.

Hassas bilgilerle çalışan örgütler için, (devlet kurumları gibi), verilerin kriptografik sistemlerin de desteğinde, (hani el değmeden diyebileceğimiz) son derece korunmuş bir şekilde aktarılmalarını sağlıyor.

 

Hani yarın öbür gün hisse senetlerinizle oynarken Nvidia, WIX, WIZ, Check Point gibi borsa devlerinin yanında aprıl, GYRO, Catch, Guardian7, dünya süt sanayiini değiştirebilecek Finally Foods, MRI ile göğüs kanseri teşhisinde devrim yaratabilecek Pink Star veya yukarda daha ayrıntılı değindiğim üç projeye rastlarsanız hiç şaşırmayın. Nvidia gibileri de yolun başında çok farklı değillerdi.


Sonuç olarak bu üç günlük çalışmalar İsrael yenilikçiliğiyle Amerikan yatırımcılığı iş birliği gücünün bir gösterisiydi.


Ve İsraellilerin üç senedir yaşanan tüm olumsuz koşullara rağmen yarınlara biraz daha iyimserlikle bakmalarına neden oldu.


Bondi  CHAKIM


IYT dip not :

İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.


Bir önceki yazımı okudunuz mu?










İsrael'den Noam Bettan, cumartesi gecesi Avusturya'nın Viyana kentinde düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması büyük finalinde ikinci oldu. Birincilik ödülünü ise Bulgaristan'dan Dara, izleyicileri coşturan dans parçası "Bangaranga" ile kazandı.

 

Sonuç olarak, İsrael halk oylamasında üçüncü, jüri sıralamasında ise sekizinci oldu; ancak toplam destek sayesinde ikinci sırayı elde etti.


Ancak Bulgaristan ile rekabet edemedi; ülkenin ilk şampiyonluğunu kazanan Bulgaristan, bahisçilerin Finlandiya, Avustralya veya Yunanistan'ı en muhtemel şampiyon olarak tahmin etmesinin ardından sürpriz bir zafer elde etti. Üçüncülüğü de sürpriz bir isim olan Romanyalı Alexandra Căpitănescu, halk oylamasında ikinci olan kışkırtıcı "Boğ Beni" şarkısıyla aldı.


Bir önceki sosyalağlardan yazısını okudunuz mu?


 

Featured Posts
Recent Posts
Archive
Search By Tags
Follow Us
  • Whatsapp
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page