Hutzpah: Ponponlu Terlikle Özgürlük
- Ezra BEHAR
- 5 gün önce
- 2 dakikada okunur

Geçen gün sabah işe giderken parkta bir kadın dikkatimi çekti. Köpeğini gezdiriyordu. Bir elinde Nescafe, diğer elinde hoparlörü açık cep telefonu, köpeğin tasması bileğinde. Ayağında ponponlu ev terlikleri vardı. Pijama üstüne giyilmiş kalın bir bornozla dolaşıyordu. Kıştı.
Kimse onun umurunda değildi. Daha doğrusu, kimsenin onu umursadığı yoktu.
Bir an durup düşündüm. Bize böyle öğretmediler. “Biraz saygı”, “başkalarını düşün”, “sana yapılmasını istemediğini başkasına yapma” diye büyüdük. Sürekli bir göz varmış gibi. Sürekli biri bakıyormuş gibi.
Acaba yanlış mı öğrendik?
O kadının kendine tanıdığı özgürlüğü ben neden kendime tanımıyorum? Başkalarını düşünmeden özgür olmak mümkün değil mi? Buna ayıp diyoruz. Ya da burada kullanılan adıyla, hutzpa.
Hutzpa kelimesi tam çevrilmez. Cüret mi, saygısızlık mı, arsızlık mı, özgürlük mü? Belki hepsi. Belki hiçbiri.
Askere gittiğimde buna benzer bir şeyi birebir yaşadım. Bir asker vardı; sürekli sorun çıkarıyordu. Komutanları dinlemiyor, tersini yapıyor, sınırları zorluyordu. Sonunda hapse girdi. Birkaç gün sonra geri döndü. Bu kez komutanlar başka bir yol denedi. Baskıyı bıraktılar. Sorumluluk verdiler. İş verdiler.
O asker, birliğin en iyisi oldu. Herkesin sevdiği biri hâline geldi.
Her zaman böyle olmaz, biliyorum. Ama o an şunu fark ettim: Bizim “egoist” dediğimiz şey bazen kapasitenin dışa vurumudur. Yapabilen insan sınır zorlar. Asıl sorun, kapasitesi olmayan ama bencil olandır. O yük olur. Kapasitesi olan ise yük taşır.
Parktaki kadın tekrar aklıma geliyor.
Belki kimseyi umursamıyordu. Ama belki de sadece “ne derler”i umursamıyordu. Aradaki fark büyük.
Var olmanın dayanılmaz ağırlığı aslında başkalarının gözüdür. Sürekli izleniyor olmak. Sürekli yargılanmak. Sürekli ayarlanmak.
Burada bu yük daha az. Kimse seni izlemiyor çünkü herkes kendi hayatında. Ponponlu terlikle gezebilirsin. Pijama ile markete gidebilirsin. Amirine “hayır” diyebilirsin.
Bu rahatlık değil. Ama hafifliktir.
Bize öğretilen “başkalarını düşün” aslında “ne derler diye düşün” demekmiş.
Hutzpa ise “ne derler umurumda değil” demek.
Bu saygısızlık mı?
Belki.
Ama belki de en büyük saygısızlık, kendi özgürlüğünü başkalarının gözüne feda etmektir.
Ezra BEHAR
IYT dip not :
İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.
Bir önceki yazımı okudunuz mu?





Yorumlar