Güncelleme tarihi: 23 Haz

Hoşuma giden bir akım var.
Uzun zamandır bildiğimiz yılın sanatçısı, şarkıcısı, edebiyatçısı, eğitmeni veya politikacısı gibi klişeleşmiş ‘’YILIN’’ları arasına son zamanlarda yenileri de katıldı.
Bunlardan biri de ‘’Yılın Girişimcisi’’.
(Geçenlerde, sevdiğimiz bir dostumuzun oğlu bu ödülü almış İstanbul’da.)
Çok değerli buluyorum bu yeni ilaveyi.
Zira girişimci de toplum için çok önemli biri.
Para kazanmak için risk alıyor ama başarırsa hem topluma değerli bir ürün/ konsept katıyor, hem de yeni iş alanları yaratıyor.
1950’li yıllar.
Türkiyede çamaşır, bulaşık gibi yıkamalarda geleneksel sabun veya arap sabunu gibi yıkama ürünleri kullanılıyor.
Girişimcimiz bu konuda formel bir tahsili olmamasına rağmen kimya konularına ilgi duyan ve bu alanda kitap, ansiklopedi karıştırıp bir şeyler üretmek isteyen bir kişilik.
Bu yıllarda hitech diye bir söz/terim henüz icat edilmemiş bile ama icadını bekleyen pek çok ‘’yaşam kolaylaştırıcı ürün’’ sıralarını bekliyor.
Bu girişimcimiz -nerden öğreniyorsa- yaşadığım ülkede, doğduğum ülkeye henüz girmemiş, gelmemiş yıkama kimyevi maddeleri üretildiğini keşfediyor.
İngilizcesi yok ama Fransızcası var. (İbranice hiç yok tabii)
Atlıyor uçağa, ver elini İsrael.
Adres: Dalia isminde bir kibbutz, sosyalist yerleşim ünitesi…
Oradan know how alıyor, bazı ham maddelerin ithalatı için antlaşmalar yapıyor ve çalışmaya başlıyor.
Çalışma merkezi laboratuarı.
Laboratuarın yarısı işyerinde, diğer yarısı da oturduğu evin mutfağında.
Eşi anlayışlı, çalışmalarında mutfağı kullanmasına fazla ses etmiyor.
(Bir daha gördüğümde gelinlerime soracağım. Böyle bir duruma kaç ay, pardon kaç hafta müsaade ederlerdi.)
Buzdolabının buzluk /freezer kısmı et ve yemekten çok deneme kavanoz ve şişeleriyle dolu.
Aylar süren çalışmalar, inanılmaz bir sebat ve çalışkanlık ve uykusuz geceler sonucu Türkiye’nin ilk krem deterjanı doğuyor.
Güneş Deterjan.
Ve Güneş Deterjan, Mintax ile birlikte seneler boyu Türkiye’nin bulaşık ve çamaşır sektörüne hükmediyor.
Ta ki toz deterjan üretimi başlayıncaya kadar.
O yıllarda ‘’Yılın Girişimcisi’’ yarışması ve unvanı olmadığından bunu hiçbir zaman alamamış ama bence kesinlikle hak etmiş babamı,
‘’BABALAR GÜNÜ’’nde sevgi ve rahmetle anıyorum.
Bondi CHAKIM
IYT dip not :
İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.
Bir önceki yazımı okudunuz mu?

Güncelleme tarihi: 21 Haz

18 Haziran tarihinde Bat Yam Kültür Merkezi’nde, Sefarad Federasyonu’nun 100. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında unutulmaz bir vefa gecesi düzenlendi.
İsrael Bulgaristan Göçmenleri Birliği ile Sefarad Federasyonu iş birliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, yaklaşık kırk yıl boyunca İsrael Savunma Kuvvetleri (IDF) Orkestrası'nın şefliğini yapan, İsrael müziğinin unutulmaz isimlerinden merhum Maestro Yitzhak (Ziko) Graziani anıldı.
Salonu dolduran yüzlerce davetli, İsrael müzik ve kültür hayatına damga vuran Graziani’nin anısını yaşatmak ve ona duydukları saygıyı göstermek için bir araya geldi.
Geceye Graziani ailesinin üyeleri de katılırken, etkinlik aynı zamanda Sefarad Federasyonu bünyesindeki topluluklardan öne çıkan şahsiyetlere adanacak yeni bir onur programının ilk halkası oldu.
Elde edilen gelirlerin ise Yafa’da kurulması planlanan Bulgar Yahudileri Miras Evi projesine aktarılacağı açıklandı.

İYT Portalı'nın "İz Bırakanlar" köşesinde daha önce yer verdiğimiz Ziko Graziani, yalnızca bir orkestra şefi değil, İsrail müzik kültürünün şekillenmesinde önemli rol oynayan bir sanat insanıydı.
Türkiye kökenli Sefarad müziğinden askeri marşlara, halk müziğinden modern İsrail müziğine kadar uzanan geniş repertuvarı ve yetiştirdiği müzisyenlerle ardında kalıcı bir miras bıraktı.
Graziani hakkında daha ayrıntılı bilgiye İYT Portalı'nda yayımlanan "İz Bırakanlar – İzhak Graziani" yazısından ulaşılabilir.
Gecenin açılış konuşmasını İsrael Bulgaristan Göçmenleri Birliği Başkanı Yitzhak (Ino) yaptı.

