top of page

BALAK - BÜYÜYE İNANIRMISINIZ?

Güncelleme tarihi: 9 Tem


ree

Bu haftaki Tora bölümü etkileyici bir hikaye anlatıyor. BÜYÜCÜLÜK…… 

 

Viktorya döneminde “Beyaz Büyü” ile “Karanlık Büyünün” en ünlü savaşı 19 Nisan 1900'de Londra'daki 36 Blythe Road'da gerçekleşti.

 

Blythe Road Savaşı, iyi bilinen İrlandalı şairlerden birini, tarihte "dünyanın en kötü adamı" olarak bilinen başka biriyle karşı karşıya getirdi.

 

Londra West Kensington'da bulunan 36 Blythe Road, günümüzde “George's Café”ye ev sahipliği yapmaktadır. Ancak bir zamanlar, “Hermetic Order of the Golden Dawn” adlı, okült iddiaları olan gizli bir Viktorya dönemi topluluğunun merkeziydi.

 

 

Sizleri üç ana karakterle tanıştırmak istiyorum.

 

William Butler Yeats İrlandalı bir şair, yazar ve politikacıydı. 20. yüzyıl edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olarak kabul edilir ve 1923'te Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmıştır. İranda’da senatör olarak görev yapmıştır.

 

Ancak Yeats, politikacı olmasının yanı sıra aynı zamanda kısmen kabalistik bilgelik literatürüne dayanan “beyaz büyüyle” ilgilenen biriydi.

 

Diğer kahramanlarımızdan biri olan Samuel Liddell MacGregor-Mathers ile tanışması tesadüfen oldu. Mathers, “The Kabbala Unveiled”in yazarıydı... British Museum'da büyü, tören ve doktrin üzerine birçok el yazması kopyalanmıştı. Orası karşılaşmalarına vesile oldu.

 

 

1877'de önce Hengist Locası'na ve daha sonra İngiltere “Gül Haç Cemiyeti”ne kabul edildi. 1891'de Mathers, Altın Şafak Hermetik Cemiyeti'nin lideri oldu ve Mısır kıyafetiyle bir ritüel gerçekleştirdi. 

 

Mathers, Yeats'e sihirli güçlerini gösterdi ve yeni kurduğu bu topluluğa katılmaya davet etti. Daha sonra da üçüncü kahramanımızı - Aleister Crowley'i topluluğa dahil etti.

 

Crowley'i duymadıysanız, Atlas Obscura onu "bir şair, bir sihirbaz, bir simyacı, bir filozof, bir casus, bir uyuşturucu ve seks bağımlısı olarak tanımlar. 'Büyük Canavar' olarak bilinirdi.

 

Yaşamı boyunca “kara büyücü” olarak aşağılandı. 20. yüzyılın en büyük okültistiydi. Büyüsü, Yeats'inkinden çok daha karanlık ve daha kötüydü.

 

 

The Beatles'ın “Sgt. Pepper's Lonely Hearts Club Band” albümünün kapağında en üst sırada (soldan ikinci) yer alır. Led Zeppelin gitaristi Jimmy Page ona saygı duyuyordu (ve sonunda Crowley'nin evi olan Scottish Highlands'deki Boleskine House'u satın aldı).

 

Richard Ellman (Yeats’in biyografisinin yazarı), 1948'de Partisan Review'da, ortaya çıkan inanılmaz büyülü savaşı tasvir etmişti.

 

 

Crowley, beş köşeli yıldızı ters çevirip müritlere tehditler savurarak merdivenleri tırmandı. Fakat Yeats ve diğer iki büyücü, kutsal yeri her ne pahasına olursa olsun korumaya kararlı bir şekilde onunla savaşmak üzere öne çıktılar”.

 

Beyaz büyü "Büyük Canavarı" merdivenlerden yukarı fırlatarak kara büyüyü etkisiz hale getirdi ve onu tekmeleyerek aşağı attılar.

 

 

Bu hikayenin ve büyü savaşının ne kadarı gerçek ve ne kadarı abartılmış olduğunu bilmiyorum. Ama şimdi bu haftanın Peraşasına…….. BALAK'a dönmek istiyorum.

