KONUŞUYORUZ AMA…
- Feride PETİLON

- 8 dakika önce
- 2 dakikada okunur

Konuşuyoruz…Hepimiz konuşuyoruz. Duyma yeteneğine sahip her insan konuşur. Ama hepsinin kelimeleri ve hatta vurguları farklıdır. Hatta aynı kelimeye farklı anlamlar da katarlar.
Hepimiz bir şeyler söylüyoruz. Bağıranlar var …Asla hakkını bulamazlar…Susanlar var…Gerçeklerini fark etmediğimiz. Kimi gitme diyemez düğümlenir boğazında, kimi de kal diyemez içindeki öfkeden…Bazen öyle evetler vardır ki keşke hayır deseymiş diye düşünürsünüz. Bazen öyle “hayır” lar vardır ki makbule bile geçer. Sözcükleri seçme sanatı öğrenilebilir mi veya öğretilebilir mi bilmiyorum ama iyi sözcükleri seçmek zor sanattır. Eve geç gelen çocuğunuza “nerelerdeydin” diye sorana kadar “senin için endişe ettim” demek hem hislerinizi belli eder hem de aranızdaki iletişimi kuvvetlendirir.
Sözcükleri seçerken kalbin akıl ile aynı anda çalışması gerekir. Bu senkronizasyonu yakalamak her zaman mümkün olamayabiliyor. Ve eş anlam gibi görünen ifadeler aslında özünde çok farklı olabilir. Mutluyum demek bir dinginlik ifadesi iken, içim kıpır kıpır demek yerinde duramayan bir heyecanı ifade eder. Üzgünüm demek bir resmiyet gibi iken “içim acıyor “demek duyguyu derinleştirmekte. Söylenen ile anlaşılan arasındaki çizgi o kadar ince ki ağızdan çıkan ile yürekten çıkan arasında fark olur. Bu çizgiye bir ad bulunamamış. Her dil farklı söyler her kulak farklı duyar. Kelimeler arasındaki esler tıpkı müziğin esleri gibidir. Yazımdaki virgüller gibi. Yanlış yere koydun mu virgülü anlam tamamen değişir.
Filozoflar der ki bir söz ağızdan çıkınca kadar yedi boğumdan geçermiş. Aklın ve kalbin süzgeci, niyetin berraklığı, vicdanın sesi, zamanın uygunluğu, bu yedi sınavdan bazıları. Sözcüğü buldun ve yedi boğumdan geçirdin, yol ne çok uzun ne çok kısa. Dikkat arada anlam değişmesin. Söylemek istediğin ile söylemek istemediğin ile yolda bir karşılaşırlar, başlarlar çatışmaya. Ne zordur o saniyeler geçmek bilmez. Söyledin söyleyeceğini bir yorgunluk çöker bedenine.
Sevgi, umut etmek, özlem kelimelere sığmaz. İşte o anlarda gözler konuşur. Gözlerle konuşanlar en etkileyici olanlar…Kelimelerin yetmediği ağzımızdan dökülmesine izin vermediğimiz zaman gözleri durdurmak mümkün değil…Öyle uzun uzun bakmaya gerek yok. Bazen bir an bile yeter ne demek istediğimizi anlatmaya. Hayır mı dedik kaşın biri bir milim yukarı çıkar. Evet mi dedik. Gözümüzü kapatıp bir saniye öylece durduğumuz zaman anlayıverdi hemen karşımızdaki. Tabii o da görmek istiyor ise veya anlamak istiyor ise. Zaten bazen iki kişi arasında söze gerek kalmadan anlaşma sağlanır. Beden dili ele verir, gözler konuşur.
Beden dili de sözcükler kadar tehlikeli. Bir gülümseme ömre bedel iken bir gülümseme küçümser karşındakini samimiyetten uzak…
Ben kendimi bir ip cambazına benzetirim zaman zaman…Dengemi bulmak için çaba sürfeden… O ipin üzerinde başarı ile yürüdüğüm zaman anlımdaki teri silmem gerekiyor… Çabamı gören var mı?
Feride PETİLON
Bir önceki yazımı okudunuz mu?
IYT dip not :
İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.





Yorumlar