

Elimizdeki güç ‘Sosyal medya’!
“Yangına körükle gitmeyelim! İran’dakine de yanarım, Filistin’dekine de Suriye’dekine de, Yemen’dekine de, Afrika’da sömürülen halklara da, İsrail’dekine de… Hiçbir halk ağlamasın, hiçbir halk acı çekmesin, hiçbir halk sömürülmesin!” Merhaba sevgili insan kardeşlerim, Yukarıdaki cümleleri en baştan yazdım ki, yazımı sonuna kadar okuma zahmetine katlanamayanlar yazımdaki ana fikri anlamayıp kafalarındaki ön yargılara yenik düşmesinler. Güzel düşünceler, pak düşünceler… Biz, ya


Mamad’da saklanırken, özgürlüğümüzü çalan Fare midir yoksa delik mi?
“Bu ne biçim soru, ne demek istiyorsun? “Dediğinizi duyar gibiyim . Ama yazının sonunda cevabı bulacağız. Gelin başlayalım. Üç haftadır, gece gündüz, hepimiz çoluk çocuk, Mamad, Miklat, merdiven boşluğu, otoparklarda gezinirken, bu gidişle Pesah Seder’ini de kim bilir hangi köşede yapacağız? Eee peki Nasıl özgür olacağız? Nasıl kendimizi “krallar” gibi hissedeceğiz? Hepimiz yazılı olanı biliyoruz: İnsan, kendisini sanki “bugün Mısır’dan çıkmış gibi” görmelidir. Bunu pratikte


Özgürlük ne zaman gelecek?
Pesah yaklaşırken, her yıl olduğu gibi özgürlüğü konuşuyoruz. Ama bu yıl “özgürlük” kelimesi içimizde daha derin, daha kırılgan bir yerden yankılanıyor… Tura’da Mısır’dan çıkış anlatılırken bu sadece tarihsel bir olay olarak sunulmaz. Bu, her nesilde, her insanın kendi içsel Mitsrayim’inden çıkış hikâyesidir. “Mitsrayim”, dar yer. Sıkışmışlık. Nefesin kesildiği, kalbin daraldığı yer. Ve belki de en çarpıcı detaylardan biri şudur: İsraeloğulları Mısır’dayken henüz özgür deği


TZAV – EKMEK ve MATSA
B.H. Adem ve Havva’dan beri buğdayı yetiştiren GÜNEŞ – serpilmesine yardımcı olan YAĞMUR – bir rahim gibi onu saran TOPRAK bize ait değil. Alt tarafı yaptığımız tek şey bize hediye edilen TOHUMU toprağa ekmekten ibaret. 21 yüzyılın teknolojik gelişimine rağmen bu kuvvetler taklit edilemediği için halen EKMEK kendimizden daha büyük bir gücün önünde hissettiğimiz tevazuyu ve bağımlılığı ifade eder. En büyük zevki sinagogda uyumak olan zengin bir adam yaşarmış. Her Şabat


Savaştan bahsetmeyeceğim
Üç haftadır savaştayız. Her birimiz günde çok kez sığınaklara girip çıkıyor, haberleri yakından takip ediyor, üzerimize yağan füze türleri hakkında neredeyse bir uzman kadar bilgileniyor, olağan yaşantımızı sürdüremiyor, yine de olanaklar ölçüsünde günümüzü verimli yaşamaya çalışıyoruz. Bu cümlenin ardından noktayı koyuyor savaş halimizden bahsetmeye son veriyorum. Savaş öncesi, hafta sonuna doğru iki gün için Dubai’deydik. Pek çok İsraelli gibi savaş patlak verince ancak 1


Benim Tel Aviv’im (תל אביב שלי)
“ Kitap Kurdu ” köşesinde, İlan Shchori’ nin “ Benim Tel Aviv’im ” (תל אביב שלי) adlı kitabının tanıtımını yapmak istiyorum. Araştırmacı bu kitabında Tel Aviv kentinin tarihini 100 yıldan uzun bir dönemi kapsayacak şekilde ele alıyor. Maalesef kitap İbranice olup İngilizce çevirisi bulunmamakta. Tel Aviv kenti ile ilgili önde gelen araştırmacılarından biri ayrıca tarihçi ve gazeteci olan İlan Shchori 428 sayfalık karton kapaklı bu kitapta arşiv çalışmalarını kişisel bi


The Power We Hold: “Social Media”!
“Let us not add fuel to the fire! I grieve for those in Iran, for those in Palestine, for those in Syria, for those in Yemen, for the oppressed people in Africa, and for those in Israel as well… Let no people cry, let no people suffer, let no people be exploited!” Hello, my dear fellow human beings, I wrote the sentences above right at the beginning so that those who may not have the patience to read this text until the end will still understand its main idea and not fall int


Antisemitizmin / İsrael Karşıtlığının Arka Plan Yüzlerinden Biri
Antisemitizm ile İsrael karşıtlığının farklı kavramlar olduklarını hepimiz biliyoruz. Ancak dünya geneline baktığımızda ikisini aynı kefeye koyanlar ezici çoğunlukta. İkisi içiçe girmiş durumda. Başlığımın ikili oluşu da bu yüzden. 2023 Hamas katliamının başlamasından birkaç saat sonra, ve aynı sekilde son Iran savaşının başlamasindan çok kısa bir süre sonra ABD’de Filistin yanlısı, İsrael karşıtı gösteriler başlıyor. Spontane gibi gözükseler de gerçek hiç de öyle değil. Ame


SİRENLER ALTINDA YAŞAMAK
Merhaba sevgili okuyucularım. Hayat bütün ritmi ve hızıyla devam ediyor. Değişen bir şey yok. Dolayısı ile ben de hem sizlerin, hem de kendi hissettiklerimi kaleme aldım. Son yıllarda İsrael'de hayatın ritmine yeni bir ses karıştı: Sirenler. Bir zamanlar yalnızca ambulansların ya da uzak bir tehlikenin habercisi olan o keskin ses, şimdi günlük hayatın içine yerleşmiş durumda. Gökyüzünde beliren tehditlerin habercisi. İran'la yaşanan gerilimin ve bölgedeki savaş halinin gölg


VAYİKRA – HOŞ BİR KOKU
B.H. Bir heykel bir bahçeyi süslediğinde, bahçenin güzelliğine katkıda bulunur. Eğer o heykel, o bahçeye nüfuz eden birlik duygusuyla karıştırılırsa, o zaman bir puttur. TANRI’YA " HOŞ BİR KOKU " VEREN, OLA KORBANI OLACAKTIR . (Vayikra 1:9) Tanrımızın koku alma duyusu var mı? Mezmur 115 'te, putperestliğe yönelik sert bir eleştiri yer alır ve putlaştırılmış heykellerin ve totemlerin cansızlığı, özellikle de herhangi bir duyusal güce sahip olmamaları alaya alınır.


















