top of page

İçeride kimse var mı?

  • 3 May
  • 2 dakikada okunur


Yahudi düşüncesinde amaç “dünyadan kaçmak” değil, tam tersine bu dünyayı (Olam Aze) anlam ve kutsiyetle doldurmak. Yani özlem “bedenden kurtulmak” değil, burada ilahi olanı açığa çıkarmak...

 

Midraşik bir anlatı gibi düşünelim: İnsan yaratılmadan önce, ruhu Gan Eden’de, Şehina’nın (İlahi Varlık) ışığı altında duruyordu. Orada ne eksiklik vardı ne kırıklık; her şey tam, her şey bütündü. Ve yine de Kutsal Olan, mübarek olsun, ruha şöyle dedi: “Git ve aşağı in.” Ruh titredi ve dedi ki: “Evrenlerin Efendisi… Neden beni o eksik, o kırık, o karanlık yere gönderiyorsun? Burada Senin ışığında huzur içindeyim.”

  

Kutsal Olan şöyle cevap verdi: “Orada yapabileceğini, burada yapamazsın. Burada ışık hazırdır; ama aşağıda, ışığı sen yakacaksın.” Ve insan dünyaya geldi. Ve günler geçti. İnsan sevdi, kaybetti. İnşa etti, yıkıldı. Ağladı, güldü. Kalbi kırıldı… ve yine de attı. Ve her gözyaşı için göklerde bir kap açıldı; çünkü Talmud der ki: “Gözyaşı kapıları asla kapanmaz.” Bir gün, insan çok yoruldu ve şöyle dedi: “Yeter. Eve dönmek istiyorum.”

 

İşte o anda, Midraş şöyle anlatır: İnsanın ruhunun kökü yukarıdan ona baktı ve dedi ki: “Ah… Sen ne büyük bir sırrın içindesin de bilmiyorsun çünkü yukarıdaki dünyada zaman yoktur. Ve zaman olmadığı için “an” yoktur. Ve an olmadığı için “kıymet” yoktur. Orada ayrılık yoktur; ama bu yüzden kavuşmanın titreyişi de yoktur. Orada eksiklik yoktur; ama bu yüzden bir şeyi tamamlamanın sevinci de yoktur.

  

Ve Kutsal Olan, mübarek olsun, şöyle der: “Benim bir hazinem var ki, onu meleklere vermedim.” Melekler sordu: “Nedir o?” Ve O şöyle dedi: “Kırık bir kalpten çıkan dua.” Melekler düşmez ama insan düşer… ve kalkar. Ve işte o kalkış, en büyük ışıktır. Rabi Nahman şöyle der: “Dünyada umutsuzluk yoktur.” insanın en karanlık anı bile, ışığın doğduğu yerdir. Ve gün gelecek, insan tekrar yukarı döndüğünde, ruh şöyle diyecek: “Dünya… o kısa, o kırılgan, o acı dolu yer… Aslında en büyük armağandı.” Orada, soğuk bir günde sıcaklık hissetmek vardı, korkuya rağmen sevmek vardı, kaybetme ihtimaline rağmen “Seni seviyorum” diyebilmek vardı. Ve en önemlisi karanlığın içine ışık taşımak vardı.

 

Bu yüzden şöyle yazılmıştır: “İnsanın yaratılması çok iyidir.” “Tov Meod” - Midraş der ki: Bu, ölüm dahil her şeydir. Yani acı ve kayıp bile, hikâyenin bir parçasıdır. Ve şimdi… Eğer kalbin yorulduysa, bil ki: Sen sadece sürgünde değilsin aynı zamanda görevdesin. Ve Şehina, seninle birlikte sürgündedir. Ve her nefeste sana fısıldar: Burada olman tesadüf değil. Bu an, bu kırıklık, bu arayış- hepsi kutsal işinin bir parçası. O yüzden sana “hep mutlu ol” demeyeceğim. Sana şunu söyleyeceğim: Bir beraha (kutsama) gibi yaşa. Acıya da, sevince de öyle bak... Olam aze, Olam aBa’nın kapısıdır. Bu dünya gelecek dünyaya açılan bir koridor gibidir ve kapıdan geçmeden önce içeride olduğunun farkına var. Kendini kaybettiğinde yüksek sesle bağır: içeride kimse var mı? İçeride kimse var mı?

 

Riva N. ESSEMİNİ

 

  Bir önceki yazımı okudunuz mu?

 

 

 







Yorumlar


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
WhatsApp Image 2020-09-08 at 20.52.59 (1

İLETİŞİM

Telefon                           :+97236582936
Mail                                :turkisrael@gmail.com

 

KÜNYE

İYT Web Sitesi Künyesi:
Editör                             :Av.Yakup Barokas
Grafik Tasarım              :Şemi Barokas 
                                       Ovi Roditi Gülerşen

© 2018 by Turkisrael.org

bottom of page