

7 EKİM ANMA ETKİNLİKLERİ
"7 Ekim olaylarının anısına sosyal medyada paylaşılan sembolik illüstrasyon. (Tasarım: IR)" 7 Ekim'in (katliamın üçüncü yıl dönümü) yaklaşmasıyla birlikte, İsrail genelinde bir dizi merkezi anma töreni, özel devlet oturumları ve protesto gösterileri planlanmaktadır: Anma Törenleri ve Etkinlik Takvimi: 5 Ekim (Pazartesi): Eğitim sisteminde ve devlet kurumlarında resmi ulusal anma günü. Herzl Tepesi'nde iki resmi devlet töreni düzenlenecek: Saat 11:00'de askeri tören ve saa


İSRAEL’DE BU AKŞAM SİMHA TORA COŞKUSU: MEYDANLAR ŞARKI VE DANSLARLA BULUŞUYOR!
Bu akşam İsrael’de Simha Tora coşkusu, “Hakafot Şniyot” adı verilen geleneksel kutlamalarla devam ediyor. Sefer Tora’larla söylenen şarkılar ve yapılan danslar, bayram sevincini geceye taşıyor. Sevdiklerinizle birlikte bu coşkuya katılın! 3 Ekim Cumartesi akşamı, Şabat ve bayramın çıkışının ardından gerçekleştirilen bu buluşmalar, kuşakları aynı coşkunun etrafında bir araya getiriyor. “Tora’nın sevinci” anlamına gelen Simha Tora, Tora’nın yıllık okuma döngüsünün tamamlanmasın


CENNETTEN BİR MUCİZE
Merhabalar sevgili dostlar, Bugün sizlerle hemen hepimizin geçen hafta haberdar olduğu ve yüreğimizi hoplatan bir haberin sonrasında sizler için toparladığım ve o gün uçakta yaşananlar ve sonrasında neler olmuş, neler bitmiş onları anlatmak isterim. Tabii belki birçoğunu ütün bunları biliyorsunuz ama olsun bu yaşanan bir mucize idi gelin bu mucizeye birlikte bir göz atalım… Ben önce olayın sonundan başlayacağım; yani kurtuluş sonrası uçak Tel Aviv’e indikten sonra Biny


BEREŞİT - NEGATİF VAROLUŞ
BH Tanrı; evren, dünya ve içindekileri (dağlar, akarsular, hayvanlar, ışık saçan kaynakları) tamamlanmış (çoğul) olarak yarattı. “Peki……. neden tek bir kişiyle başladı?” İlk olarak, bize HER YAŞAMIN SONSUZ DEĞERİNİ, tek bir yaşamdan koca bir dünyanın doğabileceğini ve bu nedenle birbirimizi her ne pahasına olursa olsun korumakla yükümlü olduğumuzu öğretmek için. Hepimizin ortak bir ataya sahip olması bizi birbirimize AİLE yapar. Aile olmak, her zaman iyi geçineceğim


J’Accuse! Hepimiz suçluyuz, algoritmalar da......
Giderek kutuplaştık. Sadece yaşadığım ülkede değil, tüm dünyada bu böyle. İsrael’de seçim günü yaklaştıkça ülkede yıllardır milleti ikiye bölen ’Bibi: İsrael’in Kralı’’ veya ‘’Yeter ki Bibi Olmasın’’ sloganları kutuplaşmayı yeni boyutlara taşıyor. Bu haftaki yazımın amacı bir tarafı övmek veya yermek değil. Yazılarımı izleyenler politik duruşumu bilir zaten. Geçmişteki ve de 7 Ekim’den sonraki bazı başarılarına rağmen, gerek uzun süre iktidarda kalmanın yozlaştırdığına inandı


7 EKİM’DEN ÜÇ YIL SONRA
7 Ekim’den bir gün sonra kaleme alıp İYT sitesinde yayınlanan “İnfial Büyük” başlıklı yazımı aradan tam üç yıl geçtikten sonra yeniden okudum. Belki siz de okumak istersiniz? ...Hatta iki hafta sonra yazdığımı da… İNFİAL BÜYÜK Siren uzun uzun çalıyor. Yataktan fırlıyorum, ne olduğunu anlamadan. Saat tam 6.30…Sığınağa inmeye vakit yok, apartmanın en korunaklı yeri merdiven boşluğuna, sahanlığa çıkıyoruz. Uzun bir bekleyiş, belki birkaç dakika ve bum sesi. Roketlerin hedefi o


Annelerden Anneannelere, Göçlerden Bugüne: İsrael’in Kültürel Hafızası Aynı Sofrada Buluştu
Yemek yalnızca karın doyurmak mıdır? Yoksa bir ülkeyi, bir aileyi, çocukluğumuzu ve bazen artık var olmayan bir dünyayı bugüne taşıyan en güçlü hafıza araçlarından biri midir? Givatayim Tiyatrosu, 29 Eylül akşamı bu sorunun cevabını farklı ülkelerden İsrael’e taşınan yemekler ve onların ardındaki hikâyelerle verdi. 33.Hikaye Anlatıcıları Festivali kapsamında düzenlenen “סיפורים מהמטבח של עדות ישראל – İsrael Topluluklarının Mutfağından Hikayeler” gecesini ünlü şef Haim Cohen v


TÜRKİYE NE KADAR GÜÇLÜ?
Geçtiğimiz haftalarda büyük bir borsa skandalı ile sarsılan ülkenin, zamanında bağımsız ve güçlü kurumları neden bu “dolandırıcılığa” engel olamadılar? Güçlü addettiğimiz Türkiye’nin zayıf noktalarından mı, İstanbul Borsasına kayıtlı bazı şirketlerin değerlerinin bir avuç kişi tarafından şişirilmesinin yatırımcıların 25 milyar dolarına (?) mal olması? Türkiye dünyanın şanslı ülkelerinden biri: 770.000 km2 üzerinde 90 milyonluk nüfus, Balkanlar’dan İran sınırına, Karadeniz’d


FRANSIZ GAZETECİ: “7 Ekim’den beri ben Yahudi’yim ve Siyonistim!”
Foto:Wikimedia Communs Fransız gazeteci Jean Quatremer, 40 yılı aşkın süredir görev yaptığı Libération gazetesinden ayrılışının nedenlerini anlattığı açıklamalarıyla Fransa’da dikkat çekti. Quatremer, “Özgürlüğümü geri alıyorum” başlığını taşıyan veda mektubunda, özellikle 7 Ekim sonrasında Fransız medyasında İsrail ve Yahudiler konusunda ortaya çıktığını düşündüğü yaklaşımı sert biçimde eleştirdi. Gazeteciye göre, bazı medya çevrelerinde giderek güçlenen bir “düşünce polis


1920–1926: FAY HATLARI BÜYÜYOR
Geçen yazımızda Tanzimattan beri eşit vatandaşlığa inanan ve hazırlanan Yahudilerin 1908’deki Meşrutiyetle bu inançla nasıl iki elle sarıldıklarını, Avrupa’da filizlenen Siyonizm’e fazla yüz vermeyip Osmanlı vatandaşı olma yolunda ilerlerken, Balkan savaşı fecaati ve yükselen Türk milliyetçiliği nedeniyle ait oldukları ülkede birden istenmeyen unsur haline gelmelerini anlattık. Kurtuluş savaşı ve Cumhuriyetin kuruluşuna kadar geçen sürede, bu daha çok hissedilmeye başlandı.






















