top of page

SİZ BU BEBEĞİN BABASI MI YOKSA AĞABEYİ MİSİNİZ?


ree

Geçtiğimiz günlerde sokakta yürürken yaşadığım bir olay beni derinden etkiledi.

 

Bir bebek arabasını iten genç bir adam gördüm. Çocuklara özellikle bebeklere olan düşkünlüğümü bilmeyen yoktur. Yaklaştım “çok tatlı. Allah bağışlasın” dedim. Genç adam biraz utangaç biraz da muzip gülümsedi. “Allah sahibine bağışlasın. Ben bebeğin bakıcısıyım” dedi. Hikayelere meraklı ben meraklı gözler ile bakınca genç adam bir çırpıda anlattı.” Bebeğin anne ve babası çalışıyor. Ben üst komşusuyum. Üniversite öğrencisiyim. Çok sevdiğim bir ailedir. Bebeğe bakmaya talip oldum. Hem fena mı oldu hem kendi çocuklarım için tecrübe kazanıyorum hem de harçlığımı çıkartıyorum” dedi.


Filim konusu gibi, kamera şakası mı acaba diye düşündüm ve bu durum hemen yüzüme yansıdı. Ama genç adam bana oldukça kırılmış baktı “ne oldu şimdi. Yakıştıramadın mı? Misal ağabeyisi olsam bebeği bana emanet etmezler mi?” diye arka arkaya sıraladı. Mahçup olma sırası bende idi.

  

Cinsiyet ayrımcılığı yapmamak için kendimi zorlayan ben bu kez çocuk bakıcısı bir erkeğe biraz da tekinsiz gözler ile bakmıştım. Utanma sırası bana geldi. Genç çocuk bir şarkı tutturmuş yanımdan ayrıldı. Bebeğin uyku zamanı gelmişti gencin de ders çalışması gerekiyordu.

  

Meslek seçiminde kadın erkek ayrımı yapmamak gerektiğini düşünüyorum. 21.yüzyılda bu ayrımı halen anlamış değiliz. Otobüs şoförü kadınlara hangi gözler ile bakıyor isek bebek bakıcısı erkeklere aynı gözle bakıyorduk.

  

Cinsiyete göre çalışmak doğuştan sahip olunan biyolojik yapıdan ötürü birinin diğerine üstünlük sağlaması gibi algılanabilir. Ancak tarihi süreçte kadınlar ev çocuk aile üçgeni ile sınırlandırılırken, erkek ateş, avcılık ve korumacı görevi ile karşı karşıya idi. Rol dağılımı kesindi. Gün geldi bu durum erkeklerin lehine olarak devam etse de kadınlar da dış hayata açılmaya başladı. Ama ne elinin hamuru ne de saçının uzunluğu konu olmaktan çıkmadı. Cinsiyet ayrımcılığı günümüze kadar uzanan ve her iki taraf için de aşılması zor engeller ile dolu bir yol. Ve maalesef kariyer imkanları için de cinsiyet ayrımcılığı sınırlandırıcı olabiliyor.

 

Kadın işi erkek işi ayrımı toplumsal bir bakış açısıdır. Duygusallık (kadınlar için) ve beden gücünden (erkekler için) kaynaklandığı söylense de günümüzde bunları aşmak zor değil. Cinsiyete dayalı meslek seçimlerinde karşı cinse atfedilen işlerde eşit maddi imkanlar sağlamak zor olduğu kadar zorlayıcı gözükmekte.

 

Bu konuda okuduğum bir makalede insan kaynakları departmanlarının artık iş tanımlarında cinsiyet belirtmemeye çalıştıklarını söylüyorlar. Bu konuda zaman zaman yorumlara hedef olan insan kaynakları, mesleklerinde ilerlemek isteyenlerin bilgi ve deneyimlerini de çoğaltmalarını, meslekleri ile ilgili gözlemler yapmalarını ve gerektiği zaman alt üst ilişkisini usta çırak ilişkisi gibi değerlendirmelerini öneriyor.

 

Günümüzde kadının da her türlü meslekte aktif olacağını düşündüğümüzde Polis amca diye hitap ettiğimiz polisimize Polis Teyze diyebilecek miyiz? Beyaz önlükleri ve yumuşacık elleri ile görev yapan hemşirelere “hemşir” mi diyeceğiz diye muzip muzip düşünceler kafamdan geçiyor. Ve bu arada gece bebeklerin ağlamalarına kalkan biberonlarını hazırlayıp gazını çıkartan babaların çoğaldığını, çocukların babaları ile banyo yapmaktan keyif duyduklarını düşündükçe erkek bebek bakıcılarına neden hayretle baktığımı da henüz bilebilmiş değilim.

 

Feride PETİLON



 Bir önceki yazımı okudunuz mu?


IYT dip not :

İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.



ree





Yorumlar


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
WhatsApp Image 2020-09-08 at 20.52.59 (1

İLETİŞİM

Telefon                           :+97236582936
Mail                                :turkisrael@gmail.com

 

KÜNYE

İYT Web Sitesi Künyesi:
Editör                             :Av.Yakup Barokas
Grafik Tasarım              :Şemi Barokas 
                                       Ovi Roditi Gülerşen

© 2018 by Turkisrael.org

bottom of page