

Bir Kış Sabahının Ardından
Bir Kış Sabahının Ardından One Life filmi, 2023 yapımı, gerçek bir hikâyeye dayanan biyografik–dramatik bir filmdir. Film, II. Dünya Savaşı öncesinde yüzlerce çocuğun hayatını kurtaran Sir Nicholas Winton ’ın öyküsünü anlatır. Onun çabaları sayesinde bir nesil kurtuldu ve bugün binlerce yaşayan torun ve soy devam ediyor (tahmini ~6.000 kişi). Nazi kamplarına gönderilen Yahudi çocuk sayısı ~1500 Bu çocuklardan sağ kalanlar ~93 Nicolas Winton’un kurtardığı çocuk sayısı ~669


Başkalarının Hayatı
Bir tıp hekimi olan Doğan Şenocak’tan, yazar Doğan Şenocak’a uzanan yolculuk Başkalarının Hayatı adlı kitapta adım adım vücut buluyor. Robert Kolej mezunu olan yazar, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimi almış; aynı zamanda bağcılık ve şarapçılıkla da ilgileniyor. Böylesine meşakkatli alanları bir arada sürdüren bir ismin kaleminden çıkan bu kitabın detaylı, içten ve kalpten kalbe dokunan bir anlatı sunması şaşırtıcı değil. İstanbul’da yaşamış olan herkes, yazarın anl


İsrael İstatistikleri: Beklenmedik Birincilikler
Israel küçük bir ülke. Haritada bazen gözden kaçar. Ama dünya istatistiklerine bakıldığında, beklenmedik alanlarda sürekli üst sıralarda yer alır. Aşağıdaki veriler, kulaktan dolma değil; resmi ve uluslararası kaynaklara dayanan gerçekler. Su Yok, Ama Yönetim Var Israel, dünyada atık suyu en yüksek oranda geri dönüştüren ülkelerden biri. Arıtılmış atık suyun yaklaşık yüzde 85–90’ı tarımda yeniden kullanılıyor. Deniz suyu arıtma tesisleriyle birlikte, ülkenin toplam su ihtiyac


GÜNLÜK HAYATIN RUTİNİ
Merhaba sevgili okuyucularım, yine baş başayız. Yaş ilerledikçe günlük hayatın rutinleri kaçınılmaz oluyor. Bazı günlerin diğer günlerden hiç farkı olmuyor. Ben bununla nasıl başa çıktığımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Günlük hayatın rutini, insanı fark ettirmeden içten içe aşındıran tekrarlar zinciri gibidir. Güvenli olduğu kadar boğucu olan bu döngü, çoğu zaman fark edilmeden kabul edilir. Oysa rutine karşı verilen gerçek mücadele, dış koşullarla değil, insanın kendi içi


KONUŞUYORUZ AMA…
Konuşuyoruz…Hepimiz konuşuyoruz. Duyma yeteneğine sahip her insan konuşur. Ama hepsinin kelimeleri ve hatta vurguları farklıdır. Hatta aynı kelimeye farklı anlamlar da katarlar. Hepimiz bir şeyler söylüyoruz. Bağıranlar var …Asla hakkını bulamazlar…Susanlar var…Gerçeklerini fark etmediğimiz. Kimi gitme diyemez düğümlenir boğazında, kimi de kal diyemez içindeki öfkeden…Bazen öyle evetler vardır ki keşke hayır deseymiş diye düşünürsünüz. Bazen öyle “hayır” lar vardır ki makbu


VAERA- BİLGİ SÜRGÜNÜ
B.H. Kendini tamamen ona açanlar için Yom Kippur, yaşamı değiştiren bir deneyimdir. Yom Kippur öğleden sonra okunan Tora bölümünde “Mısır toplumunun eylemleri” gibi “ כמעשה מצרים" davranmamamız gerektiği konusunda uyarılırız. On belanın Mısır'a getirdiği tahribat destansı boyutlardaydı. Bu korkunç eylemler Mısır'da günlük hayatı durma noktasına getirince Firavun'un yardımcılarının ona şöyle demesine şaşmamalı: "Bu (Moşe) daha ne kadar bizim için engel teşkil edecek? “Erk


“Zamanların en iyisiydi zamanların en kötüsüydü”
“Zamanların en iyisiydi zamanların en kötüsüydü” “It was the best of times it was the worst of times” Bu cümle Charles Dickens’in “A Tale of two cities” – İki şehrin hikayesi adlı kitabının ilk cümlesi. Bu yazıyı yazarken bu kitabı anımsadım. Her ne kadar kök nedenlerinin bu yazının konusuyla alakası yoksa da Dickens bu eserinde aynı coğrafyada yaşamalarına rağmen tamamen zıt ekonomik gerçeklerle yaşayan iki gruptan bahsediyor. Hangi grupta olduğunuza göre zamanların en iy


Tel Baruh’ta cinayet…
Bilmem hatırlar mısınız 1980’ler ve belki de daha öncesinde Kuzey Tel Aviv’de, şimdilerde “Park HaHof”ta tepecikler arasında mükemmel bir yürüyüş alanının düzenlendiği, sahilden “Namal Tel Aviv”e kadar uzanan yolda herkesin her türlü sporu yaptığı, koştuğu, bisiklete bindiği, kentin en revaçta plajlarından birinin yer aldığı “Tel Baruh”, gece karanlığında bırakın yürüyerek araba ile bile geçmeye korkacağınız, sokak lambalarının yanmadığı karanlıkta yol boyunca müşteri bekleye


İYT ile Yam Ha Melah’ta Keyif Dolu Bir Gün
İsrael’de Türkiyeliler Birliği (İYT) tarafından, gönüllü çalışanların emeğiyle düzenlenen bu özel gezi; Yam Ha Melah’ta deniz, güneş ve keyfi bir araya getirirken aynı zamanda anlamlı bir amaca hizmet ediyor. Bu geziye katılarak hem topluluğumuzla birlikte hoş ve dinlendirici bir gün geçirecek, hem de elde edilen gelir sayesinde İYT Eğitim Fonu’na doğrudan katkıda bulunarak eğitime destek olacaksınız . Program boyunca Vert Hotel ’in sahil alanında kumsal'ın tadını çıkarabilir


LOS ‘CHALLENGE’S DE ISRAEL EN 2026
Israel es un payiz maraviyozo, el mundo se ensela del progreso ke el izo en los dalkavos 80 anyos i de la manera ke se save defenderse, ma malgrado esto el tiene munchos, si munchos problemes. El israeliano no manka nunka la okazyon de kritikar o de kesharse de lo ke no le konviene, aviertamente en publiko. Basta de ver lo ke yamamos los ‘parlamentos’ en los kafes onde se arekojen ombres komo mujeres para kritikar entre eyos komo ekspertos el seko i el vedre de la politika, d






















