top of page

Dar Boğazlardan Genişliğe Yolculuk

  • 6 saat önce
  • 2 dakikada okunur


Ben AMetsarim (בין המצרים), 17 Tamuz ile 9 Av ( Tişabeav) arasındaki üç haftalık dönemdir. Adı, Ağıtlar 1:3 pamuğundan gelir: "Bütün takipçileri onu dar boğazlarda yakaladı." İbranice "metsar" kelimesi sadece fiziksel bir sıkışmışlığı değil; duygusal, zihinsel ve ruhsal daralmayı da ifade eder.

 

Hayatımızda hepimizin zaman zaman içinde bulunduğu "dar boğazlar" vardır. Karar verememek, sürekli aynı döngüleri yaşamak, değersizlik hissetmek, korkuların bizi yönetmesi, geçmişi bırakamamak, insanların onayına bağımlı yaşamak. Bazen dışarıdaki olaylardan çok, bizi içeride sıkıştıran düşüncelerimizdir.

 

 

Bilgelerimiz, "dar boğazlar" ifadesini yalnızca tarihsel felaketlerle -Yeruşalayim’in kuşatılması, surlarının kırılması, tapınağın yıkılması gibi- sınırlamaz. İnsan, Tanrı ile bağını zayıflattığında kendi içinde de daralmaya başlar. Daralma önce kalpte başlar: Sevgiyi kaybederiz. Umudu kaybederiz. Sonra cesareti kaybederiz.

 

 

İbranice Mitsrayim (Mısır) kelimesi de aynı kökten gelir (M-Ts-R). Mısır sadece bir ülke değildir; insanı kısıtlayan her şeydir. Bu yüzden her nesilde insanın kendi "Mısır"ından çıkması gerektiği söylenir. Ben AMetsarim bize şu soruyu sorar: "Bugün seni esir tutan dar boğaz hangisi?" Kabalaya göre ışık hiçbir zaman kaybolmaz. Bazen sadece onu örten perdeler kalınlaşır. Bu üç hafta cezalandırılma zamanı değil; perdeleri fark etme zamanıdır.

 

 

Bu perşembe sabahı itibariyle akşam hava kararana kadar 17 Tamuz - şeva Asar BeTamuz Orucu tutulur. Sebebi Yeruşalayim'in kırılan duvarlarıdır. Bu aslında insanın kırılan iç sınırlarını da simgeler. Bazen biz de kalbimizin etrafına duvarlar öreriz: Kimse beni incitmesin, kimse gerçek beni görmesin, başarısız olmayayım, Reddedilmeyeyim. Bu duvarlar bizi korurken aynı zamanda sevgiden de uzaklaştırabilir.

 

Belki de bugün yaşadığımız sıkışmışlık, yanlış yolda olduğumuzun değil; yeni bir kapının açılmak üzere olduğunun işaretidir. Doğum da dar bir geçitten olur. Tohum da karanlık toprağın içinde çatlayarak filiz verir. Ruh da çoğu zaman en büyük gelişimini sıkışmış hissettiği dönemlerde yaşar.

 

 

Kendimize şu soruları soralım: Benim hayatımdaki en büyük "metsar" nedir? Beni gerçekten kim ya da ne sıkıştırıyor? Bu sıkışmışlığın bana öğretmek istediği ders ne olabilir? Bırakmam gereken hangi eski düşünce beni hâlâ esir tutuyor? Ben AMetsarim, sadece geçmişte yaşanan yıkımları anmak için değildir. Bu dönem, kendi içimizde yıkılmış olan umutları, güveni ve Tanrı ile bağı yeniden inşa etmeye başlamamız için bir davettir çünkü her dar boğazın sonunda bir genişlik vardır. Ve her karanlık gecenin içinde, yeni bir ışığın tohumu gizlidir.

 

 

"Evrenin Sahibi, beni daraltan korkuları fark etme cesareti ver. İçimdeki gereksiz duvarları yıkmayı, kalbimi yeniden umut ve güvene açmayı nasip et. Bu Ben AMetsarim döneminde beni içsel özgürlüğe ve gerçek genişliğe ulaştır. Amen."

 

Riva N. ESSEMİNİ

 

  Bir önceki yazımı okudunuz mu?

 

 

 







Yorumlar


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page