top of page

Gerçekleri Çarpıtma Hüneri



Bu Şabat okuyacağımız Korah peraşasında 250 kişilik bir topluluk Moşe ve Aaron’a isyan ederler. Tora, bu isyancıların Moşe’ye söylediklerini bize çok kısaca sunar. Peraşamızda isyancılar sadece iki defa ve çok kısa olarak konuşurlar.


Moşe’nin kuzeni Korah ve Reuven kabilesinden ileri gelen Datan, Aviram ve On Ben Pelet başkanlığındaki bu isyancı grubun beraberce söyledikleri ilk sözler şöyle yazılıdır:

Moshe ve Aaron’a karşı toplanırlar ve “Yeter artık. Çünkü cemaatteki herkes kutsaldır ve Ad’ onların içindedir. Neden Ad’yın halkına üstünlük taslıyorsunuz?” derler. (Bamidbar 16, 3)


Kısacası Moşe’nin liderliğinin ve Aaron’un Kohen Gadol olmasının hiçbir sebebi olmadığını, bu mevkileri her bir kişinin yapmaya hakkı olduğunu savunurlar. Onlara göre, herhalde, on emri bizzat Tanrıdan işitmiş olmak liderlik veya Kohen Gadol vazifelerini yerine getirmek için yeterlidir. İsyancılar bu şekilde kafa tutarken bazı verileri ve gerçekleri hesaba katmazlar veya hesaba katmak istemezler. İleri sürdükleri her ne kadar doğru ise de bazı olaylardan, sanki olmamış gibi, hiç bahsetmezler.


Tanrının on emrin verildiği sahnede bütün millete kendini işittirdiği ve bu sayede onların ruhuna işleyip onları bir kutsiyet derecesine yükselttiği doğrudur. Ancak, Moşe ve Aaron’un Tanrı tarafından vazifelendirildiklerini her nedense bilmezlikten gelirler. Daha Mısır’da iken Moşe ve Aaron Tanrının onları Mısırdan çıkartmak için yolladığını söylemişler ve hatta Tanrı’nın Moşe’ye gösterdiği işaretleri görüp onların Tanrı tarafından vazifelendirdiklerinin bilincine varmışlardır. Bunun ardından, Mısırlı behorların öldürüldüğü gece, Tanrının Moşe aracılığı ile verdiği emirler sayesinde (kurban ve kurban kanının kapı eşiğine sürülmesi) kendi behor çocukları kurtulmuştur. Kızıl denizin ikiye bölünmesini bir yana bırakalım. Amalek kabilesinin saldırısında Moşe’nin önderliğinde bir kuvvet kurularak savaş kazanılır. Bu olaylara Tora’da yazılı ve Moşe’nin ve Aaron’un liderlik vazifesini Tanrının emirleri aracılığı ile yaptıkları hakkında birçok örnek vermek mümkün. Herhalde, isyancıların liderliği üstlenme tutkusu gerçeklere sadece kısmen dayanmalarına sebep olur.


İkinci baş kaldırma sözleri sadece Datan ve Aviram tarafından söylenir. Moşe konuşmak için onları davet eder. Bu davete şöyle cevap verirler:

“Çölde ölmemiz içi bal ve sütün aktığı ülkeden bizi çıkardığınız yetmiyormuş gibi bize başkanlık da mı taslayacaksınız? Bal ve sütün aktığı toprağa getirmediniz bizi. Bağ ve tarla vermediniz bize. Bu insanların gözü kör mi? Gelmeyeceğiz.” (Bamidbar 16, 13-14)


Bu sözlerde de doğru olmayan şeylerin söylenmediği iddia edilebilir. Geçen hafta okuduğumuz peraşada, ergin neslin, çölde geçirilecek 40 sene zarfında ölüp vaat edilen topraklara giremeyeceği söylenmiştir. Ancak bunun sebebi Moşe değil, İsrail topraklarına bilgi toplamak için gidenlerin verdikleri rapor üzerine bütün halkın ağlayıp Mısır’a geri dönmek istemesidir. Buna ek olarak, Datan ve Aviram bir kelime manipülasyonu yaparak, İsrael toprakları için kullanılan bir terimi – bal ve sütün aktığı ülke – Mısır için kullanırlar. Aynı terimi İsrael toprakları için kullanırken sözlerine olumsuz ve Moşe’yi suçlayıcı bir içerik verirler – getirmediniz bizi. Çölde 40 sene dolaşacak nesle İsrael topraklarında bağ ve tarla verilmeyeceği de doğrudur. Ancak bu İsrail topraklarına 40 sene kadar sonra girecek yeni nesle toprak dağıtılmayacağı manasına gelmemelidir.

Anlaşılacağı üzere, bilinen verilerin hepsine dayanmaktansa sadece işine gelen gerçekleri kullanarak ve bazı kelime manipülasyonları yaparak değişik bir hikâye yaratıp bunu gerçeğin tamamıymış gibi sunmak, modern devirlerin bir icadı değil.


Aynen bizim devrimizde olduğu gibi, Moşe de bu taktik karşısında toplum düzenini sağlamakta biraz zorlanır. İsyancılar tanrı tarafından cezalandırıldıktan sonra, onların çarpıtılmış hikâyesi etkisini sürdürür ve olayları dışarıdan seyreden halk Moşe’yi isyancıları öldürmekle suçlar.


Halkı inandırmak için Tanrı devreye girmeye karar verir. Bilhassa Kohen Gadol görevinin Tanrı tarafından Levi kabilesi başkanı Aaron’a verildiğini gösteren bir sahne düzenler. Buna göre her kabile reisi getireceği bir dalın üzerine adını yazar. Levi kabilesinin dalına Aaron’un adı yazılır. Bu dallar Mişkan’a yerleştirilir. Ertesi sabah bu dalların arasından sadece Levi kabilesinin dalı yeşerir ve çiçek açar. Bu mucizevi “seçim” sayesinde Aaron’un Tanrı tarafından göreve getirildiği gösterilmiş olur.


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page