

Distopya Gerçek mi Oldu: 2026’da Kütüphaneler Neden Gece Yarısı Boşaltılıyor?Fikirler Sansürlenebilir mi?
Distopik roman nedir? Distopya, genellikle baskıcı bir devlet yönetiminin, katı toplumsal kontrolün, sansürün ve insan doğasının yok edilişinin işlendiği karanlık, hayali bir geleceği anlatır. George Orwell 1984’ü yazarken, tam da bu tanıma uyan karanlık dünyasının bir gün gerçek kütüphane raflarından toplatılacağını tahmin etmiş miydi? İlk olarak Mayıs 2025'te Kanada'da Alberta hükümetinin yeni kütüphane standartlarını duyurmasıyla başlayan kitap yasaklama krizi, 5 Ocak 2026


Neden Fiziksel Kitaplar Toplanıp İmha Ediliyor?
Teknoloji insanlığı yutacak mı? Merhaba sevgili okuyucularım, Kitap okumak, kitapların bize sunduğu farklı dünyalarda gezinmek hepimizin ortak tutkusudur. Ve bir gün gelecek; bize hayatın tüm inceliklerini anlatan Martin Eden'ler, Anna Karenina'lar, Suç ve Ceza'lar, Pollyanna'lar, Tom Sawyer'lar... Kısacası elimizde tuttuğumuz, taze ya da eskimiş kâğıdının kokusunu içimize çektiğimiz, altını çizerek dönüp dönüp yeniden okuduğumuz kitaplar ortadan yok olacak. İnsanlık ise yaln


RAHEL ÇELA BEHAR KİM? MAZAL-KISMET NE ANLTIYOR?
Rahel Çela Bahar 3. Romanı ile karşımızda. 1975’te başlıyan bir serüvenin peşinde tarihsel olaylar, içsel çatışmalar, mekan insan ilişkisi, gitmek kalmak gibi hepimizin yaşam tecrübesi anlatılıyor. İstanbul’da olduğu yıllarda Göztepe Kültür Derneği’nde birlikte çalışma fırsatı bulmuştuk. O günlerde de edebiyat ile olan ilgisi dikkat çekici idi. Ve şimdi samimi bir sohbet ile karşınızdayız. Feride PETİLON Kitabın başlığı ile başlayalım. Mazal kim? Mazal, Mazal Kısmet, romanın


Don't "Do Literature"!
Is literature only about writing beautiful sentences or reading and writing poems filled with romantic language and metaphors? Sometimes I take a quiet journey through my old books. Partly to organize them, and partly to spend some time with myself. As I turn the pages, I touch the past and read again the sentences I underlined many years ago. Today, I did the same. As I stood in front of my bookshelf, one question came to my mind: Why did all these writers, from the past unt


Edebiyat Yapma!
Edebiyat yalnızca güzel cümleler kurarak yazılar yazmak ya da romantik bir dille, mecazlarla bezeli şiirler okumak ve yazmak mıdır? Bazen eski kitaplarımın arasında sessiz bir yolculuğa çıkarım. Biraz düzenlemek, biraz da kendi içime dönmek için… Sayfaların arasından geçmiş günlere dokunur, yıllar önce altını çizdiğim cümlelere yeniden göz atarım. Bugün de öyle yaptım. Kitaplığımın önünde dururken aklıma tek bir soru takıldı: Geçmişten bugüne bütün bu yazarlar neden yazdı? As


Yeri Dolmayacak Bir Farklı Nesil!
Hoşgörü, tolerans, güler yüz... Bir Babalar Günü daha geçti. Babamı yine sevgiyle andım. Yurt dışına yerleştikten sonra babamla her gün rutin olarak WhatsApp görüntülü görüşmesi yapardık. Bir gün ona sormuştum: -Baba, özlemiyor musun beni? Her zamanki şakacı tavrıyla gülümsemişti. -Özlemeeem... Bize takılmayı, damarımıza basmayı çok severdi. Sonra da kızdığımızı görünce kahkahayı basardı. -Nasıl yani? Gerçekten mi? dedim. — Eveeet, özlemem. Karşılıklı bakıştık. O anı unutmad


Biraz Düşünce ve Bir Haber
Merhabalar sevgili okuyucularım, Bahçe sezonu ve benim organik tarım denemelerim bütün hızıyla devam ediyor. Aklım her an bahçemde ektiğim fidelerde ve tohumlarda. Tabii bu durumda evdeki işler biraz geri kalıyor. Bugün biraz bahçeden kopup evde kitaplarımı düzenleyip toz alayım dedim. Çünkü bahçede biraz çalışmaya kalktım; hava aşırı sıcaktı ve inanılmaz derecede sinek vardı. Burada sineklerden ötürü bahçede keyifle çalışmak veya oturmak neredeyse imkânsız. Hele bir de benim


A Few Thoughts and a News item
Hello, dear readers, The gardening season and my experiments with organic farming are continuing at full speed. My mind is constantly on the seedlings and seeds I planted in my garden. Naturally, this means that some household chores are falling behind. Today, I decided to take a break from the garden and organize my books and do some dusting. I tried working outside earlier, but the weather was extremely hot and there were an unbelievable number of flies. Here, it is almost


Kalbimden kalemime uzanan kelimeler...
Kırmızısı solmuş, güneşten ve zorlu hava şartlarından yıpranmış, yorgun yüzlü emektar şezlongumdan toprağa uzanan yalın ayaklarım, toprağın gece çiğ yemiş yüzeyinde hoşnutlukla ağır ağır ufacık kımıldanışlar yapıyor. En nihayetinde yüzünü gösteren yemyeşil çimler, yeşilin en koyu hâlini sonunda aldılar. Uzun bir kıştan sonra, eksi 20’leri hatta -30’ları gören ve yün çorapların içine saklanmış bedenimin tüm yükünü çeken uzuvlarım bu özgürlükten son derece keyifliler. Milou v


Yapay zekâ mı? Duygusal İnsan Zekâsı mı ?
Bugün düşünceler öylece aklımdan hızlı hızlı akarken... Korktuğumu farkettim. Neden korkuyorum biliyor musunuz? Yapay zekanın ağına takılmaktan korkuyorum. Onun için yapay zekayı açmıyorum. Eğer bir şey araştıracaksam Google kullanıyorum, Wikipedia kullanıyorum veya en yakınımdaki kütüphaneye gidip bazen saatlerce, bazen de eğer vaktim yoksa daha kısa süreler geçirerek öğrenmek istediğim konuyu araştırıyorum. Bu araştırma süresinde bir sürü farklı bilginin içinden geçerken a




















