top of page

Annelerden Anneannelere, Göçlerden Bugüne: İsrael’in Kültürel Hafızası Aynı Sofrada Buluştu

1 saat önce
2 dakikada okunur


Yemek yalnızca karın doyurmak mıdır? Yoksa bir ülkeyi, bir aileyi, çocukluğumuzu ve bazen artık var olmayan bir dünyayı bugüne taşıyan en güçlü hafıza araçlarından biri midir?


Givatayim Tiyatrosu, 29 Eylül akşamı bu sorunun cevabını farklı ülkelerden İsrael’e taşınan yemekler ve onların ardındaki hikâyelerle verdi.


33.Hikaye Anlatıcıları Festivali kapsamında düzenlenen “סיפורים מהמטבח של עדות ישראל – İsrael Topluluklarının Mutfağından Hikayeler” gecesini ünlü şef Haim Cohen ve festivalin sanat yönetmeni Yossi Alfi sıcak ve samimi bir sohbetle açtı.



Program Kuzey Afrika kuskusundan Irak kubbesine, İran gondisinden Mısır falafeline, Polonya mutfağından meurav Yeruşalmiye uzanan farklı mutfakların hikayelerini bir araya getirdi.


Gecenin sunuculuğunu üstlenen ünlü şef Haim Cohen ile Yossi Alfi, programa sıcak ve samimi bir sohbetle başladı. Alfi, gecenin Sefarad Federasyonu’nun 100. yılı vesilesiyle (https://www.facebook.com/SephardiFederationn/directory_contact_info ) düzenlendiğini belirterek katılımcılara, geldikleri ülkelerden İsrael’e taşıdıkları en özel yemekleri ve neden özellikle bu yemekleri seçtiklerini sordu.



Gecenin anlamlı anlarından biri de Dünya Sefarad Federasyonu İsrael Başkanı Haim Cohen’in, Yossi Alfi’ye topluma, kültürel mirasın yaşatılmasına ve bu özel etkinliğin gerçekleşmesine verdiği katkılardan dolayı bir teşekkür sertifikası takdim etmesi oldu.




Salondaki izleyicilerin alkışları eşliğinde gerçekleşen takdim, gecenin kültürel mirası gelecek kuşaklara aktarma mesajını da pekiştirdi.


Ardından söz alan katılımcıların anlattıkları, gecenin ortak duygusunu ortaya çıkardı. Seçtikleri yemekler onlar için yalnızca gastronomik açıdan değerli tarifler değildi; geldikleri ülkeyi, geride bıraktıkları kültürü ve hepsinden önemlisi annelerini, anneannelerini ve çocukluklarının kalabalık aile sofralarını hatırlatıyordu.


Geçmişte yemek sofrasının çok daha büyük bir anlam taşıdığı da anlatılan hikayelerde sık sık vurgulandı. Kalabalık ailelerin aynı masa etrafında buluşması yalnızca yemek zamanı değil konuşmanın, paylaşmanın, haberleşmenin ve aile bağlarını güçlendirmenin de bir yoluydu.


Gecede dile getirilen ortak düşüncelerden biri de farklı toplumlara ait etnik mutfakların İsrael’de daha görünür olması gerektiğiydi. Avrupa ve Amerika'daki örneklerde olduğu gibi, farklı kökenlerden gelen mutfakların kendi kimliklerini koruyarak daha fazla temsil edilmesinin kültürel zenginliğe katkı sağlayacağı ifade edildi.


Programda Dünya Sefarad Federasyonu İsrael Başkanı Haim Cohen, Rina Matsliah, Kobi Arieli, David Carmi, Pnina Tamano-Shata, Diana Rahmani ile Dalia ve Avraham Agami'nin de aralarında bulunduğu isimler yer aldı.


Einat Sarouf ve Tamir Harpaz ise müzikleriyle geceye ayrı bir renk kattı. Seyircilerin ve sahnedeki konukların şarkılara eşlik etmesi, gecenin anlatmak istediği “ortak sofra, ortak hafıza” duygusunu sahneden salona taşıdı. Her iki sanatçının katılımı etkinliğin yayımlanan programında da yer alıyor.



Sefarad mutfağının hafızası kitaplarda da yaşamaya devam ediyor

Gecenin ortaya koyduğu kültürel mirası koruma düşüncesinin Türkiye kökenli Sefarad toplumu açısından güzel örneklerinden biri de İYT tarafından İbraniceye kazandırılan “Edirne Yahudi Yemekleri” kitabı.




Adını Edirne'den alsa da eser, yemek tariflerinin ötesinde Sefarad mutfağının, aile sofralarının ve kuşaktan kuşağa aktarılan kültürel hafızanın kayıt altına alınmasına katkıda bulunuyor.


Üstelik kitabı satın almak bu mirası yaşatmanın yanında başka bir amaca daha hizmet ediyor: İYT'nin kitap satışından elde ettiği gelir Eğitim ve Burs Fonu'na aktarılıyor. Böylece her kitap aynı zamanda gençlerin eğitimine verilen bir desteğe dönüşüyor.


İYT-Moatsa Eş Başkanı Ovi R.Gülerşen,Şef Haim Cohen,İYT Eş Başkanı Eti Granit,Y. Kurulu Üyesi Violet Bahar
İYT-Moatsa Eş Başkanı Ovi R.Gülerşen,Şef Haim Cohen,İYT Eş Başkanı Eti Granit,Y. Kurulu Üyesi Violet Bahar

Gecenin sonunda geriye kalan düşünce aslında oldukça yalındı:

Yemek bir lezzetten çok daha fazlasıdır. Bir kültürdür, sosyalleşmedir, aile geleneğidir; geçmişle bugün arasında çalışan bir zaman sayacı gibidir. Tarifleri korumak, yalnızca bir yemeğin nasıl yapıldığını değil, o yemeğin etrafında yaşanan hayatı da gelecek kuşaklara aktarmaktır.




 

Yorumlar


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page