NEDEN BEN? NEDEN BEN DEĞİLİM?
- Feride PETİLON
- 20 dakika önce
- 2 dakikada okunur

Neden ben? Son derece derin, son derece kısa, anlamlı bir soru. Kendinden emin olmama hali mi? Yoksa bir isyan mı? Haksızlığa uğradığında neden ben diye sorarsın. Hayata anlam katmak istersin sorarsın. Bir sorumluluk üzerine yüklenir sorarsın. Neden bu hayat bana verildi? Ve ben bu hayat ile nasıl başederim.
Bir kayıp, bir hastalık, bir ayrılık, bir travma yaşandığında bu soru sıkça sorulur. Bu bir tepki, bir sorgulama biçimidir. Buradaki temel duygu çoğu zaman haksızlık ve yalnızlıktır. Bazen de bir fırsat veya bir başarı geldiğinde sorulan neden ben sorusundaki temel duygu yetersizlik hissidir.Ama kişi içten içe “ neden ben olmayayım ki” sorusuna gizli gizli sorar. Bu durum da gizli olarak hak edişi çağrıştırır. Ben olmayacaksam kim olacak ki gibi bir aşırı özgüven bazen bu sorunun cevabının yönünü tamamen değiştirir.
Neden ben değil? Aslında büyük bir hazırlığın ardından sorulur. Neden fark
edilmedim? Neden benim kapım çalınmadı? Neden benim hikayem henüz
başlamadı? Hayat sessizce “dur hele senin yolun daha var, hem daha derin,
hem daha farklı hele bir sabret” demektedir. Ancak bu kısa hak etmeme hali
bazen benliğimizi o denli sarar ki teslim olur vazgeçeriz.” Zaten geç kaldım,
ben kimim ki, beni kim ‘olmayacak’ ilan etti ve neden inandım” Sustur şu iç
sesini, gerçeğin olmadan ve bir kelime ile dünyanı değiştir neden ben değilim.
Ünlü Fransız yazar ve filozof Sartre’a göre insan özgürlük ile lanetlenmiştir. Bu
özgürlüğün diğer bir adı sorumluluktur. Kişi neden ben değilim sorusuna cevap
olarak “ yeterince istemedim, yeterince çalışmadım, korktum” gibi cümleler
kurar. Eğer ben olamıyorsam sorumluluğu da kendimde aramalıyım der
Sartre. “Sen kendi anlamını yaratma gücüne sahipsin.”diyen Satre için neden
ben değilim sorusu kolaylıkla cevaplanıyor..
Kişinin kendini ifade etme zorunluğu da neden ben sorusunu beraberinde
getirir. Ben neden anlaşılmıyorum, neden ben bu duyguları bu kadar
derin yaşıyorum. İçimizdeki ses konuşmak ister.Bu durumda sessiz kalırsam
anlaşılamam, isyan edersem çalışmalarımı engellerim. Kabulleniş beni ileriye götürmez. İsyan ise ruhumu kaplar ve yolumu değiştirir. Bu denli arada kalınca gene kendi yeteneklerime bir göz atıp doğru hedefte olup olmadığımı sorgulamanın zamanı gelmiştir.
Türk Edebiyatının genç şairlerinden birine ait olan bu dizleri sizlerle
Paylaşıyorum;
Gözlerimi en sona sakladım,
Kendime sıra gelmedi bir türlü.
“Neden ben olmayacağım?” diye sormadım.
Çünkü hâla “olma”nın ne olduğunu öğreniyorum.
Feride PETİLON
Bir önceki yazımı okudunuz mu?
IYT dip not :
İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.




