Tel Baruh’ta cinayet…
- Av.Yakup BAROKAS

- 13 dakika önce
- 2 dakikada okunur

Bilmem hatırlar mısınız 1980’ler ve belki de daha öncesinde Kuzey Tel Aviv’de, şimdilerde “Park HaHof”ta tepecikler arasında mükemmel bir yürüyüş alanının düzenlendiği, sahilden “Namal Tel Aviv”e kadar uzanan yolda herkesin her türlü sporu yaptığı, koştuğu, bisiklete bindiği, kentin en revaçta plajlarından birinin yer aldığı “Tel Baruh”, gece karanlığında bırakın yürüyerek araba ile bile geçmeye korkacağınız, sokak lambalarının yanmadığı karanlıkta yol boyunca müşteri bekleyen transseksüellerin cirit attığı bir bölgeydi.

1985 yılında Tel Baruh ile şimdilerde denize yakın son derece prestijli inşaat projelerinin başlatıldığı eski havaalanı “Sde Dov” bölgesi arasında, toprak yolda, 59 yaşında Amerikalı bir turistin cesedi bulunur. Kafasına oklava ile vurulan ve üzerinden arabayla birkaç kez geçilerek öldürülen kadının cesedi tanınmayacak bir durumdadır. Nitekim olayla ilgili yayınlanan kitaplardan biri “Oklava” adını alacaktır. (1987, Gabriel Shtarsman).
Cinayet “Tel Baruh” üzerindeki gizemli havayı daha da ağırlaştırır. Ölüm aleti bir oklava olduğuna göre şüphelinin bir kadın olması muhtemeldi. Oklava kime aitti?
Haber İsrael’de büyük yankı uyandırdı. Olayın hem acımasızlığı hem kurbanın masumiyeti hem de zanlıların “sıradan insanlar” olması kamuoyunda şok etkisi yarattı. Amerikalı turist Mela Malebski cinayetinin şüphelilerinden biri ünlü gazeteci Ehud Yaari’nin eşi Hava Yaari diğeri de Aviva Granot’tu.
Gazete haberinde Solda Hava Yaari ve ve diğer köşede Aviva Granot mahkemenin ikisini cinayetten suçladığı haberi yer alıyor. ( Sağda Ehud Yaari)
Her iki sanık da oklavanın kendisine ait olduğunu inkâr ediyordu. Başta polis, olayın bir araba çarpma-kaçma kazası olduğunu düşündü. Çünkü vücut ciddi şekilde ezilmiş ve yaralanmıştı. Soruşturma ilerledikçe Amerikalı kadının kız kardeşinin İsrael’de bir banka hesabı bulunduğu ve hesap sahte imza ile tamamen boşaltılınca Malebski’nin durumu öğrenmek için İsrael’e geldiği anlaşıldı. İki kadın arkadaş kendisini birlikte bir yolculuğa çıkarmaya ikna ederler.
Soruşturma ilerledikçe söz konusu hesapla ilgilenenin yatırım danışmanı Hava Yaari olduğu tespit edildi ve telefonları dinlemeye alındı. Tuzağa düşürülen Yaari korkup arkadaşı Granot’u telefonda aradığında polis için yeterli delil oluşmuştu.
1989 yılında her iki kadın cinayet suçundan müebbet hapse mahkûm olurlar. Ehud Yaari eşi Hava Yaari’den boşandı. Cinayet suçluları 14 yıl hapis yattıktan sonra 2000 yılında dönemin Devlet Başkanı Ezer Weizman tarafından iyi davranışları nedeniyle affedilirler.
Bu polisiye olayı niye aktardım. Çünkü kısa bir süre önce “Katar” konusunda bir konferansını dinlediğim Ortadoğu uzmanı Dr. Michal Yaari’nin Ehud ve Hava Yaari’nin kızları olduğunu öğrenince şaşırdım ve oldukça geçmişte kalan bu sansasyonel olayı aktarmak istedim. Belki Katar konusunda edindiğim çok ilginç bilgileri de başka bir yazımda paylaşırım.
Av. Yakup BAROKAS
IYT dip not :
İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.
Bir önceki yazımı okudunuz mu?










Yorumlar