NİTSAVİM – BİR ARADA KALALIM
- TÜRKİYELİLER BİRLİĞİ התאחדות יוצאי תורכיה
.jpg/v1/fill/w_320,h_320/file.jpg)
- 14 Eyl
- 2 dakikada okunur

Bugün siz – hepiniz – Tanrınız Aşem’in Huzuru’nda duruyorsunuz. (Devarim 29:9)
Robert Allen Zimmerman kendi kuşağının Shakespeare’i olarak selamlandı. On milyonlarca albüm sattı, ikibin sanatçı tarafından kaydedilen beşyüzden fazla şarkı yazdı. Tüm dünyada sahne aldı ve Bob DYLAN olarak ünlendi. Şarkı sözü yazımında standartları belirledi ve 2016 yılında Edebiyat Nobel Ödülü'ne layık görüldü.
Bob Dylan, otobiyografisinde Minnesota, Duluth'ta Başkan Harry Truman için düzenlenen bir geçit töreninde kovboy kıyafetiyle amcasının omuzlarında oturduğunu hatırlıyor.
Henüz 7 yaşında olmasına rağmen, küçük Robert, kalabalığın coşkusunu, Ortabatı'ya özgü bir genizden gelen sesle konuşan başkanın her kelimesini dikkatle dinlediğini anlatıyor.
Bu haftanın Tora bölümünde, Moşe çöldeki son günlerinde tüm Yahudi halkını bir araya topladı. Tanrı ile bir antlaşma yapmaları gerekiyordu. İster lider, ister su taşıyıcısı, ister yetişkin, ister çocuk olsun, hiç kimse dışlanmayacaktı.
Çölde Yahudileri takip eden ve sık sık onları günaha kışkırtan Mısırlılar bile buna dahildi. Buraya kadar gelmişlerdi ve Tanrı'nın koruması altında Kenan Diyarı'na gireceklerdi.
Bu, Tanrı ile Yahudi halkı arasındaki 2. antlaşmaydı. İlki yaklaşık 40 yıl önce Sina'daydı. Ancak Mısır'dan ayrılanların ihaneti (Altın Buzağı) - Kenan Diyarı'na girmeyi reddedenler - koca bir neslin yok olmasına neden oldular.
Şimdi O’nun emirlerine uyma ve Tanrı'ya sadakat yemini etmede sıra, çocuklarındaydı.
Neden?
"Seni bugün kendi halkı olarak atayacak ve O senin Tanrın olacak – tıpkı atalarına, Avraam’a, Yishak’a ve Yaakov’a yemin etmiş olduğu gibi" (Devarim 29:12)
Neden yeni bir antlaşmaya gerek vardı?
Tanrı, halkına söylenmesi gereken her şeyi zaten söylemişti. Tanrı, Moşe aracılığıyla bereket ve lanet seçimini açıkça belirtmişti. Vatan ya da Sürgün / Yaşam ya da Ölüm.
Mesaj son derece çarpıcı: Tanrı, tarihi tek bir amaçla yönlendiriyor: Bene-Yisrael’i ne pahasına olursa olsun bir arada tutmak.
Bazılarımız uzaklaşabiliriz, bazılarımız kayıtsız kalabiliriz. Ancak kaç nesil sürerse sürsün sonunda Kendisine geri döneceğimizi garanti ediyor.
Alman Yahudileri çok çok uzun bir süre o topluma asimile olmaya çalıştılar. Hristiyanlığa geçtiler, farklı inançtan kadınlarla evlendiler ve çocuklarını Martin Luther ruhuyla yetiştirdiler ve sonunda Reform hareketini benimsediler.
Yüzde sekseni dinlerine veya diğer geleneklerine hiçbir bağlılık hissetmediğini bildirdi. Yıllar sonra günümüzde şaşırtıcı bir şekilde önde gelen Reform Rabisi ve Avukat Ammiel Hirsch, Reform hareketin devam edebilmesi için terk ettiklerine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Kendi ailenizle (Bene-Yisrael) en güçlü bağları geliştirmek şovenizm değildir. Tam tersine, diğer ailelerle bağ kurmayı öğrenmemizin yoludur. Bir Hahamın Yom Kipur itirafında (viduy) söylediği gibi; Diğer kardeşlerinizle bu özel bağı hissetmiyorsanız, duygusal olarak zarar görmüşsünüz demektir.
Tora, Moşe'nin liderliğe çağrılmasından önce, Mısır prensi iken İbrani kölelerle ilk karşılaşmasını şöyle anlatır: "Moşe büyüdü ve kardeşlerinin yanına gitti ve onların acılarını gördü."
Gelecek hafta, iç muhasebesi ve tövbe zamanı olan Roş Aşana.
Ancak kendimize ve eylemlerimize dürüstçe bakamadığımız sürece hiçbir şey başarılamaz. Bu hafife alınmamalıdır.
Tanrı'ya bağlılık veya inanç olmadan inanan bir Yahudi olunabileceği düşüncesi bir yalandır. Yahudiliğin sadece sinagoglarla sınırlı olabileceği düşüncesi de aynı derecede doğru değildir.
Gençlerimizi – ŞALOM – TSEDEK – EMET – MİŞPAT – TİKUN, yükümlülüğü konusunda bilinçlendirelim. Yahudi ruhunu aktardığımızı sanırken, bu ruhun akıp gitmesine izin vermeyelim ve yüreklerimizi birbirimize açalım.
Sevgilerimle - Shabat Shalom
Moşe PASENSYA
Geçen haftanın peraşasını okudunuz mu?





Yorumlar