Programın sunuculuğunu ise Bulgar kökenli tanınmış gazeteci ve televizyoncu Uri Levy üstlendi.

Programın en duygusal anlarından biri, ünlü sanatçı Yehoram Gaon’un sahneye çıkması oldu.
Gaon, Ziko Graziani ile ilgili anılarını paylaşırken, sanatçının İsrail müziğine yaptığı katkılardan söz etti ve sevilen eserlerini eski IDF Orkestrası üyelerinin eşliğinde seslendirdi.
Etkinlikte ayrıca, geçmişte Graziani’nin yönetimindeki orkestrada görev yapan ünlü trompet sanatçısı Arik Davidov virtüöz performansıyla büyük beğeni topladı.
Arik Davidov
Bulgar Yahudi toplumuyla özdeşleşen ve geçmişte Graziani’nin de yönettiği Zadikov Korosu da geceye ayrı bir renk kattı.
Dünya Sefarad Federasyonu Başkanı Hayim Cohen tarafından Graziani ailesine özel bir takdir belgesi sunulurken, İsrail’deki Bulgaristan Büyükelçisi de yaptığı konuşmada İsrail ile Bulgaristan arasındaki dostluk bağlarına vurgu yaptı.
Bu anlamlı gece yalnızca bir sanatçının anısını yaşatmakla kalmadı; aynı zamanda Bulgaristan kökenli Yahudilerin İsrail toplumuna, kültürüne ve müziğine yaptığı katkıları da yeniden hatırlattı.
Yıllar önce yönettiği orkestralar sustu belki, ancak Ziko Graziani’nin bıraktığı müzikal miras bugün hâlâ İsrael’in kültürel hafızasında yaşamaya devam ediyor.


İsrael'in ekonomik ve teknolojik başkenti olarak kabul edilen Tel Aviv, dünyanın en güçlü girişimcilik ekosistemleri arasında bir kez daha üst sıralarda yer aldı.
Paris'te düzenlenen Avrupa'nın en büyük teknoloji etkinliklerinden biri olan VivaTech 2026 Fuarı'nda açıklanan Global Startup Ecosystem Report 2026 raporuna göre Tel Aviv, üst üste yıllardır koruduğu konumunu sürdürerek dünyanın en güçlü girişimcilik merkezleri arasında dördüncü sırada yer aldı.
Startup Genome tarafından hazırlanan ve dünyanın en kapsamlı küresel girişimcilik ekosistemi araştırmalarından biri olarak kabul edilen rapor, şehirleri yatırım hacmi, teknoloji üretimi, girişimcilik kültürü, inovasyon kapasitesi ve küresel etki kriterlerine göre değerlendiriyor.
Raporda Tel Aviv'in özellikle yapay zeka, büyük veri, siber güvenlik ve yaşam bilimleri alanlarındaki başarısının altı çizildi.
Bölge, yalnızca yeni şirketlerin kurulmasıyla değil, aynı zamanda dünya çapında etki yaratan teknolojilerin geliştirilmesiyle de dikkat çekiyor.
Tel Aviv-Yafo Belediye Başkanı Ron Huldai, sonuçların ardından yaptığı açıklamada, "Şehirdeki inovasyon sadece bir sektör değil, Tel Aviv'in kimliğinin ve yaşam biçiminin ayrılmaz bir parçasıdır.
Bu durum küresel değişimler ve yapay zeka devrimi çağında da devam etmektedir" ifadelerini kullandı.
Startup Genome Kurucusu ve Başkanı Marc Penzel ise Tel Aviv'in başarısının tesadüf olmadığını belirterek, "Tel Aviv'i küresel ölçekte farklı kılan yalnızca sıralaması değil, özellikle yapay zeka ve büyük veri, siber güvenlik ve yaşam bilimleri alanlarında sahip olduğu yoğun yetenek havuzu ve inovasyon derinliğidir.
Dünyada yıllardır dördüncü sırada yer alması sürdürülebilir bir rekabet avantajının göstergesidir" dedi.
Uzmanlara göre Tel Aviv'in başarısının arkasında güçlü üniversiteler, girişim sermayesi fonları, araştırma merkezleri, çok uluslu teknoloji şirketleri ve dünyanın dört bir yanından gelen girişimciler bulunuyor.
Nüfus açısından dünyanın en büyük şehirlerinden biri olmamasına rağmen Tel Aviv, ürettiği teknoloji şirketleri ve küresel ölçekteki etkisiyle Silikon Vadisi, New York ve Londra gibi merkezlerle aynı ligde yer almaya devam ediyor.
Kaynak: Startup Genome tarafından hazırlanan Global Startup Ecosystem Report 2026, Paris'teki VivaTech 2026 Teknoloji Fuarı'nda açıklandı. Jerusalem Post






















