top of page

EL Mİ YAMAN, BEY Mİ YAMAN?


(Yazarı sesli dinlemek için tıklayınız)



Merhaba sevgili okuyucularım. Ummak istiyorum ki bu haftaki buluşmamızda hepiniz sağlıklı ve keyiflisiniz. Ben de iyiyim, ne yapalım gemiyi yürütmeye çalışıyoruz. Bu hafta torunlarımla bir buçuk saati birlikte geçirdik. Benden iyisi yok. Cıvıl cıvıl seslerini duymak, yıldızlar gibi parlayan kapkara gözlerini görmek, hakikaten bana yaraya merhem sürmek kadar iyi geliyor. Tanrı bu günümüzü aratmasın. Ne diyeyim? Her gün Tanrı’ya şükrediyorum, bana yazma yeteneği verdiği için. Sürekli olarak yazıyorum ve günlerimin nasıl geçtiğini anlamıyorum. Yoksa bu rutin ve kısır hayat nasıl yürüyecekti, hiç bilemiyorum.

Bu hafta ABD’de seçimler oldu ve Trump ipi göğüsleyemedi. Şimdi diyeceksiniz ki üzüldün mü? Ne yalan söyleyeyim biraz üzüldüm, çünkü İsrael kendi 72 yıllık tarihi boyunca ezeli düşmanları olan Arap ülkeleri ile tek tek barış anlaşmaları imzalıyordu. O herkesin eleştirdiği Trump ve takımı bunu başarabilmişti. İsrael’in selameti için bu son derece önemli bir fırsattı. Şimdi kafamda sorular var, Obama’nın politikasının bir devamı yeniden işlerliğe girerse ne olacak? Biden başlayan bu girişimlere gereken değeri ve ihtimamı gösterecek mi? Yoksa verilen bunca emek yarıda mı kalacak? Ben tabii ki siyaset uzmanı değilim ama, bence -Lale Devri- bitti gibi görünüyor. Beri yandan Biden’ın hem kızı, hem de oğlu Yahudi Amerika’lılarla evli. Yani Biden da bu konuda çok duyarsız değildir umarım .

ABD’nin 1964 doğumlu, Başkan Yardımcısı Kamala Harris, Jamaica ve Hint kökenleri olan çok hoş ve parlak siyahi bir kadın. Kariyeri altın sayfalarla dolu ve bingo! Eşi Douglas Emhoff, Yahudi ve ünlü bir iş insanı. Bu bence iyi bir puan, zira görünen o ki, Kamala hem başkan yardımcısı ve hem de geleceğin ilk kadın ve hem de siyahi başkanı olacak. Biden’ın yaşı ve rahatsızlıkları göz önüne alınacak olursa, Kamala’ya çok iş düşecek gibi görünüyor.

Dünyada ne kadar güçlü kadınlar var değil mi? Üstelik, anne olma olasılıkları yüzünden, istedikleri kadar en üst basamağa çıkmamaları için, erkekler dünyası tarafından onlara sürekli çelme takılır… Ama bütün bunların üstesinden gelebilen mangal yürekli kadınlar da var ki, ben bunlara hayranım. Dünyanın her tarafında az da olsa böyle kadınlar var. Hatta binlerce yıl öncesinde bile vardı. Mesela Tevrat’ta onlardan söz edilen, böyle demir yumruklu kadınlar çok fazla. Ayrıca Talmud döneminde de var. Daha sonra 2. Dünya Savaşı’nın direnişçileri arasında da yüzlercesi mevcut. Birçok ülkenin bağımsızlık mücadelelerinde de çok iyi bildiğimiz kadınlar var. Nedir ki 20. yüzyıldan itibaren bu kadınlar artık çok donanımlı, hani “elinin hamuruyla” derler ya, işte aynen bu şekilde, birçok kilometre taşının başında onlar var.

Farkında mısınız? Bu kadınlar çoğaldıkça dünyanın işleyişi de belki daha huzurlu ve barışçıl mecralara dökülecek. Ama beni tasalandıran bir şey var, belki çok eski kafalı olduğumu düşüneceksiniz ama, kadın egemen toplumlar çoğaldıkça, artık evlilik müessesesi kalmayacak, toptan yok olacak diye düşünüyorum. Bence bunu ben yaştakiler göremeyecekler ama, ben bir 20-30 yıl içinde artık resmi evliliklerin ortadan kalkacağını düşünüyorum. Hele bekar anneler gitgide çoğaldıkça, bu kanıya daha çok varıyorum.

Nereden nereye geldik değil mi? Koronadan, başkanlık seçimlerine, oradan çağdaş yaman kadınlara ve ardından evlilik kurumuna bodoslama daldık. Ne çok konu yoruyormuş benim kafamı. Valla ben bile şaşırdım. Şimdi önümüzdeki günlere bakıp bahsettiğimiz konularda,” El mi yaman, bey mi yaman?” Hep birlikte görüp yaşayacağız. Sevgiyle ve sağlıkla kalın.

Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page