 

Balak, Moab kralıydı. İsraillilerin bir sonraki seferde kendisine karşı savaş açacağından korkuyordu. İsraillileri geleneksel savaşta yenemeyeceğini bildiğinden, Bilam’ı kiralayıp sahip olduğu büyü yeteneği ile YisraEL’lileri lanetlemesini istedi.

 

Bilam, ilk önce rüya yorumcusuydu. Sonra sihirbaz oldu ardından İlahi Ruh'u aldı. (Bamidbar Rabba 20:1)

İsrailliler arasında Moşe gibi bir peygamber hiç çıkmadı. Ama Yahudi olmayanlar arasından biri çıktı. BİLAM….

 

 

Moşe kiminle konuştuğunu bilmiyordu, Tanrı’ya adını sordu. Ama Bilam biliyordu. “Tanrı'nın sözünü işiten ve Yüce'nin aklından geçenleri bilen der ki” (Bamidbar 24:4) Moşe Yanan Çalılıklarda ayağa kalkana kadar onunla konuşamadı. Ama Bilam yere düşmüşken bile konuşabiliyordu. (Sifre Devarim 34:10)

 

Yani Bilam, Tanrı'yı ​​Moşe’nin bile bilmediği şekillerde biliyordu. Yine de ruhsal gücünü iyilik için kullanmadı. Sonunda YisraEL’lileri lanetlemeyi kabul etti. Ancak Mucizevi bir şekilde, lanetleri berekete (berahaya) dönüştü.

 

 

İlahi müdahalenin bu kadar açık bir kanıtının ortaya çıkmasından sonra Bilam’ın hayat seçimini yeniden değerlendirmesini ve Bene-YisraEL’e katılmasını ya da en azından onları destek vermesini beklerdim.

 

Ancak bunun yerine, Balak'a, Bene-YisraEL’i günaha sürükleyebilirlerse savunmasız hale geleceklerini tavsiye etmeyi seçer. Sonra da bir peygamber olmaktan çıkıp sadece karanlık sanatların bir uygulayıcısı olarak geri dönmüş gibi görünür.

 

Bilam’ın büyüsü, Baş Rahibin giysisinin kutsal gücüne karşı koyamadı. Çünkü Bilam artık bir peygamber değil, gücünü kötülük için kullanan kara bir BÜYÜCÜYDÜ. (Yeşu 13:22)

 

 

Sonunda, İsraeloğullarının kılıcıyla sıradan bir büyücü olarak öldü. Günümüzde insanların büyüye ne ölçüde inandıklarından veya inanmaları gerektiğinden emin değilim.

 

Artık Tora zamanlarında veya Viktorya İngiltere'sinde yaşamıyoruz. Yine de hepimiz hayat seçimleri yapıyoruz, kendimizi iyilik ve nezaketin yanında mı yoksa tam tersini mi yapmaya adadık.

 

Yeteneklerimizi ve becerilerimizi başkalarına yardım etmek için mi yoksa onlara zarar vermek için mi kullanıyoruz? Peygamberlerle mi yoksa çıkarcılarla mı olmak istiyoruz?

 

Yeats, Nobel ödüllü bir şair olarak hatırlanır. Crowley, yaşamış en kötü adam olarak bilinir. Moşe, eşsiz bir kanun koyucuydu. Bilam ise başarısız bir lanetleyiciydi.

 

BAŞKALARI TARAFINDAN NASIL HATIRLANMAK İSTİYORUZ?

Sevgilerimle  -  Shabat Shalom

 

Moşe PASENSYA

Geçen haftanın peraşasını okudunuz mu?



ree





Yorumlar


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
WhatsApp Image 2020-09-08 at 20.52.59 (1

İLETİŞİM

Telefon                           :+97236582936
Mail                                :turkisrael@gmail.com

 

KÜNYE

İYT Web Sitesi Künyesi:
Editör                             :Av.Yakup Barokas
Grafik Tasarım              :Şemi Barokas 
                                       Ovi Roditi Gülerşen

© 2018 by Turkisrael.org

bottom of page