Şevat Sessiz ama Derin bir Dönüşüm
- Riva N.ESSEMİNİ

- 3 gün önce
- 2 dakikada okunur

Şevat ayına adım atarken Tora bize çok derin bir mesaj fısıldar: Hayattaki en önemli süreçler, çoğu zaman gözle görülmeden gerçekleşir. Tora’da şöyle yazar: Çünkü insan, tarlanın ağacı gibidir. (Devarim 20:19) Bu pasuk sadece çevre bilinciyle ilgili değildir. Bilgelerimiz bu cümleyi insanın iç dünyasına dair temel bir öğreti olarak okurlar. İnsan da bir ağaç gibi kök salar, büyür, meyve verir ama bu süreç aceleyle olmaz.
Şevat ayı, bize dış başarıdan önce iç hazırlığın önemini hatırlatan bir zamandır. İlahi zamanlama Şevat, doğada henüz bahar görünmese de ağaçların özsuyunun yükselmeye başladığı aydır. Talmud (Roş Aşana 14a), TuBiŞvat’ın “ağaçların yeni yılı” olmasının sebebini tam da buna bağlar: Görünmeyen ama geri döndürülemez bir süreç başlamıştır.
Bu bize kişisel gelişim açısından şunu öğretir: Her değişim aniden olmaz. Her farkındalık hemen davranışa dönüşmez ama niyet, değişimin başlangıcıdır Mişna’da şöyle denir: “İyi düşünce, eylem gerçekleşmese bile insanı yükseltir.” Şevat ayı, niyet ayıdır. Henüz meyve vermesen bile, doğru yönde kök salıyorsan doğru yoldasın. Kökler: İnanç, Değerler ve Kimlik Tora’da ağaç metaforu tekrar tekrar köklere vurgu yapar.
Teilim’de şöyle yazar: “O kişi, su kenarına dikilmiş bir ağaç gibidir; zamanında meyvesini verir.” (Tehilim 1:3)» Bilgelerimiz sorar: Neden özellikle “su kenarı”? Çünkü su, Tora’nın sembolüdür. Köklerimiz neyle besleniyorsa, meyvemiz de ona göre olur. Kendimize soralım günlük olarak zihnimi neyle besliyorum? Okuduklarım, dinlediklerim, konuşmalarım beni güçlendiriyor mu? Yoksa köklerimi kurutan bir alışkanlık döngüsünde miyim?
Şevat ayı, alışkanlıkların köklerine inme ayıdır. Yüzeydeki davranışı değil, onu besleyen kaynağı onarma zamanıdır. Sabır ve Süreç Bilinci Kohelet’te şöyle yazar: “Her şeyin bir zamanı vardır.” (Kohelet 3:1)» Modern insanın en büyük sınavı sabırsızlıktır. Hemen sonuç, hemen başarı, hemen takdir isteriz. Oysa Tora, büyümenin zamana yayıldığını öğretir. Midraş der ki: “Ağaç, meyvesini aceleyle vermez; insan da karakterini.” Şevat ayı bize şu kişisel gelişim ilkesini kazandırır: Disiplin, motivasyondan daha değerlidir. Bugün attığın küçük bir adım, yarın seni sen yapan şey olacaktır.
Budama: Vazgeçmenin Gücü Tora’da meyve ağaçlarının ilk üç yıl meyvesinin yenmemesi emredilir (Vayikra 19:23). Bu bekleme süresi, sadece tarımsal değil, ruhsaldır. Bilgelerimiz şöyle açıklar: “Büyüme, bazen tutmakla değil, bırakmakla başlar.” Şevat ayı bize şunu sorar: Hangi alışkanlık artık bana hizmet etmiyor? Hangi düşünce kalıbı beni aşağı çekiyor? Hangi ilişkiler beni tüketiyor? Budama acıtır. Ama budama olmazsa ağaç verimsizleşir. Şevat, bilinçli vazgeçme ayıdır. Meyve Vermek: Katkı ve Anlam Pirke Avot’ta şöyle denir: “Bilgeliği çok, ama eylemi az olan; kökü az, dalı çok olan ağaca benzer.” (Pirke Avot 3:17) Tora’ya göre gerçek gelişim, başkalarına fayda sağlamadıkça tamamlanmış sayılmaz.
Şevat ayı bize şunu hatırlatır: Öğrendiklerim kime fayda sağlıyor? Gelişimim sadece bana mı hizmet ediyor? Yoksa başkalarına da gölge olabiliyor muyum? Gerçek meyve, paylaşılandır. Pratik adımlarla Şevat Günde 5 dakika bilinçli düşünme, haftada bir “kişisel muhasebe”, gereksiz tüketimi azaltma, doğaya ve insana daha duyarlı davranma
Rambam der ki: “İnsan, tekrar ettiği davranışların toplamıdır.” Şevat ayı, kim olmak istediğimize karar verme zamanıdır. Henüz görünmüyorsan bile, değersiz değilsin. Henüz meyve vermiyorsan bile, yoldasın. Yüce Yaratıcı’dan dileğimiz şudur: Köklerimizi güçlendirmeyi, sabırla büyümeyi, ve zamanı geldiğinde başkalarına fayda olacak meyveler vermeyi nasip etsin. Şevat ayı hepimiz için sessiz ama derin bir dönüşümün başlangıcı olsun. Hodeş Şevat tov umevorah
Riva N. ESSEMİNİ
Bir önceki yazımı okudunuz mu?






Yorumlar