top of page

ABD Politikasında yükselen güç: DSA

56 dakika önce
3 dakikada okunur


DSA, (Democratic Socialists of America), ABD politikasında son on yılda yükselen bir güç olmaya devam ediyor -ki dünkü son seçimler de bunu gösterdi- ve bu durum İsraeli yakından ilgilendiriyor.

DSA, ABD’nin Demokrat kanadında, progresivlerden oluşan ve parti içinde gücünü giderek arttıran solcu blok.

Bu hareket geleneksel liberal, merkezci politikalardan (ki Clinton ve Obama bunlara örnek gösterilebilir) ayrılarak, ekonomik ve sosyal eşitsizliğe, çokuluslu şirketlerin aşırı gücüne ve ve ABD’nin askeri müdahalelerine karşıtlığa odaklanıyor.

 

DSA ideolojisinin içine İsrael- Filistin sorunu da girince durum bizi daha da ilgilendirir bir hal alıyor.

DSA 1982 yılında kuruluyor.



2016 yılında Bernie Sanders demokratik sosyalizmi siyasi diyalogun içine yerleştiriyor.


2018 yılında AOC, (Alexandria Ocasio Cortez) bölgesinde çok kuvvetli bir demokrat adayı altederek Temsilciler Meclisine seçiliyor. (Bu hanımın gelecek ABD seçimlerinde partisinden başkan adayı olması söz konusu)


2020-2024 yıllarında mevcut hükümete ve de Demokrat Partinin geleneksel duruşuna karşıtlık artıyor ve giderek güçlenen DSA, 2025 yılında umulmayan bir başarya ulaşarak Mamdani’yi New York Belediye Başkanlığına oturtuyor.

 

Hareket en çok genç seçmenlere hitap ediyor. Gençlerin ev sahibi olamamaları, yüksek sağlık giderleri, dev holding/ şirketlere ve ekonomik eşitsizliğe karşıtlıkları onları DSA hareketine itiyor.


DSA üyeleri 2026 yılında, 2024 yılına oranla sayılarını ikiye katlayıp 120 bin gibi bir rakkama ulaştılar. On yıl önce sayıları birkaç bini aşmıyordu.


Aktivistleri kırmızı T-shirt giyip birbirlerine ‘’yoldaş’’ diye hitap ediyorlar.


38 yaşındaki DSA eşbaşkanı Ashik Siddique yıllar önce ekilen tohumların nihayet yeşermeye başladığını iddia ediyor. Başarılar New York ve Mamdani ile sınırlı değil. Seattle, Washington DC, Los Angeles, Mıchigan,(Abdul El Sayed), hepsi DSA çemberinin içinde.

 

DSA’ye katılan gençlerin büyük kesimi şehirli, beyaz ve yüksek tahsilli. Ya ev sahiplerine, ya bir hastane faturasına, ya bir öğrenci borcuna ya da ABD’nin deniz aşırı askeri faaliyetine kızıp harekete katılıyorlar. Kongrelerinde Komünist Manifesto best seller.


Mavi yakalı, Irak ve Endonezyalı ebeveynleri olan Sara Almosawi, 24 yaşında. Ebeveynlerinin göç nedenlerinin ‘’Amerika Rüya’sının’’ artık geçerli olmadığını söyleyip, üniversite yerleşkesinde Gazze Savaşı aleyhinde gösterileri düzenliyor, ve şu anda DSA Gençleri’nin eşbaşkanı.

 

Şimdi Filistin sorununun bu hareketin, bu ideolojinin içine nasıl, neden girdiğine bakalım.

DSA için İsrael kolonyalist, işgalci güç. Filistinliler de topraklarından edilen, baskı altındaki mazlum kitle.

Sahadaki gerçeğin farklı olması hiçbir şeyi değiştirmiyor.


Onların gerçeği, onların öyküsü bu.


ABD’nin İsraeli desteklemesi de bu bağlamda DSA militanlarına son derece ters düşüyor. Ve bu düşünce tarzı sosyalist solun antiemperyalist görüşüyle birebir örtüşüyor.

 

İsrael – Filistin konusunda DSA’in yol haritası apaçık:

ABD İsraele askeri ve ekonomik desteği kesmeli

BDS hareketi desteklenmeli

Filistin Devleti tanınmalı

ABD ve İsrael devleti yöneticileri yargı önünde hesap vermeli

Tüm bu maddeler kişisel olmayıp örgütün genel politik görüşleri.


Bu sorunun dışında kalan DSA talepleri de ilginç.


Senatonun lağvedilmesi, polis ve hapishanelere son verilmesi, ABD dışındaki askeri üslerin terk edilmesi ve büyük şirket ve holdinglerin kamu sahipliğine devredilmesi bu radikal isteklerden bazıları.

7 Ekim katliamını es geçmeyi tercih eden hareket, katliam sonrası İsraelin müdahalesini, ve savaş nedeniyle doğal olarak Gazze’de suçsuzların da yaşamların yitirmesini üniversite kampüslerine taşıyarak propaganda ve gösteri malzemesi yaptı. Protestolar güç gösterisine dönüştü.

 

Filistin sorunu öylesine güncellendi ki DSA tarafından, bugün bu hareketin bir parçası olmak için başvuranlar;

BDS hareketini desteklemeli

İsraelli grup ve lobicilerle temas halinde olmamalı

Filistinlilerin bağımsızlık hareketini desteklemeli.

Çok sayıda gönüllü genç, disiplinli örgütlenme, ekonomik endişeler ve gençlerin davaya şevkle bağlanmaları bu bileşimin başarısının anahtarları.

Bu kesimin tarih bilgisi kıt. Holokost, İsrael Devletinin kuruluşu, soğuk savaş, tarihsel ABD – İsrael iş birliği onlara yabancı.

Sosyal medyanın gücü, gençler arasındaki popülaritesi, olayları abartarak eksponansyel bir oranda güçlendirebilmesi progresiv gençlerin görüşlerini etkiliyor.

Filistin sorununu ateşlemek demokrat adayların da işine geliyor. Genç kitleleri meydanlara toplayıp güç gösterisinde bulunabiliyorlar.

Bu durumda dünkü seçim sonuçlarının da göstereceği üzere

ABD’nin İsrael’e partilerüstü desteği ciddi yara alacak

Bundan böyle Demokrat Parti başkan adayları parti baskısı altında İsrael ‘e daha soğuk bir duruş sergiliyecek. (Hoş bunu Cumhuriyetçiler, örneğin başkan vekili Vance de şimdiden göstermeye başladılar)

 

Not: Dünkü seçimlerde Michigan’I kazanarak Senatoya giren ilk Müslüman olmayı başaran el Sayed de bu başarısını katıksız bir Amerikalı ifadesiyle taçlandırdı:

‘’İnşallah diyerek yola çıktık, şimdi zaferimizi Elhamdüllilah diyerek kutluyoruz.’’


Bondi CHAKIM 


IYT dip not :

İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.


Bir önceki yazımı okudunuz mu?








Yorumlar


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page