Yeruşalayim'deki Yel Değirmeninin Ardındaki Adam: Sir Moses Montefiore
- 5 gün önce
- 2 dakikada okunur


Yeruşalayim'deki Yel Değirmeninin Ardındaki Adam: Sir Moses Montefiore
Yeruşalayim'i ziyaret edenlerin mutlaka uğradığı yerlerden biri, tarihi Yemin Moshe Mahallesi ve hemen yanındaki ünlü Montefiore Yel Değirmenidir.
Her gün binlerce turist bu tarihi yapının önünde fotoğraf çektirir.
Ancak çok az kişi, bu mahalleye ve yel değirmenine adını veren kişinin yalnızca bir hayırsever değil, Yahudi tarihinin en etkili isimlerinden biri olduğunu bilir.
Moses Montefiore, 1784 yılında İtalya'nın Livorno kentinde dünyaya geldi.
Daha sonra ailesiyle İngiltere'ye yerleşti ve Londra'da başarılı bir banker olarak büyük bir servet kazandı.
Ancak onu tarihe geçiren zenginliği değil, bu serveti insanlık yararına kullanma kararlılığı oldu.
yüzyıl boyunca Avrupa, Kuzey Afrika ve Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşayan Yahudilerin karşılaştığı sorunlarla yakından ilgilendi. Haksızlığa uğrayan Yahudi toplulukları adına hükümdarlar ve devlet adamlarıyla görüşmeler yaptı.
Osmanlı padişahlarıyla da birden fazla kez bir araya gelerek bölgedeki Yahudilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi için girişimlerde bulundu.
Montefiore, Eretz İsrael'i yedi kez ziyaret etti.
O yıllarda Kudüs'te yaşayan Yahudilerin büyük bölümü, surlarla çevrili Eski Şehir'in kalabalık ve sağlıksız koşullarında yaşıyordu.
Montefiore'nin en büyük hayali, insanların surların dışına çıkarak daha sağlıklı ve güvenli evlerde yaşayabilmesiydi.
1860 yılında bu hayalini gerçekleştirdi ve Kudüs surlarının dışında kurulan ilk Yahudi mahallesi olan Yemin Moshe'nin temellerini attı.
Mahallenin hemen yanına inşa ettirdiği yel değirmeni ise bölge halkına ekonomik bağımsızlık kazandırmayı amaçlıyordu.
Bugün bu değirmen, Yeruşalayim'in en tanınan simgelerinden biri olarak ayakta durmaktadır.

Montefiore'nin yardım anlayışı, yalnızca bağış yapmaktan ibaret değildi.
İnsanların kendi ayakları üzerinde durabilecekleri bir gelecek kurmalarını hedefliyordu.
Tarımı, eğitimi, sağlık hizmetlerini ve üretimi destekleyen projelere yatırım yaparak kalıcı çözümler üretmeye çalıştı.
1885 yılında 100 yaşına yaklaşırken hayata veda eden Sir Moses Montefiore, ardında yalnızca binalar değil umut, dayanışma ve vizyon dolu bir miras bıraktı.
Bugün Yeruşalayim'de onun adını taşıyan mahallede yürüyen herkes, farkında olmasa da bir hayalin gerçekleştiği sokaklarda dolaşmaktadır.
Bazen en güçlü izler, sessizce yazılır.
İz bırakanları hatırlamak ise, geleceği daha bilinçle kurmanın bir yoludur.
Bir önceki İz Bırakanlar yazımı okumak için tıklayın.



Yorumlar